Değişim
Ay Taktikleri ve Yoga Atölyesi
Başak burcu döneminin bizlere sunduğu çalışkanlık, beceriklilik ve şifacılık rüzgârını arkamıza alarak yepyeni, uzun soluklu bir etkinlik başlatıyoruz.
09 Eylül 2013 saat 11.00’de Başlıyor!
Ay Taktikleri ve Yoga Atölyesi
Yıllardır sizlerle paylaştığımız Ay Taktikleri bilgilerimizi yoga bilgileri ile harmanlayarak aktif olarak uygulayabileceğimiz bir program hazırladık.
Ay Taktikleri’nin temeli tüm dünyada binlerce yıldır kullanılan Ay Takvimi bilgilerinin, günümüz astroloji bilgileri ile harmanlanmasından ortaya çıkmıştır. Ay, içinde bulunduğu burcun ve o burcun yönetici gezegeninin etkilerine bürünür ve bu enerjileri tüm dünyaya yansıtır. Duygularımızı ve odaklarımızı etkiler. Aynı zamanda bedenimizin bazı bölgeleri de Ay takvimine göre daha fazla etki altında olurlar. Bedenimizin etki altındaki bölgelerini doğru zamanda doğru bedensel ve ruhsal çalışmalarla desteklemek, bizleri o burcun sunduğu avantajları daha kolay algılamamıza yardımcı olurken, zorluklarının da üzerinden gelmemizi destekler. Ayrıca yine doğru zamanda, doğru bedensel egzersizleri yaparak bedenimizi şifalandırır, sağlığımızı destekleriz.
Bedenimizi forma sokacak, sağlığımızı koruyacak ve mutluluğumuzu artıracağız. Doğru zamanda, doğru çalışmaları yaparak ve beslenerek hedeflerimize her zamankinden daha kolay ulaşmanın sevincini paylaşacağız. Ruh, beden zihin üçlüsünü uyum içinde kullanarak, enerjimizi yükseltecek ve bu yeni seviyemizi koruyacağız.
Ay Taktikleri ve Yoga Atölyesi Her hafta Pazartesi, Çarşamba ve Cuma olarak haftada üç gün Astro İstanbul’da uygulayacağımız bir çalışmadır. Her çalışma Ay Taktikleri’ne uygun olarak yapılacak ve bir sonraki çalışmaya kadar gerekli olan egzersizleri ve faydalı olabilecek beslenme ve ruhsal egzersiz bilgilerini içerecektir. Çalışmalara ister düzenli, ister ihtiyaç duyduğunuzda katılabilirsiniz.
Hem bedeninize, hem de ruhunuza iyi gelecek, sizi evrensel enerjilerle bağlantıda tutmaya yardımcı olacak bu çalışmaya katılmak isterseniz. Bizimle bağlantıya geçebilirsiniz.
Günlük tek katılım ücreti: 40,– TL
4 katılımlık ücret: 120,– TL (mesela haftada bir)
12 katılımlık ücret: 300,– TL dir.
Her çalışma yaklaşık 75 dakika sürmektedir ve ısınma egzersizi, ruhsal çalışma ve beslenme bilgilerinden oluşmaktadır.
Çalışma saatleri sabah saat 11.00-12.15 arasıdır. Çalışmalarımız Yoga hocamız ve Astroloji uzmanımız Vimala Meral tarafından sunulacaktır.
İlk çalışmamız 09 Eylül 2013 Pazartesi saat 11.00’de başlayacaktır.
Kayıt için astroistanbul@gmail.com, 0(533)492 57 47 veya 0(216)410 57 58 Vimala Meral ile bağlantıya geçebilirsiniz.
Sevgiler
Yurda Hal
Başak Burcu Yeni Ay Semineri 5 Eylül 2013 saat 20.00
Başak Yeni Ay’ı 05 Eylül 2013 Perşembe saat 14.36’da gerçekleşecek.
Başak burcu: Saf, analitik, çalışkan ve şifacı
Başak burcu, tüm değişken burçlar gibi (İkizler, Başak, Yay, Balık) geçiş dönemi burcudur. Değişim zamanının yakın olduğunu hatırlatır. Bu değişim zamanları kutlama zamanlarıdır. Yeni döneme hazırlanmak için, arınma zamanıdır. Başak burcu bu geçiş döneminde bizi bolluk ve bereketle, çalışkanlıkla ödüllendirir. Bir yandan berrak bir zihinle düşünmemize yardımcı olurken, diğer yandan içimizdeki saf ve tertemiz enerjileri açığa çıkararak şifacı yanımızı yüceltir.
Bu dönemde hala gün geceye galiptir. Gaia’nın, toprak ananın ise üstü, altından daha verimlidir. Bizim de görünen işlerimiz, verimliliğimiz henüz baskın durumdadır. Hasat zamanıdır. Paylaşmayı öğrenmeye hazırlıktır. Ben Başak burcu dönemini nişanlılık sürecine benzer görmüşümdür her zaman. Evliliğe, paylaşmaya karar vermiş ve bunun için gerekli hazırlıkların yapıldığı evre gibidir. Zihnimiz nettir, bedenimiz ise çalışkan bu dönemde. Yeni dönem için gerekli donanıma hazırlığa benzer. İhtiyaçlar belirlenir, çeyiz hazırlanır:) Terazi burcu birlikteliğin kutsanması ise, Başak burcu da bu kutsamaya hazırlık zamanıdır. Önemli bir geçiş dönemidir.
