Değişim
02-08 Mayıs 2011 Haftası
Astro İstanbul’da Hıdırellez Şenliği
03-04-05 Mayıs 2011 Tarihlerinde danışmanlık talebinde bulunup başvuran ilk on kişiye Danışmanlıklarda bir defaya mahsus %25 indirim yapıyorum. Ayrıca bu tarihlerde danışmanlık talebinde bulunan kişiler arasından çekiliş yapacağım ve 1 talihli Haziran ayında gerçekleşecek olan Yurda Hal ile Galaksi Rehberi – İkizler Burcu Yeni Ay seminerimde konuğum olacak! Danışmanlıklar ile ilgili bilgileri bu linkte bulabilirsiniz: http://astroistanbul.com/haritaanalizi/
Hıdırellez’de dilek dilemeyi unutmayın! Herkesin dilekte bulunduğu günler özeldir. Birlik enerjisinin gücü ile isteklerimiz daha da desteklenecektir. Hıdırellezde ister Yeni ay’daki dileklerinizi tekrarlayıp onları güçlendirebilir, ister yeni dileklere odaklanabilirsiniz. Tercih tamamen size kalmış. Size kalmış derken, kastettiğim, inancınızın gücünü hissettiren davranışlar, her zaman en doğru davranışlardır!
Ben 05 Mayıs Günü Melda Tuncel ile birlikte Sapanca’da Hıdırellez Şenliğinde olacağım ve dilek günlerini ve nasıl dilekte bulunmamız gerektiğini tüm katılımcılarla paylaşacağım. Detaylar:
Bu Hafta Güzel Olsun!
03 Mayıs 2011 saat 09.50’de gerçekleşecek olan Yeni Ay ile birlikte dikkatimizi daha çok hayatın keyifli alanına yöneltmek isteyeceksiniz. Para kazanmanın yollarını bulmak, kalıcı ilişkiler içine girmek, konforlu bir hayatın temellerini atmak arzusu ön planda olacak. Bu Yeni Ay’da da dilekte bulunabilir yeni adımlar atabilirsiniz. Dilek ve niyetler için ön plana çıkan konular ise finans, uzun vadeli aşk, yatırım, araba, kişisel gelişim, keyif dolu bir hayat, ayakların yere basması, hayatın keyfini çıkarmak olacaktır.
Dilekte bulunmak için olumlama hazırlamak istiyorsanız, olumlamanızı şimdiki zamanda ve sadece pozitif kelimelerle oluşturmaya özen gösterin. Sahip olduğunuzu imgeleyin. Bu konuda kendinizi kandırıyor olduğunuzu hissedebilirsiniz; önemli değil; hayatta birçok konuda kendinizi olumlu ya da olumsuz yönde zaten defalarca kandırmış olabilirsiniz. Bu defa bunu bilinçli yapıyor olacaksınız.
03 Mayıs saat 19:30’da Astroistanbul Etiler Ofisinde gerçekleştireceğimiz olan Yeniay semineri ve dilek meditasyonunda bu konuyu grup halinde ele alacağız. Seminer ile ilgili Detaylı bilgileri aşağıda bulacaksınız:
Tüm hafta süresince kavuşum halinde olan Merkür ve Venüs, yaratıcı ve hoş sohbetleri tetikleyecektir. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır deyimi bu hafta daha fazla yerini bulacak.
Özellikle hafta ortası, güzel konuşma teknikleri özellikle satış pazarlama, eğitim/öğrenim, yazışmalar ve basın organlarında daha belirgin hale gelecek. Ayrıca ilişkilerinizde yapılandırmak istediğiniz alanlar varsa ve bunlarla ilgili konuşmalar yapmanız gerekiyorsa, bu haftayı kaçırmayın. Ayrıca Merkür/Venüs kavuşumunun karşısında yerleşmiş olan Satürn, konuşmalarımızda gerçeklikten uzaklaştığımız an, problemlerle karşılaşabileceğimizi, yalandan muhakkak surette uzak durmamız gerektiğini gösteriyor. Dürüstlüğün ve açık sözlülüğün, önemli olduğu bir haftadayız. Bu kurala uymayanlar, muhakkak cezasını da çekeceklerdir. Satürn asla kontrolü elinden bırakmayan gezegen olarak, otoritesini bu alanda konuşturacaktır. Satürn hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenler 08 Mayıs 2011 Pazar günü Astro İstanbul Etiler ofisinde verilecek olan Satürn Seminerine katılabilirler. Detaylı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz.: http://astroistanbul.com/2011/03/11/astro-bilgi-seminer-dizisi-%E2%80%93-saturn/
Bu haftanın tadını çıkarmaya çalışın, çünkü uzun zamandır gerginliği ile her birimizi sıkboğaz eden etkiler, bu hafta bizi biraz daha rahat bırakacaklar.
Sevgiler
Yurda Hal
Astro İstanbul Seminerleri ve Etkinlikleri
08 Mayıs 2011 Astro Bilgi Seminer Dizisi:
SATÜRN –Astroloji eğitimi almış ya da uzun süre kendi kendini yetiştirmiş olanlar bile sık sık yeni kaynaklara ulaşmak ve yeni bakış açılarına göz atmak durumundadır. Astrolojinin geniş bilgi hazinesi olması sebebiyle, her gün başka bir bilgiye ulaşılmaktadır. Bu ,
bilgiler zaman zaman klasik bilgiler olup kadim dönemlerden gelen ezoterik içerikli olabileceği gibi, bazen de günümüzde kullanılan yeni yeni fark edilen bilgilerden oluşabiliyorlar. Detaylı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz:
http://astroistanbul.com/2011/03/11/astro-bilgi-seminer-dizisi-%E2%80%93-saturn/ Astroloji ile ilgilenenlerin özellikle kaçırmaması gereken bir seminer.
*****
03 Mayıs 2011 saat 19.30′da: Yurda Hal ile Galaksi Rehberi / Boğa Burcu Yeni Ay (Aylık Gökyüzü ve Yeniay Çalışmaları Semineri) bu yaklaşık iki saatlik seminerde hem hep birlikte Yeni Ay için dileklerimizi konuşacak, dilek ve niyetlerimizle ilgili tohum ekme/olumlama meditasyonumuzu yapacağız. Ardından bir aylık astrolojik gökyüzü etkilerini konuşup, sırasıyla tüm burçlara değineceğiz. İlginin yoğunluğu ve yerimizin kısıtlı olması sebebiyle yurdahal@gmail.com adresinden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.
Seminer ücreti: 33,– TL’dir.
Yer: Etiler/İstanbul
*****
21 Mayıs 2011 Borum Limoon Cafe’de seminerde buluşuyoruz:
http://www.facebook.com/event.php?eid=168689423188784
*****
03-04-05-06 Haziran 2011 Ankara Neva’dayım:
http://www.facebook.com/event.php?eid=205620326119706
Ay Taktikleri Bu Hafta
02 Mayıs 2011 saat 08.59’dan 04 Mayıs 2001 saat 20.10’a kadar Ay Boğa burcunda Yeni Ay fazında (Yeni Ay 03 Mayıs 2011 saat 09:50’de); İkili ilişkileriniz üzerinde Boğa burcunun olumlu etkisi olacaktır. Partnerinizle ilişkinizin geleceği hakkında konuşabilirsiniz. Eğer bugün yeni bir ilişkiye başlıyorsanız, ilişkinizin uzun süreceğini söyleyebilirim. İş hayatınızda özellikle, finans ve gelir artırma konuları ile ilgilenmelisiniz. Gelirinizi artırmak için farklı fikirlerle karşılaşabilir adımlar atabilirsiniz. Ses tellerinizi kolayca üşütebilirsiniz, boynunuzu koruyun! Dikkat: Boğa burcu Yeni Ay’ı ile birlikte iştahınız daha da açılabilir. Çabuk kilo alabilirsiniz!