5 Eylül Perşembe akşamı saat 20:00’de Başak burcu Yeni Ay seminerimiz de bu geçiş sürecinin kutlaması olacak. Seminerimizde her zaman olduğu gibi aşağıdaki çalışma ve bilgilerden faydalanacağız
– Başak burcunun etkileri
– Yeni Ay ile birlikte tetiklenen temalar
– Bir ay süresince öne çıkan önemli, şanslı ve zorlayıcı günlerin tarihleri ve etkileri
– Başak burcu Yeni Ay haritasındaki açılar
– Bu Yeni Ay’a uygun dilek ve niyetler
– Sağlık üzerindeki etkileri
– Burçlara göre bu ay ön plana çıkan dilekler ve niyetler
– Bir aylık süreç içinde meydana gelecek önemli açı ve etkiler
– Bir sonraki Dolunay haritasının etkileri
– Başak burcu Yeni Ay Meditasyonu (Çekim Yasası Bolluk Bereket Meditasyonu)
Ayrıca Yeni Ay’ı en eski dönemlerden bu yana gerek tarihte, gerekse mitolojide yerini koruyan incir ve üzümle kutlayacağız. Ayrıca Meditasyon sırasında bereketi bolluğu temsil etmesi için yanınızda yarım kilo kadar buğday getirin. Daha sonra bu buğdayla evinizde yine bolluğu ve bereketi temsil eden bir aş pişireceksiniz. Eğer isterseniz meditasyonda programlanması için kuvars kristali de getirebilirsiniz, ancak getireceğiniz kristali bir gece önceden nötrlenmesi için toprağa gömün ve bir peçete ile topraktan çıkarıp, dokunmadan seminere getirin.
Yeni Ay her birimiz için bolluk, bereket, sağlık ve huzur getirsin.
Seminere katılamayan, ancak verilen bilgilerden bir ay süresince yararlanmak isteyen dostlarımıza, seminerin ses dosyasını mail ile
50,– TL karşılığında yollayabiliyoruz. Dileyenlerin Vimala Meral ile bağlantıya geçmesi rica olunur.
Seminer için ön kayıt gereklidir.
Semineri sunan: Yurda Hal
Seminer Tarihi: 5 Eylül 2013 saat 20.00- 22.30 arası
Seminer ücreti: 68,– TL
Seminer salonu: Astroistanbul (Bostancı). Lütfen adres ve kayıt için 0(533)492 57 47, 0(216)410 57 58 no’lu telefonlardan, veya astroistanbul@gmail.com adresinden Vimala Meral ile bağlantıya geçiniz
Bolluk ve bereketle
Yurda Hal
Ay Balık’ta Jüpiter’e üçgen yapacak 22 Ağustos 2013 sabaha karşı)
Ay Balık’ta Neptün’le kavuşumundan, Satürn ile üçgenden uzaklaşıyor. Bu akşam Plüton’a sekstil açı yaptıktan sonra sabaha karşı Jüpiter’e üçgen yapacak ve Ay düğümleri ile uçurtma kalıbı oluşturacak.
Bu kadar teknik bilgi yeter, gelelim bu açıların bizde neyi açığa çıkaracağına:
Yatmadan önce canımıza tak eden, kabuklaşmış, içimize attığımız sorunlara odaklanalım. Çözüm bulmaya, çözüm için kararlı olmaya niyet edelim. Sabah uyanır uyanmaz, iyimser kalkalım yataktan. Öğlene kadar aklımıza gelen çözümler bize yol gösterici olabilir. Ayrıca bu açı kalıbı açı kalıbı affetme çalışmalarımıza da destek olacaktır. Bu gece niyet edip, yarın affetme çalışması yapabilirsiniz.
Ayrıca zorlandığımız konuların bu akşam listesini yapıp, yarın sabah uyanır uyanmaz bu işlerinize el atarsanız, işlerinizin daha akıcı hallolacağını görebilirsiniz.
Bol Şans!
Sevgiler Yurda Hal
21 Ağustos saat 04.44’teki Dolunay Çalışması (Dün bahsettiğim çalışmanın detayları)
Dün bahsettiğim çalışmanın detayları:
21 Ağustos 2013 saat 04.44’teki Dolunay Çalışması
Dolunay için bir çalışma önereceğimden bahsetmiştim. Yazının üzerinde bulunan resmi internetten şu linkten buldum : architectsofanewdawn.ning ve çalışmamız için ilham kaynağı olacağını düşündüm, çünkü birlikten kuvveti doğuracağız bu sabaha karşı 🙂 . Aşağıda önereceğim bir çalışmayı paylaşacağım, ancak dün de yazdığım gibi, illa bu çalışma olmak zorunda değil. Her birimiz hür irademizle kendimize en yakın çalışmayı veya ibadet şeklini seçebiliriz. Kova burcu da hür iradeye özgürlük demek değil midir zaten 🙂 Namaz kılabilir, dua edebilir, sevdiğimiz bir meditasyonu uygulayabiliriz.