04 Mayıs 2011 saat 20.10’dan 07 Mayıs 2011 saat 05.33’e kadar Ay İkizler burcunda büyümekte; ikili ilişkilerinizde konuşma, iletişim ön planda olacak. Fikirlerinizi paylaşmak çok zevk verecek. İlişkiniz hakkında konuşmak istediğiniz konuları şimdi ön plana çıkarabilirsiniz. İş hayatında özellikle kaleminizin yazı gücünüzün kuvvetli olacağını söyleyebilirim. Üzerinde çalışmanız gereken konular varsa, öğrenmeniz gereken bilgiler varsa, şimdi zihniniz her zamankinden açık olacaktır. Satış ve pazarlama işlerine bugünlerde özellikle ağırlık vermelisiniz. Solunum yollarınız ve omuzlarınız hassas olacak.
07 Mayıs2011 saat 05.33’ten 09 Mayıs 2011 saat 12.36’ya kadar Ay Yengeç burcunda büyümekte; Duygusallığınızı abartmadığınız sürece, ikili ilişkiler adına güzel zaman geçirebilirsiniz. Ancak duygusallığı abartmamak ta pek mümkün değil gibi. İşinizde gereksiz hırs ve rekabet duygusundan uzak durmalısınız, aksi takdirde gereksiz kırıcı davranabilirsiniz. Özellikle bilmediğiniz yemeklerden ve beklemiş yemeklerden uzak durun bugünlerde her zamankinden daha çabuk zehirlenebilir ya da midenizi bozabilirsiniz.
09 Mayıs 2011 saat 12.36’dan 11 Mayıs 2011 saat 17.00’ye kadar Ay Aslan burcunda büyümekte; İkili ilişkilerinize olumlu yansıyacak etkiler var. Sevdiğinizle ya da arkadaşlarınızla hoş vakit geçirebilirsiniz. İş hayatınızda daha çok yaratıcılığınızı ön plana çıkarmalısınız. Bunun dışında tembel yönünüz ağır basabilir ve zorunlu olmadıkça çalışmak istemeyebilirsiniz. Ancak çalışmak için gayret ederseniz, üstlerinizle olan ilişkileriniz daha da sağlamlaştırabilirsiniz. Kalbinizi yormamaya çalışın, tansiyon probleminiz varsa, bugünlerde tansiyonunuzu daha fazla kontrol altında tutun. Saçlarınız zor uzuyorsa ve istediğiniz gibi şekle girmiyorsa, bugünlerde saçlarınızı kestirmeniz, bakım yaptırmanız ya da boyatmanız, sonuçların sizin istediğiniz gibi olmasını sağlayacaktır!
Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:
http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999
Sevgiyle Kalın
Yurda Hal
18-24 Nisan 2011 Haftası
Yine neler oluyor???
18 Nisan’da Terazi burcunda gerçekleşecek olan Dolunay içsel polariteyi artıracak. Adalet kavramı daha önemli bir rol oynayacaktır. İkili ilişkilerde tutarsızlıklar ortaya çıkabilir. Bir yandan ilişkinizde alışkanlıkların önemini kavrarken, diğer yandan illa ki yenilik arayışı içinde olacaksınız. İlişkinizi canlandıracak yenilikleri şimdilik askıya almalı ve bir süre daha güvenilir ve alışık duyguların faydalarına odaklanmalısınız. Bu tarihten itibaren kilo problemlerinizle daha kolay mücadele edebilirsiniz. Bu yüzden Dolunay’ın ertesi günü diyete başlamak çok yerinde olacaktır.
İçiniz dışınız mikserle karıştırılıyor gibi… Duygularınızı kontrol altına almak ne kadar zor görünüyor değil mi? Kaç haftadır sükûnet çağrıştıran bir şey yazamıyorum. Çünkü gerçekten de gergin açılar var gökyüzünde. Tüm bu gerginliklerin boşuna olmadığını bilmeliyiz. Huzurunuzun kaçması ve harekete geçmeniz gerekiyor. Ancak bu etkilerle hayatınızı değiştirmeye, değişen yeniçağ enerjilerine uyum sağlamaya başlayabilirsiniz. Yaşadığınız etkiler ihtiyacınız olan cesareti size sunuyor.
Bu cesaretli ortamda, en çok dikkat etmeniz gereken konulardan biri, hangi değişime/savaşa/ mücadeleye karar verdiğinize dikkat etmek olacaktır. Koşuya çıkmadan önce, ipi göğüsleyebilir misiniz bilmelisiniz. Kısacası boyunuzu aşan işlere değil, üstesinden gelebileceğiniz işlere kalkışın.
23 Nisan’da Venüs Uranüs’le kavuşuyor beklenmedik aşk kıvılcımları, elektriklenmeler ortaya çıkabilir. Bu çabuk alevlenebilecek enerji kısa süreli fakat önemli bir ilişki yaşanmasına zemin hazırlar. İkili ilişkilerde özgürlük ön planda olacak ve aşk kavramını birkaç gün daha farklı ve uç bir bakış açısıyla ele alacaksınız.
Sevgiyle Kalın
Yurda Hal
Astro İstanbul Seminerleri ve Etkinlikleri
01 Mayıs 2011 Astro Bilgi Seminer Dizisi:
SATÜRN –Astroloji eğitimi almış ya da uzun süre kendi kendini yetiştirmiş olanlar bile sık sık yeni kaynaklara ulaşmak ve yeni bakış açılarına göz atmak durumundadır. Astrolojinin geniş bilgi hazinesi olması sebebiyle, her gün başka bir bilgiye ulaşılmaktadır. Bu ,
bilgiler zaman zaman klasik bilgiler olup kadim dönemlerden gelen ezoterik içerikli olabileceği gibi, bazen de günümüzde kullanılan yeni yeni fark edilen bilgilerden oluşabiliyorlar. Detaylı bilgiyi bu linkte bulabilirsiniz:
http://astroistanbul.com/2011/03/11/astro-bilgi-seminer-dizisi-%E2%80%93-saturn/ Astroloji ile ilgilenenlerin özellikle kaçırmaması gereken bir seminer.
03 Mayıs 2011 saat 19.30′da: Yurda Hal ile Galaksi Rehberi / Boğa Burcu Yeni Ay (Aylık Gökyüzü ve Yeniay Çalışmaları Semineri) bu yaklaşık iki saatlik seminerde hem hep birlikte Yeni Ay için dileklerimizi konuşacak, dilek ve niyetlerimizle ilgili tohum ekme/olumlama meditasyonumuzu yapacağız. Ardından bir aylık astrolojik gökyüzü etkilerini konuşup, sırasıyla tüm burçlara değineceğiz. İlginin yoğunluğu ve yerimizin kısıtlı olması sebebiyle yurdahal@gmail.com adresinden rezervasyon yaptırmanız gerekmektedir.
Seminer ücreti: 33,– TL’dir.
Yer: Etiler/İstanbul
Ay Taktikleri Bu Hafta
18 Nisan 2011 saat: 09.20’den 20 Nisan 2011 saat: 09.51’e kadar Ay Akrep burcunda küçülmekte; Tutkuların, hırsların daha ön planda olduğu günlerdesiniz. Kıskançlığınız kolaylıkla tavan yapabilir ve gereksiz şüpheci ve kırıcı tavırlar sergileyebilirsiniz. İşinizde özellikle ihmal ettiğiniz ve gerçekten konsantrasyon gerektiren işlere ağırlık vermelisiniz. Hataları düzeltmekte, dikkatinizi toplamakta hiç zorlanmayacaksınız.