İşte çalışmamız:
Ön aşama: Dolunay çalışmamıza veya duamıza başlamadan önce hazırlık yapalım. Mümkünse kısacık bir süreliğine duşa girip çıkalım veya abdest alalım veya tüm eklem bölgelerimizi, göbeğimizi, başımızın tepesini ve ensemizi su ile serinletelim. Ardından rahat edeceğimiz kıyafetler giyerek kendimizi çalışmamıza hazırlayalım.
Ne dileyeceğimize karar verelim. Net olalım. Kafamızda netleşmemiş olan, “o mu olsa, bu mu olsa” gibi çelişkiler içeren dileklerimiz yeterince olgunlaşmamıştır ve boş yere kafamızı karıştırırlar. Bu tür olgunlaşmamış dilekler hep şüphe ve endişe taşırlar, sonuca ulaşamazlar. Bu yüzden dilek ve niyet ritüellerinizde, çalışmalarınızda istediğinizden emin olduğunuz niyetler olmalı. Dolunay zamanı doğum anı süreci gibi olduğundan kısa vadede gerçekleşmesini istediğiniz dilekler için daha uygundur. İçiniz istemeli, diliniz değil! Ayrıca içinizin istediğinin sizin hayrınıza olması da önemlidir. Hayır derken kastettiğim neticenin ruhsal planınıza uygun olmasıdır. Bazen bir dileğin gerçekleşmemesi bile uzun vadede mutluluk getirebilir. Bir kadına sadece doğum anında acı çekeceği, sancılanacağı süreç gösterilse ve o kadın da bir olma/hamilelik/ doğan çocuktan bihaber olsa, o sancıyı çekmek ister mi? Bir şeylerin bizi üzmesinin sebebi de büyük bir sahnenin kısacık bir anına odaklı kalıp sonrasını görmememizden kaynaklanır. Tablonun bütünü hayırdır 🙂
Dileğinizi veya dileklerinizi kesinleştirip, netleştirdikten sonra oturup onları bir kâğıda yazın. Yazdıklarınız muhakkak şimdiki zamanda gerçekleşmiş halde olmalı. Mesela “ her ay xxx TL kazanıyorum ve işimi seviyorum. Çalışmak beni mutlu ediyor!” veya “ Evliyim ve mutlu bir yuvam var!” veya “ Beni geliştiren ve mutlu eden ruhsal deneyimler yaşıyorum!” veya “ Hayatımı özgürce sürdürebilecek tüm donanıma sahibim!” veya “ xx model arabamı hayatımı kolaylaştırmak için kullanmaktan mutluyum!” gibi.
Dolunay Hava elementinde olduğu için dilek ve niyetinizi çalışmaya başlamadan önce en az üç kez sesli bir şekilde okuyun. Kulaklarınız okuduklarınızı duysun, içiniz hissetsin. Ardından çalışmaya başlayabilirsiniz.
Çalışma: Dolunay saatinden 10 dakika önce çalışmaya başlayacağız, yani saat 04.34’te. Çalışmada rahat bir şekilde yere uzanabilir veya bağdaş kurup oturabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp yavaş ve derinden nefes alıp vermeye başlayın. Dikkatinizi bir süreliğine nefesinize verin. Zihninizin yavaş yavaş boşalmasına izin verin.
Şimdi dünyanın atmosferinim dışında bağdaş kurarak oturduğunuzu imgeleyin. Sağınız, solunuz sizin tanıdığınız, tanımadığınız sevenlerinizle dolu. Hep birlikte el ele olduğunuzu imgeleyin. Nefesinize odaklanın. Her nefes alışınızda kalbinize bembeyaz ışık dolduğunu ve her nefes verdiğinizde ise kalbinizden dünyayı sarmalayan bir ışık yayılsın. Sizinle birlikte el ele tutuşmuş tüm insanlarla birlikte nefes alıp verdiğinizi, hep birlikte bir olup dünyayı ışığınızla aydınlattığınızı imgeleyin. Tek nefes tek kalp atışı, büyük bir birlik! Hep birlikte dünyayı sevgi ile sarmaladığınızı imgeleyin. Birkaç nefes daha alıp verdikten sonra dileklerinizi zihninizden geçirin ve kalbinizden çıkan o bembeyaz saf ışığın yaratıcılığı ile dileklerinizin vücut bulduğunu imgeleyin. Kendinizi dileğinizi yaşarken imgeleyin.
Daha sonra evimiz yuvamız olan dünyamıza biraz daha ışık göndermeye devam edin. Işıl ışıl aydınlandığını imgeleyin. İçinizden teşekkür edin ve gözlerinizi açın. Hemen yerinizden kalmayın biraz öylece huzur içinde kalın. Daha sonra dileklerinizi yazdığınız kâğıdı yakın gitsin.
Sözün özü; bu tür çalışmaları dikkatimizi ve odağımızı artırmak için yaparız. Gücümüze, saflığımıza ve temizliğimize, vicdanımıza güveniyorsak, içimizden geçirmemiz bile yeterli olacaktır.
Bu gece (21 Ağustos 2013 türkiye saati ile saat 04.44’te ) buluşmak üzere…
Sevgiler
Yurda Hal
Dilek ve Niyet için Kova Burcu Mavi Dolunay- Meditasyon daveti
21 Ağustos 2013 saat 04.44’te gerçekleşecek olan Dolunay özel bir güce sahip. Bu yüzden derinden ve içtenlikle istediğimiz dileklerimizin gerçekleşmesine yardımcı olur. Enerjimizi ve konsantrasyonumuzu artırır. Kova burcu enerjisi özellikle hep birlikte yapılacak çalışmalar için çok uygun olacaktır.
Ben Dolunay saati uyanık olacağım buradan, Facebook ve Twitter’dan bana eşlik etmeyi arzu eden arkadaşlarımla birlikte bir Dolunay enerji birlikteliği çalışması yapacağım. Katılmak isterseniz, evinizden olduğunuz yerden bu çalışmaya katılabilirsiniz. İster dua, ister meditasyon, ister namazla katılabilirsiniz. Sadece dileklerinizi de dile getirebilirsiniz. Önemli olan bir arada olmamız. Çalışmanın detaylarını yarın akşam saatlerinde buradan paylaşacağım.
Katılmak isteyen tüm dostlarım davetlidir. Dilerseniz katılmayı arzu edebileceğini düşündüğünüz sevdiklerinizle de paylaşabilir, onları da bu çalışmaya davet edebilirisiniz.
21 Ağustos saat 04.44’te sabaha karşı buluşmak üzere.
Sevgiler
Yurda
21 Ağustos 2013 saat 04.44 Kova Burcunda Dolunay (Mavi Ay)
Uyuyan Güzel masalını bilirsiniz. Kral yeni doğan dünyalar güzeli kızının şerefine bir davet verir. 12 periyi bu davete çağırır, ancak 13. periyi çağırmaz. 12 peri kıza güzellikler hediye ederken 13. Peri gelir, davet edilmediği için kızın 15.yaşgününde öleceğini söyler. Daha sonra insafa gelen bu peri, ölümü uzun bir uykuya çevirir. 13. peri istenmeyendir, karanlık ve bilinmeyendir.
Erkek egemen sistemin temelinde 12 sayısı önemli bir rol oynar. Eril sembol Güneş, yılı temsil ederken; dişil sembol Ay, ayları temsil eder. Oysa kullandığımız takvimin içinde bir yılın içinde zaman zaman 13 Yeni Ay ya da 13 Dolunay olur.
13 sayısının uğursuzluğu da bu sistemin bir parçasıdır aslında.
Bir yıl içerisinde aynı burçta iki kere Dolunay gerçekleştiğinde Mavi Ay gerçekleşmiş olur. Mavi Ay ile Lilith’in birbirine benzer özellikler taşır. Her ikisi de toplumda kadının yok sayılan yönleri ön plana çıkarır. Erkek egemen toplumda, kadının kabul gördüğü özelliklerin dışında kalan her şey buraya aittir. Mavi Ay’ın anlamı toplumdan topluma, coğrafyadan coğrafya değişir bu yüzden. Yasaklı dişil enerjidir o. Kullanılmasına izin verilmeyen güç potansiyeli. Oysa, bu güçtür aynı zamanda çocuklarını zarardan koruyan, sevdiklerini himayesi altına alan, dış dünyaya karşı savunan dişil taraf. Açıkçası, ihtiyaç anında, her şeye rağmen ortaya çıkan bir dişi enerji var burada.
Masalda 15. yaş kavramı da sembolik olarak Dolunay’a işaret eder. Daha Dolunay’ın hemen ardından başlayan evreyi tanımlar. Bilirsiniz, Dolunay bizim topraklarımızda “ayın on dördü” olarak ile tanımlanır. “Ayın on dördü gibi” dendiğinde, parlayan, ışıldayan kastedilir. Masaldaki 15 inci yaş da en dikkat çeken, en parlak dönemi sembolik dille anlatır.
Bu yüzden Mavi Ay genel gidişata aykırı bir enerjidir. Hele hele Kova burcunda gerçekleşmesi, onu daha da aykırı ve dikkat çekici kılmaktadır.
Dolunay demek, Ay’ın Güneş’in karşısında tüm ihtişamıyla durabilme gücünü anlatırken, bir de Mavi Ay olması içinde baskı altında olmanın, ezilmişliğin ve dışlanmışlığın, kabul görmemenin de haykırışını da taşımaktadır.
Burada kadın/erkek, eril/dişil derken öncelikle kendi cinsiyetinize göre değerlendirmemenizi isterim. Yin-yang enerjisi her birimizin içinde mevcut. İster kadın olalım ister erkek, içimizde her iki cinsiyetinde izlerini taşıyoruz. Bu yüzden her birimiz bu Dolunay’la birlikte içimizdeki isyanın sesini duyabiliriz.
Mavi Ay özellikle içimizde biriktirdiğimiz, dışarıya çıkaramadığımız konuları ortaya çıkarmaya meyilli olacaktır. Hele bir de buna Kova enerjisini eklediğimizde, özgürleşme ve başkaldırma arzusu da bu duygularımıza eşlik edecektir.