20 Nisan 2011 saat: 09:51’den 22 Nisan 2011 saat:13:25’e kadar Ay Yay burcunda küçülmekte; İyimserliğiniz hat safhada. Tüm olaylara umut içinde bakıyorsunuz, hatta kafanızdaki projelerinizle ilgili beklentilerinizi oldukça yüksek. İyimser olmak gerçekten de çok iyi yaşam biçimi, ancak bugünlerde ayaklarınız yere basmayabilir. Hatta hedefleriniz fazlasıyla yükseklerde seyredebilir. İşinizle ilgili çalışmalarınıza ağırlık vermek, dargın olduğunuz insanlarla ilişkilerinizi düzene sokmak için uygun günlerdesiniz.
22Nisan 2011 saat: 13.25’ten 24 Nisan 2011saat: 21.00’e kadar Ay Oğlak burcunda küçülmekte; Disiplinli, kuralcı ve zamanı kontrol altında tutmaya meyilli yanınız ortaya çıkıyor. El attığınız işleri sabırla sebatla bitirebilirsiniz. Zorlu işlerinizi şimdi yapabilirsiniz. Duygusal hayatınızda mantık ön planda olacağından, her türlü ilişkinizde sorunlarınızı ele alabilir; alınmadan, gücenmeden sorunlarınız hakkında konuşabilirsiniz. Cilt bakımı, manikür ve pedikür için oğlak günleri çok uygundur. Bol bol su için ve kalsiyum içeren besinlere ağırlık verin.
24 Nisan 2011saat: 21.00’den 27 Nisan 2011 saat: 07.59’a kadar Ay Kova burcunda küçülmekte; Bir yandan mantıklı olabiliyor, biryandan yaratıcılığınızı kullanıyor, bir yandan da sosyal olmayı başarabiliyorsunuz bu günlerde. Şimdi hangi konuya el atarsanız atın, yaratıcılığınızı ve dost canlısı yanınızı gözler önüne serebilirsiniz. Kalabalık ortamlardan zevk alacaksınız. Ayrıca geleceğe yönelik hayallerinize bugünlerde önem vermelisiniz. Kova enerjisi sizin geleceği anlamanıza yardımcı olacaktır. Bu günlerde hava kapalı bile olsa güneşten korunmaya dikkat etmelisiniz.
Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:
http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999
Terazi Burcu Dolunay
18 Nisan 2011Pazartesi saat 05:45’te Terazi burcunda Dolunay
Sabaha karşı Dolunay var. Bu Dolunay’ın temelinde yatan etkinin 03 Nisan’da Yeni Ay’da Koç burcunda atıldığını tekrar hatırlamakta yarar var. Çünkü bu Dolunay’ın etkisi diğerlerinden daha yoğun bir polariteyi ortaya koyacak. Ayrıca enerjimiz de her zamankinden daha fazla olacak. Dolunay’ın hemen ardından hareketli olmaya özen göstermeliyiz. Enerjimizi hareket, çalışma ve spor olarak harcamaya çalışmalıyız. Aksi takdirde bu kadar güçlü enerji kendi başına çıkacak bir yol bulacak ve bu durumda belki de beklenmedik hastalıkların habercisi olma riskini taşıyacak. Bu yüzden, aktif olun, harekete geçin, enerjinizin nereye akacağına siz karar verin.
Dolunay aynı zamanda ilişkilerin temsilcisidir. Burçlar kuşağındaki Koç-Terazi hattı da ilişkilerle alakalıdır. Şimdi, bu Dolunay’la birlikte ilişkileriniz ışık altında olacak. Dikkatiniz ilişkilerinize yönelecek (evlilik, flört, iş ilişkileri, ortaklıklar-danışmanlıklar). Eğer, ilişkilerinizde herhangi bir sorun varsa, Dolunay’ın ışığı hem problemlerin ne olduğunu anlamanız için gerekli aydınlığı sağlayacak, hem de ihtiyacınız olan çözümleri de ortaya çıkaracaktır. Yine de Dolunay’ın gergin bir etkiye sahip olduğunu ve konuşmaların çabucak tartışmaya dönüşebileceğini de aklınızdan çıkarmayın. Her türlü ilişkide şu birkaç gün sakin ve dingin olmaya özen gösterin.
Eğer bir önceki Yeni Ay’da bir dilekte bulunduysanız ve bu dileğinizi tekrar gözden geçirip revize etmeniz gerekiyorsa, Dolunay’ı bu amaçla kullanabilirsiniz. Ya da acil sonuçlanmasını istediğiniz bir dileğiniz varsa onunla ilgili bir çalışma yapabilirsiniz.
Dolunay günü oruç tutmak ya da sadece sıvı gıdalarla beslenmek bedeninizi arındırmak için çok yararlı olacaktır. Bunu uygularken gün doğumundan gün batımına değil, gün doğumundan- gün doğumuna hesaplamalısınız. Yani 24 saatlik bir arınma süresini kendinize ayırmalısınız.
Sabian sembollerine göre Ay’ın bu Dolunay’da bulunduğu derecenin anlamı şudur: Derin dertlerin içine gömülmüş bir adama, melekler tarafından gelen yardımJ Bu yüzden, bu Dolunay’da özellikle yardım istediğiniz bir konu varsa, bu konuda dua etmeyi, dilekte bulunmayı, meditasyon yapmayı seçin! Bilin ki ihtiyacınız olan destek sizlere en kısa zamanda gelecektir.
Dolunay saatinde yapabileceğiniz bir meditasyon örneği:
Rahat bir şekilde yere uzanın ya da yerde bağdaş kurarak oturun. Yavaş ve derin nefes alıp verin. Her nefes alışınızda ve verişinizde karnınızın inip çıktığını imgeleyin. Bu nefes döngüsünü çalışırken bir elinizi kalbinizde, bir elinizi göbeğinizde tutun.
Şimdi, her nefes alışınızda kalbinizde yoğun gümüş rengi bir ışık oluştuğunu düşünün, nefesinizi tuttuğunuzda ise, bu ışık daha da yoğunlaşsın. Her nefes verdiğinizde ise ışık tüm bedeninize yayılsın. Nefesinizin oluşturduğu bu döngü ile birlikte tüm bedeninizin gümüşi ışıkla sarmalandığını, dolduğunu taştığını imgeleyin.
Bu arada başınızın tepesinde altın rengi bir ışık küresi imgeleyin. Şimdi, her nefes alıp verdiğinizde, hem sizin gümüş rengi küreniz, hem de başınızın tepesinde asılı duran altın rengi küre büyümeye başlıyor olacak. Bir süren sonra iki ışık topu birbirinin içine geçerek büyüyor olacak. Altın rengi kürenin içinde Gümüş renkli küre ve ortasında siz varsınız. Her nefesinizle birlikte, her iki küre ve siz ışıldıyor olacaksınız.
Tam bu anda şu sözleri üç kez tekrarlayın “Ben şimdi bu Dolunay’da ihtiyacım olan tüm enerjiyi depoluyorum. Depoladığım enerji bana ihtiyacım olan gücü veriyor. Ben hem güçlü, hem sağlıklı, hem de mutlu olmayı seçiyorum. Ben seviyor ve seviliyorum!” Ardından şükranlarınızı sunun ve bir süre daha kürenin içinde kalın. Ardından gözlerinizi açın.