Sadece bireysel değil, toplumsal anlamda da etkisi olacaktır bu Dolunay’ın. Bu yüzden genel anlamda yangına körükle gitmek yerine, düşünerek ve objektif hareket etmek gerekecektir. Kova burcunun isyankâr ruhu, bütünün ve birliğin adına çalışır. Kova enerjisi, birlik içinde özgür olabilmenin bilincinde, çeşitliliğin öneminin farkındadır. Kısacası bencilce çıkışlar yerine, bütünün içinde bireylerin hayrına hareket etmenin önemi vurgulanmakta bu Dolunay’da.
Bu yaklaşımı tüm ilişkilerimizde korumak önemli olacaktır. Gerek ikili ilişkilerimizde, gerekse dostluk ve arkadaşlık ilişkilerimizde her an bastırılmış duyguların yüzeye çıkabileceğini aklımızda tutmak gerekir.
Gökyüzünde zaten duygusal anlamda geleneksel ile yenilikçi yanlarımızın birbirini zorladığı, kalıplarımızın kırılmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Yengeç’teki Jüpiter ile Koç’taki Uranüs’ün karesinin sebep olduğu bu gerginlik her birimizi epey zorlamakta şu aralar.
Bu yüzden Mayi Ay fünyemizi çekmemize ve içimizdeki enerjiyi salmamıza sebep olabilir. Ancak kontrol bizim elimizde! Suların kabaracağını biliyorsak, baraj kurarak önlemimizi alabilir ve enerjiyi parçalara bölerek kullanabiliriz.
Benim genel olarak tavsiyem önümüzdeki üç gün süresince açığa çıkan duygularımızı, haykırmak istediklerimizi bir kenara not etmeliyiz. Sonra yeni hafta başladığında bu notlarımızı alıp okuyup tekrar gözden geçirmek ve çözüm yoluna gitmek bizim için daha kolay olacaktır . Dolunay enerjisinden uzaklaştığımızda daha rahat, daha kolay düşünebilir oluruz.
Hem kendimize, hem de çevremize karşı bilinçli olarak anlayışlı olmamız gerekiyor şimdi.
Peki, hiç mi iyi bir etki yok diye sorabilirsiniz… Tabii ki gökyüzünde Jüpiter-Satürn-Neptün arasında büyük su üçgeni var. Bu su üçgeni diğer göksel etkiler ne olursa olsun, vicdanımızla hareket etmeyi becerebildiğimizde bizi koruması altına alacaktır. Sezgilerimizin bizi doğru yönlendirmesini sağlayacaktır. Sezgilerin işitilmesi için ise, olumlu ve iyimser bakış açısından taviz vermemeli. Zihnimizi temiz tutmalıyız!
Gelelim burçların alacağı etkiye:
Lütfen hem öncelikle yükselen, ardından da burcunuza göre dikkate alın:
Koç: Arkadaşlık ve aşk ilişkisi kavramları gerginlik yaratabilir. İhmal edilen arkadaşların isyanı ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Çocuklarla da gerginlik ortaya çıkabilir.
Boğa: İşinizle yeterince ilgilenmediğiniz izlenimi yaratıyor olabilirsiniz. Problemlerinizi çözmek zorunda kalabilirsiniz. Ev-iş gerginliği.
İkizler: Özgürlük arzunuzun yakın çevreniz tarafından sabote edildiğini düşünebilirsiniz. Bilgilerinizi daha yüksek sesle haykırma ihtiyacı doğabilir. Özellikle hukuk alanında ya da yabancılarla yapılan işlerde var olan gizli sorunlar fark edilecektir.
Yengeç: Şanslı yılında olmana rağmen gergin bir dönemdesin. İkili ilişkiler alanında bazı değişim dönüşümler yaşamakta olabilirsin. Finansal anlamda benim-bizim kavramı öne çıkacak.
Aslan: İkili ilişkilere dikkat! Şartlar biraz zorlayıcı olabilir. Özellikle ilişkini riske atan konuşmalardan kaçınmalısın. Aynı durum ortaklıklar için de geçerli. Rekabet ortamı var!
Başak: Sağlık ve iş hayatında dikkatli olmak gerekiyor. İşi de sağlığı da ihmal etmemek gerek!
Terazi: Aşk hayatın, çocuklarınla olan ilişkiler ön plana çıkacak. Gereksiz gerginliklerden uzak kalmaya özen göstermek gerek.
Akrep: Aile içinde bazı gerginlikler olabilir. Geleneksek bakış açınızı sorgulayabilirsiniz.
Yay: Yakın çevre, akrabalar ve kardeşlerle olan ilişkiler ön planda. Bu alanlarda zorlanabilirsiniz. İfade özgürlüğü önemli olacak.
Oğlak: Finansal konular dikkat çekecek. Bugüne kadar göremediğiniz fırsatlar karşınıza çıkabilir.
Kova: Kendi değerinizin farkına varacaksınız. Bu sizin isyan etmenize değil, daha olgun bir yaklaşım sergilemenize sebep olursa iyi olabilir. Gizli kalmış yanlarınız açığa çıkabilir.
Balık: Farkındalığınız artacak ve gerçekleri daha iyi görebileceksiniz. Sağlığınıza dikkat etmelisiniz.
Sevgiler
Yurda Hal
Mavi Ay
Hiç yazasım yok! Bugün koşturmaktan yoruldum, ancak yine de bilgisayarın başındayım Çarşamba sabaha karşı gerçekleşecek Dolunay yazısı için. Bu Dolunay Kova burcunda gerçekleşen bir Mavi Ay. MAvi Ay’ların enerjisi biraz farklıdır .Biliyor musunuz, Mavi Ay dizisinde oynayan Cybill Shepherd’ın Güneş’i, Bruce Willis’in ise Ay’ı Kova burcunda:)
Yazı bitince buradan paylaşacağım.
Sevgiler
Yurda Hal
Affetmek ve Ay Takvimi
Affetmek
Af kelimesi hayatının içinde o kadar çok yer tutar ki… Zaman zaman varlığını inkâr edersin, affedecek ve affedilecek bir durumun yokmuşçasına… Zaman zaman ise sürekli affedemediğin kişilere odaklanırsın… Yalnız kaldığında affedemediklerini düşünürsün… Belki de birileri tarafından affedilmediğini düşünmekle meşguldür zihnin…
Affedilmediğini düşündüğün anlarda, zihnin egonun yardıma koşar ve haklı olduğunun konusunda seni ikna etmek için elinden geleni yapar. Ego yaşamak için zihni kullanır. Sana, seni haklı çıkarmak için birçok gerekçe sayar ve sana bu gerekçelerin sonunda, yine affedilmeyi beklediğin bir durumu, affetmen gereken bir duruma dönüştürür.
Kısacası bu af meselesini ne kadar evirip çevirsen de sonunda çözüme ulaşmak için kendinle baş başasındır. Kendi iç hesaplaşmanla, kendi iç sesinle, duygularınla, anılarınla baş başasındır. Zihnin sana geçmişte yaşanan bir sahneyi defalarca perdede oynatır. Defalarca senin mağdur ve haklı olduğuna ikna edebileceği bakış açılarını arar, bulur ve karşına çıkarır. Sonunda onun oyununa, tam olarak inanmıyor olsan da, vicdanın hala huzura kavuşmasa da, yenik düşersin. Onun sana sunduğu sanal gerçekliği kabul edersin. Bu kabulleniş, tuhaf bir durumdur. Affedip, affedilmeyi beceremediğin dış dünya kaynaklı boyun bağının iplerini, egonun eline vermiş olursun. Kendi kendinin yalancısı olmaktan başka bir şey değildir bu.
Af süreci kolay değildir. Bir ilişki kalıbında kendini haksızlığa uğramış hissetmek yorucudur. Genelde bedensel efor gerektiren işlerden kaçınmaya yatkın olmana rağmen, zihnini meşgul eden, mağdur rolünü zevkle benimseyip, seni yormaktan kaçınmayan zihnin, hep hesap kitap peşindedir. Seni asıl yoran şey zihninin içinde dönen senaryolardır, hele o affedemediğin senaryoların rolü çok büyüktür. Etinin yorgunluğunu kolay atlatırsın. Zihin yorgunluğu ise çökertir adamı.
Çabucak affeden insanların gamsızlığını düşünürsün… Onları gamsızlıkla suçlarsın. Daha doğrusu zihnin sana bu direktifi verir. Oysa “gamsız” dediğin, belki de yoluna pürüzsüz devam etmenin formülünü bulmuş insandır. Yolda ayağının takıldığı taşları cebine doldurup ağırlıklarla ilerlemeyen insandır. O, kısa dönem, uzun dönem hafızasını temizlemiştir.
Affederek de, affetmeyerek de hayat devam eder. Her iki yol da yanlış değildir, her iki yolunda mutlak doğru olmadığı gibi. Önemli olan ayrım, yola ağır aksak devam etmek isteyip istemediğindir. Cebinde taşlarla yürümek ya da karşına çıkan sorunları yerinde halledip yoluna devam etmek… Karar senin… Karar sana ait.
Vicdan
Affetme sürecinde temel karar vicdana aittir. Gerçekten affettiğinde vicdanın rahattır ve sana yük olmaz. Vicdanının sesini duyabilmen, onun verdiği kararı uygulayabilmen için zihnin sakin, karmaşalarından kurtulmuş, sana hizmet eden konumunda olmalıdır. Seni karmaşaya sürükleyen zihin senin efendin olur, sen ona hizmet edersin. Bu yüzden ona, senin onun değil, onun senin bir parçan olduğunu hatırlatmalısın. Bu hatırlatma süreci, tamamen karışmış yün çilelerini sabırla ayırıp ayıklamaya benzer. Gerçekten de, her gün 30 dakika karışmış yün çilelerini ayırıp ayıklamaya başlarsan, zihnin yavaş yavaş dinginliğe kavuşur. Sebat gerektiren bu çalışma zihnin dizginlerini elinde tutmana yardımcı olacaktır. Ayrıca namaz, meditasyon, yoga ve dua da zihnin sükunetini sağlayan çalışmalardır. Zihnin sakin olması, ruhun terazisi olan vicdanınla bir olmanı sağlar.