Ayrıca bu Dolunay’ın etkisi 18 Nisan sabah 08.30’a kadar geçerli olacak. Bu yüzden sabah erken kalkmayı unutmayın:)
Sevgiler
Yurda Hal
Neptün Balık Burcunda – Peki Başka Neler Var?
Resim kaynak: http://www.universetoday.com/21639/gravity-on-neptune/
Neptün Balık burcunda
Nisan 2011 – Ağustos 2011 ve Mart 2012- Mart 2025 arası.
Neptün’den uzun uzadıya bahsetmeden önce, diğer ağır hareketteki gezegenlerin şu aralar bize aktardığı etkileri hatırlayalım. Plüton Oğlak, Satürn Terazi ve Uranüs ve Jüpiter Koç burcunda. Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri, klasik gezegenlerle kıyaslandığında daha az tanınırlar. İstatistiksel olarak kaydedilmiş etkileşim gözlemleri ve bu gözlemlerin kayda geçmiş değerleri yakın tarihe aittir.
Henüz günümüzde Uranüs, Neptün ve Plüton gezegenleri astrolojide bireysel etkiden çok, toplumsal etkilerin göstergeleridir ve bu yüzden daha büyük bir kadersel plana hizmet etmektedirler. Bu gezegenlerin ortaya koyduğu gücün neticesinde, bizler şu an sadece ortaya çıkan kaosu görebiliyoruz. Oysa yaşanan her etki, büyük bir planın dışsal gezegenlerin vasıtasıyla sergilenişinin, ortaya çıkan ve görünen bölümünden başka bir şey değildir. Yaşadıklarımıza sadece 3 boyutlu bir dünyada anlam vermeye çalıştığımızdan, bu gezegenlerin nasıl bir yapılandırmaya, gelişmeye hizmet ettiğini anlamamız da zorlaşıyor doğal olarak.
Bu üç dışsal gezegenin (Satürn sonrası gezegenler)içinde bulunduğumuz bilinç boyutu sebebiyle, felaketleri, sıkıntıları, afetleri, savaşları ve çatışmaları getirdiğini görüyoruz. Bu, sadece şu an içinde bulunduğumuz gelişim süreci ile alakalı bir farkındalıktır ve kısıtlıdır. İnsanlık, eşiğinde olduğu Kova Çağına adım attığında ise, dışsal gezegenlerle ilgili farkındalığımız ve anlayışımız da gelişecek, evrilecek ve dolayısıyla değişecektir. Sonlanmakta olan çağa ait insanın farkındalık boyutu, paratoner misali, bu gezegenlerin olumsuz gibi görünen etkilerini dünyasal boyuta çekerken, Yeni Çağın insanı bu gezegenlerin daha ince ve ruhani etkilerinden faydalanacaktır. İşte bu Yeni Çağ dönemine geçişte, ağır hareket eden ve etkileri çok güçlü olan dışsal gezegenler, gerekli olan değişimleri yapmaktadır. Dışsal gezegenler, geçiş döneminde, dünyamızın ve dünya üzerinde yaşayan biz canlıların Yeni Çağ düzenine uyum sağlaması için çalışmaktadırlar. Kolay bir süreç olmamakla birlikte, gerekli bir değişim ve dönüşüm süreci içindeyiz.
Şimdi bile Uranüs, Neptün ve Plüton’un zorlayıcı, yıkıcı, hatta dönüştürücü etkilerini bireysel olarak daha farklı algılayanlar çıkacaktır muhakkak. Bu gezegenlerin etkilerinin ruhani boyutunu, belki de insanlığın varoluşundan günümüze olan süreç içinde ruhani gelişim aracı olarak kullananlar da çıktı muhakkak. Ancak Satürn ötesi gezegenlerin ruhsal etkilerini algılamak için, çok hassas bir vicdan terazisine sahip olmanın, nötr olmanın, insanlığın gelişmiş ruhsal mertebelerine doğru yol almış olmanın önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Yani, şimdi, sonlanmaya yüz tutmuş çağımızın insanları arasında da, bu gezegenlerin etkilerinin pozitif özelliklerini kullananlar çıkacaktır. Geçiş dönemine yaklaştıkça, Satürn ötesi gezegenlerin etkilerini bu şekilde alanlar ve kullanmayı başarabilenler, artacaktır da.
Bahsettiğim ruhsal olarak gelişmiş olan insan, gelişmişliğinin avantajlarını nasıl kullandığına bağlı olarak, bu gezegenlerin daha üst frekans etkilerini alacaktır. Hangi alana hizmet ediyorsa, etki o alana uygun olacaktır. Yararlı olanlara yararlı, zararlı olanlara zararlı etkinin geleceğini bilmeliyiz. Ancak farkındalık düzeyi henüz yükselmemiş olan insanoğlu, bu gezegenlerin çoğunlukla olumsuz etkilerinden nasiplenmektedirler.
İlla ki değişim!
Öncü burçlarda yerleşmiş Uranüs(Koç’ta) ve Plüton (Oğlak’ta)’dan sonra artık Neptün’de Balık burcunda, yani değişken bir burçta yer almaya başladı. Öncü ve değişken burçlar hareketi gösterirler ve bu burçlarda bulunan gezegenlerin durağan, sabitleyici bir etkide olmalarını mümkün değildir. Bu yüzden, illa ki değişim, illa ki hareket dönemindeyiz artık. Uzun ve değişimi içinde barındıran bir yola çıktık hep birlikte ve değişime direnen, ayak uyduramayanların zorlanacağı, belki de yolda kalacağı bir yolculuk bu. Vardığımız noktada ise, derimizi değiştirmişçesine yeni bir döneme başlayacağız. Belki gerçekte derimize ve bedenimize baktığımızda herhangi bir değişim görmeyeceğiz, ancak bedenimizi kullanan ruhsal yanımızın çok daha bilincinde olduğumuz, sadece etten ve kemikten bedenimizle sınırlı olmadığımızı daha net anlayacağımız, vicdani değerlerin çok daha yüce olduğu bir Yeniçağ dönemine geçiş yapacağız. Tıpkı kaportasına bakıldığında bir arabanın benzinle mi, dizelle mi, yoksa elektrikle mi çalıştığını ayırt edemediğimiz gibi, bedenimize bakarak bir fark anlamayacağız belki; buna rağmen değişeceğiz.
Plüton’un Oğlak burcuna(26 Ocak 2008) geçtiğinden bu yana yönetimsel ve ekonomik alanlardaki beklenmedik, fakat yine de bir o kadar istikrarlı ve adım adım gelen değişim etkilerini yaşıyoruz. Bu alanlardaki değişimler ani olduğu kadar, kalıcı oldular, olacaklar da. Bilindiği gibi, 2008’den itibaren dünyanın hatırı sayılır birçok ülkesi ekonomik krizin içine düştüler ve hala bu krizle birlikte hareket ediyorlar. Ne ilginçtir ki, yılların mortgage kredisi Amerika’da darbe yerken, ülkemizde Mortgage kelimesi tanınmaya başladı. Yani Plüton, yatırım alanında, bir ülkede var olanı yerin dibine çekerken, başka bir ülkede var olmayan benzer enerjiyi yeryüzüne fırlatıyor. Bir yandan maden felaketleri ardı ardına yaşanırken (Plüton yer altıyla ilişkilidir), diğer yandan yanardağ patlamaları gerçekleşiyor. Özellikle 2010 yılında Plüton’la gergin açılar içinde olan Satürn ve Uranüs, önümüzdeki uzun yıllar süresince neler yaşayacağımızı bize anlattı (bilindiği gibi 2010 doğal afetlerinin çeşitliliği ile, sıcaktan, depreme, tsunami’den volkan patlamalarına kadar son dönemlerin en afet dolu yılıydı). Unutmayalım 2010 yılı bir trailer(tanıtım filmi) gibiydi. Mart 2011’den itibaren Uranüs’ün artık uzun süreli Koç burcuna girmesiyle birlikte, bizlerde gerçek filmi izlemek için yerlerimizi almış durumdayız.
Bu filmde öncelikle Uranüs’ün bu sene Koç burcuna geçişi ile birlikte hızlı, ani, umulmadık olayların ortaya çıktığını görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Bu etkiler ise istikrarlı değil, birden ortaya çıkıp şartları değiştiren olaylara sebep olacaktır. Koç’taki Uranüs’ün yarattığı ani değişim etkileri, doğal felaketler, savaşlar, isyanlar, sabırsızlıklar, toplumsal hareketler; Oğlak burcundaki Plüton tarafından ele alınacak, yeni yönetimleri devreye sokacak ve toplumsal yapılandırmanın ihtiyacı olan, sil baştan değişiklikleri getirecektir. Kısa dönemsel etki ile Satürn ve Jüpiter’de bu iki gezegenin etki alanlarında dolaşıyorlar (Satürn Terazi’de 05 Ekim 2012’ye kadar; Jüpiter Koç’ta 04 Haziran 2011’e kadar). Satürn, Uranüs’ün karşısına yerleşmiş pozisyonuyla, asi ve yenilikçi Uranüs’ü eski kalıplarla frenlemeye çalışır bir rol üstleniyor. Alışılmış olandan kopulmaması için çalışıyor. Belki de, geçmişin tekrar gözden geçirilip, geçmişle hesaplaşılmadan, geleceğe yol alınamayacağını söylüyor. Jüpiter ise 2011 Haziranına kadar Uranüs’ün destekçisi olarak onun yanında bulunuyor. Uranüs’ün her asi, ani, başkaldırıcı etkisinin bazen daha büyük sonuçlar vermesine, bazen de küçük etkilerin bile çok ses getirmesine sebep oluyor. Yani Jüpiter, Uranüs’ün her davranışını büyütüyor, ona güçlü bir eko veriyor.
Kısacası, Satürn, Uranüs ve Plüton’un oluşturduğu gergin açı, her halükarda atıl olmaktan uzak, hareketi içinde barındıran, değişimi anlamadan değil de kanlı canlı hissederek önümüze sunan önemli bir oluşumun göstergesi. Tüm bunlar sabırsızlığın da göstergesi aynı zamanda.
Buraya kadar saydığım etkilerin her biri son derece hissedilir, kendini belli eden etkilerdir. Ancak Yeni devreye giren (04 Nisan 2011) Neptün/Balık burcu enerjisi bambaşka özelliklere sahiptir. O gizlice alt yapısını oluşturur, yavaş yavaş bizi hazırlar. Ortaya koyacağı değişimleri hemen hissetmeyiz. Zaman içinde, tam anlamıyla idrak edemeden değişiriz. İdrak, olayların ve değişimlerin ardından gelir. Bu yumuşak geçişler, zaman zaman sinsi, zaman zaman alıştırarak (koruyucu bir hava yastığı gibi) etkileri almamızı sağlar. Neptün ile birlikte ortaya çıkan yeni enerji, yukarıda saydığım diğer gezegenlerin etkilerini anlamamızı bazen zorlaştırır, bazen beklenmedik bir algı ve anlayış biçimiyle kavratır.
Sınırsızlıktır Neptün ve sınırsızlıktır Balık burcu. İkisi birleşince, senin sınırın, benim sınırımla karışır. Dışımıza ördüğümüz duvarların tuğlaları arasındaki harçlar dökülmeye başlar ve ardından o tuğlalar da tek tek yıkılır. Bir süreliğine hala duvar sapasağlam varmışçasına sınırlarımızın içinde oyalansak da, o duvarların çatlakları arasından enerjiler birbirine karışmaya başlamıştır bile.
Suyla alakası vardır hem Neptün’ün, hem de Balık burcunun. Suyun en küçük delikten bile içeriye sızabildiği gibi, Neptün’ün enerjisinin de, hayatımıza sızacak deliği bulması zor olmayacaktır. Teslimiyeti ve inançların ruhsal yanını, yani soyut yanını temsil eden Balık burcu, yüksek ideallerin, yaratıcılığın ve aşkınlığın gezegeni Neptün ile birleşince (Neptün, Balık burcunun yönetici gezegenidir) ruhsal gelişimimize farklı bir bakış açısı getirecektir. Neptün dendiğinde benim gözümün önünde tozpembe, eflatun ve uçuk mavi gaz bulutları uçuşur. Hayal âlemine geçiş kapısıymış hissini uyandırır. Algı kapılarının ortadan kalktığı yer gibidir. Rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği anlar gibidir. Zaten Neptün, rüyalarımızla da çok alakalıdır. Mesaj rüyalarının her zaman olduğundan daha yoğun olacağını, kanallık yapanların çok daha yoğun bilgilerle insanların karşısına çıkacağını düşünüyorum.
İnançlar ve ruhsallık bakımından, birliğe doğru hareket edilebilecek bir sürecin başlangıcında bulunuyoruz. Tüm dinlerin temelinde yatan enerjilerin bir olduğunu kavramak artık daha kolay olacaktır.
Ancak, hülyalı bir ortama geçiş yapmamızın sebep olacağı aldanma riskine, dolandırılma tehlikesine ve inanç tacirlerinin artmasına karşı savunmasız kalabiliriz. Sahte peygamberlerin de ekmeğine yağ bal sürecektir Neptün/Balık süreci. Ruhsal olarak kendimizi geliştirdikçe, bu tür bir savunmasızlık yaşamaktan kendimizi koruyabiliriz elbette. Yeter ki birey olarak ruhsal gücümüzü topladıktan sonra, başkalarının sunduğu bilgilere kendimizi açalım ve en doğru olanı seçebilme yetkimizi kullanabilelim.
Suyla bağlantısı olan Neptün etkisi Balık burcuyla birleşince, su ve gazlarla ilgili felaketlerin daha yoğun yaşanacağı, neredeyse 14-15 yıllık bir süreci gösteriyor. Suyun her hali burada devrede olacaktır. Bununla birlikte, suyla daha yakın temas içinde olmak her birimiz için çok önemli olacak. Su enerjisini tanımamız gerekecek. Denizler, ırmaklar, göller, yağmurlar arınmamız ve şifalanmamız için önemli olacak.
Balık burcunda bulunan ve gücünü tam anlamıyla ortaya koymaya muktedir Neptün, Oğlak burcundaki Plüton ile Koç burcundaki Uranüs’ün arasında yer almakta ve çok güçlü bir pozisyonda. Göz önünde yaşanan zorlayıcı olaylar, ekonomik koşullar ile bireysel sabırsızlığımız ve isyankâr yanımız arasında yumuşak geçişi sağlayacakmış gibi bir his uyandırıyor bende. Sanki bireyselliğin ortaya koyacağı güç ile toplumsal anlamda yaşananların, birbirinden bağımsız gelişiyormuş hissi oluşacak gibi. Toplumsal olarak başımıza ne gelirse gelsin, insanoğluna ne dikte edilirse edilsin, insanoğlu kendi değişimiyle, isyanıyla, başkaldırısıyla uğraşacak. Buna rağmen, bu iki birbirinden Neptün aracılığı ile kopuk gibi görünen etki, neticelere varıldığında, aslında aynı yolda ilerlediğimizi ortaya koyacaktır.