Zihin
Ruhunun terazisi, ruhunun sesi olan vicdanını duyabilmek için zihninin dinginliği gerekli. Zihin dinginliğine ulaşmak için bedeninin de ihtiyaçlarını yerine getirmen bu yolda senin işini kolaylaştıracaktır. Beden sağlığını koruyamadığında, duyguların dizginlerinden kurtulmuş atlar misali, istedikleri yöne hareket ederler. Duygularını kontrol edemediğin zaman, zihnini uzun süreli kontrol altında tutman mümkün olmaz. Duygular seni sağa sola savurup, kâh yerlere vurup, kâh göklere çıkarırken sen de adeta lunaparkta bir roller coaster’e emanet, kontrol dışı kalırsın.
Beslenme
Doğru beslenme, duygu dünyanı düzenlemene yardımcı olacaktır. Bu yüzden bedeninin ihtiyaçlarını önemse. Öncelikle sezgilerine güven. Bir şey yerken içinde ufacık olsun bir endişe beliriyorsa, bir şeyler yanlış gidiyordur. Yalnızca iç sesin, sana ihtiyacın olanı her zaman fısıldar. Ayrıca bedensel beslenme sadece yemek yemekle sınırlı değildir. Bazen, mesela oruç gibi, yememek de bir beslenme çeşididir. Beden egzersizleri, açık havada vakit geçirmek, doğayı kucaklamak, kahkaha atmak, ağlamak, cinsel hayatın doyumu, kişisel bakım… Bunların her biri bedenini besler. Hepsi gereklidir.
Bedenindeki her gram gereksiz yük, seni iç terazinden uzaklaştırır. Burada bahsettiğim gramın görsel bir ölçüsü yoktur. Kendini iyi hissettiğini gerçekten kabul edeceğin kiloda olman önemlidir. Kendinle barışık olman önemlidir.
Egzersiz yapmaya çok vakit ayıramayacağını düşünebilirsin. Yine de Tibet’in Gençlik Pınarı kitabındaki beş temel hareketi yapacak vakti bulman zor olmayacaktır. En azından haftada üç kere otuz dakika bile olsa yürüyebilirsin. Evinin temizliği için biraz daha zaman harcayarak bile bedenine faydalı olursun.
Beslenme konusunda ise tavsiye edilen birçok yöntem var, muhakkak sana uygun bir yöntem bulabilirsin. Ya da benim yazdığım Ay Taktikleri kitabımdan faydalanabilirsin. Bir sisteme bağlı olmak da şart değil, asıl önemli olan kendi iç sesini dinlemek olacaktır. Sofradan tok kalkma mesela, son lokmaların bedenini ağırlaştırmasına izin verme!
Önce sen kendinden memnun ol. Bırak dış dünyayı, onlar seni değerlendirirken, genellikle senin kendine baktığın gibi bakarlar.
Bedenin sağlıklı olduğunda zihninin sana kurmaya hazırlanabileceği kumpasları daha kolay fark edersin.
Ruhsal dinginlik
Bedenini ve zihnini kendi denetiminde tutmayı başardığında, vicdanının sesi yükselecektir. Onun sesini duymaya başladığında aldığın kararlar, yaptığın işler, davranışların senin sırtına yük olmayacak, seni yükselten basamaklara dönüşecektir. Burada bahsettiğim yükselme, tek yönlü bir yükselme değil, kendi merkezinden, var olabileceğin her alana doğru genişlemek gibi düşünebilirsin. Bu yükseliş ile birlikte, ruhun da dinginliğe ulaşmaya başlayacaktır.
Ruhun dinginliğe ulaştıkça tüm yaşantını hem merkezden dışarıya, hem de dışarıdan merkeze doğru izleyebilirsin. Olayların içinde her birini tüm duygularınla yaşarken, merkezini yitirmeden gözlemci olabilme ayrıcalığına kavuşursun.
Ay Takvimi
Dolunay’dan Yeni Ay’a kadar
Affetme ve affedilme süreci bir durumun sonlanması ve yeni temiz bir hale geçiş aşamasıdır. Bu yüzden ben affetme çalışmalarıma Dolunay zamanı veya Dolunay Yeni Ay süreci arasında başlarım. Sen de Dolunay’la birlikte başlayan süreci affetme çalışmaların için kullanabilirsin.
Affetme çalışması için birçok teknik var. Biraz araştırırsan kendine uygun bir teknik bulman çok kolay olacaktır. Zaten affetmeye niyetliysen, muhakkak ihtiyacın olan çalışma karşına çıkar. Ardından yapman gereken senin için Dolunay’dan yeni Ay’a kadar olan süreçte en doğru çalışma zamanını belirlemek olacaktır. Ay küçüldükçe içinde taşıdığın yük de küçülecek ve onunla birlikte eriyip gidecektir. Tıpkı uzun bir kışın ardından güneş ışınları altında eriyen buzlar gibi akacak ve yok olacaktır yükün.