Bireysel Değişim=Toplumsal Değişim
Eğer bugüne kadar ruhsal anlamda herhangi bir gelişim girişiminde bulunmadıysanız, bir an evvel bu konuda bir şeyler yapmaya başlamanız ve Mart 2012’den sonra, uzun süreli ortaya çıkacak olan etkilere hazırlanmanız çok doğru olacaktır.
Neptün’ün getirdiği etki sayesinde yaşanan ve yaşanacak olan zorluklarla birlikte ruhsal yanımızı geliştirme fırsatını yakalayacağız. Bir’lik duygusu her zaman olduğundan daha belirgin bir hal alacak. Biz artık farkına varmadan, Bir olmaya doğru ilerleyen bir bilinç düzeyine yol alıyoruz. Dağılan sınırlar sayesinde bizi birbirimizden ayıran din, dil, ırk gibi kavramların üstüne çıkacağız. Ancak, bu yolda yol almamızı sağlayacak olan, diğer gezegenlerin etkileriyle, önce ayrımcılığın farkına varmak olacaktır. Belki de bir süre, göreceli olarak ayrımcılık, tüm dünya üzerinde her zamankinden daha fazla gözümüze sokulacaktır. Yine de sonuç Bir olmaya doğru hareket etmek olacaktır. Nasıl ki doğal felaketlerin din, dil, ırk ayrımı yoksa, bu değişim sürecinde Bir’liğe doğru ilerlemenin de din, dil ve ırk olarak ayrımı olmayacaktır.
Neptün diğer zorlayıcı gezegenlerin etkilerini, ruhsal boyutta değiştirecek etkiye sahip. Plüton ile Uranüs’ün yıkıp geçtiklerini, Neptün ruhsal bir zemin üzerindeyeniden yapılandıracak. Küllerinden doğacak olan Anka Kuşu’na gerekli olan ruhu Neptün üfleyecektir.
Bize düşen, bu süreç içinde birlik olmayı öğrenmek ve ruhsal yanımızı oldukça hızlı bir şekilde geliştirmektir. Özellikle vicdan terazimizi hassaslaştırmayı, hak kavramını daha iyi anlamayı seçmeliyiz. Her canlının varlığını olduğu gibi kabul edip, kendimizi geliştirmeliyiz. Artık, kendimizi ruhsal olarak geliştirdikçe, çevremize yaydığımız etkiyle birlikte, çevremizin de gelişimine faydalı olduğumuzu görebileceğiz. Bulaşıcı bir etki ile karşı karşıyayız (her anlamda). Ruhsal gelişimimize odaklanmamız, dünyayı daha iyi bir yere taşıyacaktır. Kendimizi geliştirdikçe bulaşan ruhsal enerjimiz, boyutsal algılarımızın değişmesine sebep olacaktır. Eğer bunu başaramazsak, çabucak yayılan salgın hastalıkların, depresif etkilerin ve karamsarlığın pençesinden kurtulamayız. Kısacası, illa ki salgınlar devrede, önemli olan salgının en yararlısını seçip kullanmayı bilmektir.
Yeni sürecimiz hayırlı olsun. Tek yapmamız gereken, bireysel isteklerimizden sıyrılıp, âlemin isteklerine odaklanmamızdır. Bütünlüğe giden yolda birbirimize şifa olmayı seçmeliyiz.
Sevgilerimle
Yurda Hal
İSTİYORUM, ÖYLEYSE VARIM!
Balık burcunda Yeni Ay 04.03.2011 saat 22:45
Şimdi de burcumuza ve yükselen burcumuza göre bu Yeni Ay’da hangi dilek, niyet ve ilk adımların ön plana çıktığına, hangi konularda girişimde bulunmanın doğru olacağına bir göz atalım Okurken hem burcunuzu anlatan bölümü, hem de yükselen burcunuza uyan bölümü okuyun. Her ikisi de geçerli olacaktır: Mesela burcunuz Aslan, yükselen burcunuz da Boğa ise, hem Aslan burcunu hem de Boğa burcunu okuyun ve bu iki burçta yazılmış olumlama örneklerini bir arada kullanın. Hepimizin dilekleri, niyetleri ve yeni başlangıçları hayırlı olsun.
Koç ve Yükselen Koç: Bağımlılıklardan kurtulma, eskileri bırakma, bütünün hayrına iyi niyet dileklerinde buluma, ruhsal açılımlar için gerekli fırsatları yakalama, pozitif düşünebilme yetisi, sükunete kavuşma ile ilgili adımlar, dilekler ön planda olacaktır.
Olumlama: “Ben bağımsız ve özgürüm. Hayatımda sadece kendi rızam ve bilincimle taşımak istediklerim var. Evrenle bir bütünüm ve uyum içerisindeyim. Kendimi akışa bırakmayı ve ihtiyaçlarımın doyumla karşılık bulduğu bir hayat yaşamayı seçiyorum”
Boğa ve Yükselen Boğa: Yeni dostluklar ve arkadaşlıklar kurma, iş ve kariyer ile ilgili desteğe kavuşma, sosyal ortamlarda rahatlık , aşk ve dışadönük olma konuları ön planda.
Olumlama: “ Ben seviyor ve seviliyorum. Etrafım sevgi dolu bir dost topluluğu ile çevrelenmiş durumda. Başarımı ve yükselişimi kutlayan bana destek veren arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Biliyorum; seviyor ve seviliyorum. Aklı ve beklentileri benimle bir olan beni mutlu eden bir aşkın içindeyim.”
İkizler ve Yükselen İkizler: kariyer ve yükselmek, toplum arasında fark edilmek, yeni bir iş kurmak , saygınlık ve sevgi kazanmak, başarılı girişimlerde bulunmak için değerli bir Yeni Ay’dasınız.
Olumlama: “çok şükür ki, arzuladığım hedefler artık bir bir gerçekleşiyor. Hangi işe elimi atarsam atayım, karşılığını kat kat alıyorum. Ben ne istediğimi biliyorum ve bu isteklerimin gerçekleşmesini seçiyorum. Özgüvenim tam! Sevgi ve saygı ile anılıyorum.”
Yengeç ve Yükselen Yengeç: yabancılarla olan ilişkiler, dış ticaret, deniz aşırı ve uzak yolculuklar seyahatler, öğrenme, ilmi konularda ilerleme, hukuksal problemlerden kurtulma, yeni bir öğrenim dönemine başlamak için niyette bulunma, iyimser ve motivasyon dolu olma konuları ön planda. Bu konuda dileklerde bulunabilirsiniz.
Olumlama: “ ihtiyacım olan bilgiye ve o bilgileri aldıktan sonra kullanmaya hazırım. Hayatın tüm güzellikleri bana eşlik ediyor. Zihnim açık anlıyor ve anlaşılıyorum. Her sabah güne gülümseyerek başlıyorum ve her sabah yaşadığım tüm deneyimlere şükrediyorum. Uzak diyarlar bana yakın artık. Biliyorum evrensel bilgi kendini bana sunmaya hazır, ben de onu şükranla kabul ediyorum. “
Aslan ve Yükselen Aslan: Krediler, borçlar, gizli ilimler, konsantrasyon gerektiren derin halleri açığa çıkarma, ölüm korkusu, tüm korkular ile baş etme, ortaklıklardan elde edilen gelirler sizin bu Yeni Ay’da gündeme gelen konularınız.
Olumlama: “ Hayatın ve evrenin bilinen ve bilinmeyen her türlü bilgisini almaya hazırım. Ben hayatım boyunca cesaretli olmayı seçiyorum. Güçlü bir hafızam var ve elime aldığım iş ne olursa olsun, o işi bitirmeyi, tamamlamayı başarıyorum. Ben bütçemi organize etmeyi ve ihtiyaçlarımı karşılamayı seçiyorum. Hayatım bolluk ve bereket içinde.
Başak ve Yükselen Başak: İkili ilişkiler, evlilik, ortaklık, hukuksal konular, başkaları ile birlikte yürütülen ilişkiler ve işler, göz önüne ilk çıkış, toplumda fark edilme, paylaşma gibi konular sizin gündeminizi belirleyecek.
Olumlama: “ Ben’in Sen, Sen’in Ben olduğunu biliyorum. Sen’le birlikte biz demeyi seçiyorum. İlişkilerimde sevgi, mutluluk ve paylaşım ön planda. Sevgi dolu bir ilişkim var ve kendimi ilişkilerimde rahatça ifade ediyorum. Seviyor ve seviliyorum. Kendime olan sevgim günden güne artıyor ve arttıkça çevrem tarafından da fark ediliyor.”
Terazi ve Yükselen Terazi: Sağlık, günlük hayatın içindeki koşuşturmalar, hayvan sevgisi, iş ortamı, iş bulma gibi konular da sizin gündeminizde.
Olumlama: “ Sevdiğim bir işte, sevgi dolu bir ortamda çalışmayı seçiyorum. Gündelik işlerim her zaman su gibi kolaylıkla akıyor ve halloluyor. Sükûnet içinde her işimi bitiriyorum. Her türlü canlıya karşı sevgi ve merhamet doluyum. Bu dünya hepimizin ve ben paylaşmayı biliyorum. Sağlıklı ve huzurluyum. İşlerimi yoluna koymuş olmanın dinginliği içindeyim.”
Akrep ve Yükselen Akrep: Aşk, çocuklar, keyifli konular, tatiller, hobiler, kendine zaman ayırma, evin bereketinin artması sizin konularınız bu Yeni Ay’da
Olumlama: “ Seviyor ve seviliyorum. Hayatım sevginin kıymetini bilen insanlarla çevrili. Aşkın en güzel hallerini yaşamayı ve karşılıklı aşkı seçiyorum şimdi. (Çocuklarımla birlikte hayatın tüm güzelliklerini yaşıyor ve paylaşıyoruz. Hayırlı , başarılı evlatlarım var ve onlarla gurur duyuyorum.) Evimin bereketi ve bolluğu ihtiyacı olanlarla paylaşabilecek kadar çok. Soframız bolluk ve bereket içinde. Gezmenin, görmenin tatil yapmanın tadını çıkarıyorum bu yıl. Kendime zaman ayırmaktan zevk alıyor ve bunu sık sık tekrarlıyorum. Ben şanslıyım!”
Yay ve Yükselen Yay: Ev, aile, yuva, ev içinde huzur ve mutluluk, ev sahibi olma, ev değiştirme gibi konularla ilgili ilk adımlar ve dilekler sizin için uygun olacaktır.
Olumlama: “ Mutlu ve huzurlu bir yuvam var. Şen ve neşeli bir aileyiz. Çok şükür ki, evimizin bereketi ve bolluğu yerinde. Ailemle birlikte istediğimiz her şeye kavuşuyoruz. Evim tam da benim istediğim gibi. Aydınlık, ferah, sıcak olan evimde mutluluğu buluyorum. Dostlarımla birlikte evimde ne güzel anlar paylaşıyoruz. Ailem ve ben uzun ömrümüzün sonuna kadar sağlık, huzur ve mutluluk içindeyiz.”
Oğlak ve Yükselen Oğlak: iletişim, yazma, sözel ifade, satış pazarlama, reklam, akraba, kardeş ve komşularla olan ilişkiler, ders çalışma sınavlarda başarılı olma, seyahat planları, taşınma, zihin açılması, okuduğunu anlama, zihinsel kıvraklık ve hız sizlerin konusu Yeni Ay’da.
Olumlama: “ Anlıyor ve anlaşılıyorum. Yakınlarımla ve çevremde var olan insanlarla uyum içindeyim. İlişkilerimde sevgi doluyum. Seviyorum ve seviliyorum. Zihinsel kavrayışım ve ezberim kuvvetli. İhtiyacım olan bilgileri depolayıp, gerektiğinde kullanmayı biliyorum. Beden dilim herkes üzerinde olumlu bir etki bırakıyor. Kendimi sözlü, yazılı ve beden olarak doğru bir şekilde ifade ediyorum. Hayatın bana sunduğu tüm sınavlardan başarı ile çıkmayı seçiyorum.”
Kova ve Yükselen Kova: ekonomik koşulların düzelmesi, yeni gelir fırsatlarının açılması, finansal konularda rahatlama, değer verdiği şeylere kavuşma, bolluk ve bereket, kendi kişisel değerlerini artırma konuları bu Yeniay’da gündemde.
Olumlama: “ Ben bolluk ve bereket içinde bir hayatı seçiyorum. İsteklerimi karşılayacak gelire sahibim. Hatta kazancımla sadece kendi isteklerimi değil, başkalarının da isteklerini yerine getirebiliyorum. Kendimi geliştirmek için her türlü girişime açığım. Ben kendi kıymetimi biliyorum. Hem ruhsal hem de bedensel açıdan seçtiğim gelişmeleri yaşıyorum. Ben kıymetliyim, her varlığın kıymetli olduğu gibi, ben de sevgiyi hak ediyorum.”
Balık ve Yükselen Balık: Kendini geliştirme, özgüvenin artması, başkalarının fark etmesini sağlayan bir ışığa sahip olma, sağlık, zindelik, ruhsal ve bedensel güzellik gibi konular var sizin gündeminizde.
Olumlama : “ Ben değerliyim. İyiyi ve güzeli hak ediyorum. Hem ruhsal hem de bedensel sağlığım yerinde. Fit bir bedene sahibim ve enerji doluyum. Hangi işe başlarsam başlayayım, o işi tamamlama enerjisini içimde taşıyorum. Başkaları tarafından fark ediyorum. Ben övgüye değerim. Kıymetliyim. Ben değerimi nasıl anlıyorsam, başkaları da bunu anlıyor. Seviyor, seviliyorum. Sevdiğim insan benim tüm güzel yönlerimin farkında. Şükranla ve neşeyle doluyum.”
Sevgiler
Yurda Hal
Yurdahâl Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – İzmir ve Ankara
Yurdahâl Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – İzmir ve Ankara
Yurdahâl Ay Taktikleri ve Çekim Yasası
Workshop
Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum; başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz? Yanıtlar değişken olacaktır.
Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra birçok isteğim gerçekleşmiyordu. Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.
– Yürekten istiyor muyum?
– İsteğime fazla mı bağımlıyım?
– Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?
– Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?
– Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?
– V.s.
Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra… Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.
Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…
Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!
Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.
Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim. Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım. Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler” konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.
Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.
Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.
Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.
O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…
Artık uzunca bir süredir uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.
Workshop hakkında:
-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.
– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.
– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.
– Ayrıca her katılımcının kendi haritasına uygun en şanslı ay evresi çıkarılarak, ona ait özel bir dilek/proje başlangıç günü belirlenecek ve bir yıl süresince her ay hangi gün bu evrenin aktive olduğunu gösteren bir çizelge sunulacaktır. Bu çizelge ile birlikte ayrıca bir de çalışma önerilecektir. Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.
İzmir bilgileri
Workshop’u sunan: Yurda Hal
Workshop tarihi: 13 Mart 2011 Tam Gün
Workshop saati: 10:00 – 12:00 birinci yarı
13:00 – 16:00 İkinci yarı
Workshop ücreti: 95,– TL
Yer: www.zayiflamagenclestirme.com
Plevne Bulvarı: No:3 Daire 3 Alsancak
telefon 232 4647020
Ankara Bilgileri:
Workshop’u sunan: Yurda Hal
Workshop tarihi: 27 Mart 2011 Tam Gün
Workshop saati: 10:00 – 12:00 birinci yarı
13:00 – 16:00 İkinci yarı
Workshop ücreti: 95,– TL
Yer: Neva Sanat ve Gelişim Merkezi – Ankara http://www.nevagelisim.com
Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası
Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası
Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum; başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz? Yanıtlar değişken olacaktır.
Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra birçok isteğim gerçekleşmiyordu. Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.
– Yürekten istiyor muyum?
– İsteğime fazla mı bağımlıyım?
– Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?
– Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?
– Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?
– V.s.
Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra… Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.
Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…
Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!
Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.
Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim. Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım. Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler” konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.
Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.
Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.
Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.
O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…
Artık uzunca bir süredir uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.
Workshop hakkında:
-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.
– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.
– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.
– Ayrıca her katılımcının kendi haritasına uygun en şanslı ay evresi çıkarılarak, ona ait özel bir dilek/proje başlangıç günü belirlenecek ve bir yıl süresince her ay hangi gün bu evrenin aktive olduğunu gösteren bir çizelge sunulacaktır. Bu çizelge ile birlikte ayrıca bir de çalışma önerilecektir. Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.
Workshop tarihi: 27 Şubat 2011 (Son Kayıt tarihi: 25 Şubat 2011)
Workshop saati: 12:00 – 17:00
Workshop ücreti: 68.—TL+ K.D.V.
Seminer Mekânı: Etiler/ İstanbul Detaylı adres katılımcılara bildirilecektir. Ödeme bilgilerini de kayıt yaptıracak katılımcılara bildireceğiz.
Yerimiz sınırlı olduğu için lütfen önceden yurdahal@gmail.com adresinden kayıt yaptırınız.
Astro İstanbul’a Hoşgeldiniz.

Merhaba Astroloji Yolcusu,
Her birimiz doğduğumuz andan itibaren kendi hayatımızı oluşturan yolda ilerleriz. Yolumuz bazen birinci sınıf asfaltla kaplı bir otobana dönüşebildiği gibi, bazen de taşlı topraklı bir patika kadar daralabilmektedir. Bazı zamanlarda ise ise çok seçmeli yol ağzında, bir kavşakta buluveririz kendimizi ve hangi yolu seçeceğimizi bilemeyiz. Her alternatif gözümüze cazip görünebileceği gibi, her alternatif gözümüze ürkütücü de gelebilir. Yolların birini seçerken, seçmediğimiz yolda neler kaybettiğimizi bilmesek bile orada aklımız kalır.
Masallardan hepimiz biliriz; bir kralın üç oğlu vardır ve bu üç oğlu babalarının isteğini yerine getirmek için birlikte yola çıkarlar. Bir süre sonra yol üçe ayrılır ve her yolun başında bir tabela vardır. Birinci tabelada : “giden geri döner”, ikinci tabelada “giden ya döner ya dönmez”, üçüncü tabela da ise “giden dönmez” yazar.
Üç kardeşin her biri bu yollardan birine girer ve masalın sonunda üçü de ulaşacakları yere ulaşırlar, fakat sadece bir tanesi yoldaki sürprizleri toplar ve sonunda ödülü hak eder.
Hayatınız da bu masallara benzer. Siz doğmaya karar verdiğiniz anda bir yola çıkmışsınızdır. Karşınıza hangi seçenekler çıkarsa çıksın, bu seçeneklerden hangisini kullanırsanız kullanın, sonunda ulaşacağınız yere varırsınız. Yolun sonunda, nihai hedefe vardığınızda ise seçtiğiniz yolun yarattığı fark ortaya çıkacaktır. Seçtiğiniz yolun size yol boyunca sunduğu armağanların ne olduğunu ancak orada tam anlamıyla anlayabilirsiniz. Yolunuzu bir bilge olarak mı, bir öğrenci olarak mı yoksa bir cahil olarak mı tamamladığınızı anlarsınız. Yolun sonunda, hayatınızda çoğunlukla mutlu mu, mutsuz mu olduğunuzun farkına varırsınız. Yolun sonunda, artık farkına vardığınızda, seçimler yapılmış, yolda karşımıza çıkan armağanlar alınmış ve varış noktasına ulaşılmıştır.
Yol seçimlerinizi tabelaların sadece yüzeyde görünen işaretlerine göre yapmak ya da bu tabelalarının anlatmaya çalıştığı gizli detayları keşfederek seçimde bulunmak elinizde. Yol tabelalarını doğru okumak için kullanabileceğiniz en iyi yöntemlerlerden biri astrolojidir. Hatta yolda karşınıza çıkacak olan armağanlarınızın üzeri tozlarla kaplı olsa bile, astroloji sayesinde onların tozunu silkeleyip farkına varabilirsiniz. O armağanı alıp almamak ise tamamen sizin kararınıza bağlı.
Astroloji sayesinde kendi yol haritanızla tanışma şansına sahip olursunuz.
– Siz bu dünyaya gelirken hangi hedefe ulaşmayı seçtiniz?
– Hedefinize ulaşırken hangi yol ayrımları ile karşılaşabilirsiniz.
– Hayalleriniz nelerdir?
– Hazineleriniz (yetenekleriniz) nelerdir?
– Yükünüzü ağırlaştıran çakıl taşlarınız nelerdir?
– Kolay zamanlarınız, zor zamanlarınız.
– Karar alma zamanlarınız, bekleme zamanlarınız
– Gelecekte sizi bekliyor olabilecek potansiyel fırsatlarınız ya da zorluklarınız
– Yardımcılarınız
– Öğretmenleriniz
– Rakipleriniz
Bunların hepsi, hata çok daha fazlası astroloji danışmanlığının ışık tutabileceği, destek olabileceği konulardır. Eğer siz de kendinizi üç yol ağzında hissediyorsanız, gerçek değerlerin hangi yolda olduğunu anlayabilmek için astroloji danışmanlığından yararlanabilirsiniz. Bir çok danışmanlık seçeneğimden biri muhakak sizin için uygun olacak, sorularınızın cevaplanmasında yardımcı olacaktır.
Danışmanlıklarla ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:
http://astroistanbul.com/haritaanalizi/
Sevgilerimle
Astroloji Uzmanı
Yurda Hal – yurdahal@gmail.com
Değişiyorsun
Değişim kaçınılmazdır, kabul etmek ya da etmemek gibi bir seçeneğin yoktur.
Değişmemek için direndiğinde, yaşadığın değişimlere gözünü kapamış olursun sadece ve değişiminin sürecini kaçırırsın.
Tekrar gözünü açtığında ise, kendini bir anda tanımadığın bir yerde ve tanımadığın bir bedende bulursun.
Gözlerini açık tutmaya cesaret edemediğin, kaçırdığın onca zaman için üzülmeye başlarsın.
Oysa gözlerini niçin kapalı tutuyordun?
Üzülmemek için… değil mi?
Daha fazla geç kalmadan gözlerini aç!
Değişiminin her anına şahit ol!
Değiştiğinin farkında ol!
Değişme şansına sahip olduğun bu dünyada var olduğun için şükret!
Yurda Hal














Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.