Eğer daha detaylı bir çalışma yapmak istersen o zaman Dolunay’ın hangi burçta olduğuna da dikkat edebilirsin. Burcun anlattığı temalarla uyumlu olan konularda af çalışması daha etkili olacaktır.
Burada kısaca hangi burçta hangi konuların ön plana çıktığını sıralayacağım. Sen de durumunu değerlendirip uygun Dolunay’ı seçebilirsin. Tabii ki böyle bir takvime bağlı kalmak beklemeyi gerektirecektir. Hemen harekete geçmek istiyorsan burcu dikkate almadan çalışmaya yaklaşan ilk Dolunay’da başlayabilirsin.
Dolunay Koç: Kendini affetme ( güç, hırs ).
Dolunay Boğa: Kendini affetme (maddesel bağımlılık veya kopukluk, madde ile ilgili doğru ilişki kuramama).
Dolunay İkizler: Kendini affetme. Kardeş, akraba komşuluk ilişkilerinde affetme.
Dolunay Yengeç: Kendini affetme. Ebeveynleri affetme, babayı affetme, aileyi affetme
Dolunay Aslan: Kendini affetme. Çocukları, sevgiliyi affetme
Dolunay Başak: Kendini affetme. İş arkadaşlarını, beraber çalıştıklarını affetme.
Dolunay Terazi: Kendini affetme. Eşini, ortağını affetme. Rakibini, düşman gördüğünü affetme.
Dolunay Akrep: Kendini affetme. Ölüp gideni affetme. Acı çektirip dönüşmene sebep olanı affetme.
Dolunay Yay: Kendini affetme. Güvenini sarstığını düşündüğün insanları affetme.
Dolunay Oğlak: Kendini affetme. Anneni affetme. Üstlerini, patronunu affetme.
Dolunay Kova: Kendini affetme. Arkadaşlarını, senden desteğini çektiğini düşündüğün insanları affetme. Umudunu kırdığını düşündüğün kişileri affetme.
Dolunay Balık: Kendini affetme. Herkesi affetme. Hayatından sessiz sedasız çekip gideni affetme.
Fark ettiysen, en çok kendini affedebiliyorsun. Çünkü af sistemi senin kendinle hesaplaşmandan başka bir şey değildir. Senin içinde olup biter her şey. Öncelikle insansın, tabii ki hata da yapacaksın. İçinde yaşadığın dünyadaki herkes öncelikle insan, tabii ki hata da yapacaklar. Ancak sen kendinden ve yaşadıklarından sorumlusun. Kendini affet. Hata yapma olasılığın olduğunu kabul et. Kendini olduğun gibi sev…
Affetmeyi öğrendiğinde dik yürümeye, gülümsemeye ve mutlu olmaya başlarsın. Hayatın daha kolay akar, sever, sevilirsin. İşlerin açılır, bereketin çoğalır, çünkü dünya herkese kucak açar, ancak sadece gülümseyerek bakanlar bunu fark ederJ
Sevgiler
Yurda Hal
17-23 Haziran 2013 süresince tüm Haftayı etkisi altında tutan Gökyüzü Hareketleri
17-23 Haziran 2013 süresince tüm Haftayı etkisi altında tutan Gökyüzü Hareketleri:
Uranüs ve Neptün arasındaki zorlayıcı kare hafta başı Ay ile Hafta sonu ise yine Ay ve Güneş arasındaki Dolunay ile tetiklenmiş halde olacak. Bu etki her birimizi daha hareketli, değiştirip dönüştürmeye meyilli, ani çıkışlar yaşamaya yatkın kılıyor. Hafta başı uzlaşmacılığı arzu ettiren Ay Terazi etkisi, hafta sonu Dolunay ile birlikte zorlayıcı bir hal alabilir. Aynı zamanda Hafta sonu gerçekleşecek olan Dolunay, içinde bulunduğumuz zorlu sürecin anlama ve aydınlanma noktası olabilir. Özellikle ülkemizin astroloji haritasındaki temel aksları da etkisi altına alan bu açılar, itici güce dönüşen zorlayıcı bir etki yaratabilir.
Fonda bu enerjiler hâkimken, daha güncel ve daha hayatın içinde deneyimleyeceğimiz etkiler de aşağıdaki gibidir.
Günlük açı etkilerini aşağıda daha detaylıca bulacaksınız.
Sağduyunun yüksek olduğu, konuşmadan önce düşünmeyi kendimize görev bileceğimiz bir hafta olmasını diliyorum.
Sevgiler
Yurda Hal
Seminer Duyurusu – Önümüzdeki bir yıl süresince şansımızı artıracak olan Jüpiter’in bize neler sunacağını bilmek istiyorsanız, bu seminer tam size göre: http://astroistanbul.com/2013/06/14/jupiter-yengec-burcunda-seminer-duyurusu-20-haziran-2013-saat-20-00/
17 – 23 Haziran 2013 haftasının gün gün astrolojik etkileri ve gün gün olumlamaları
Bölüm 1 Astrolojik Etkiler:
Pazartesi: Ay Terazi’de empati kurmaya gayret etme ve uzlaşmacı iletişim zamanı.
Mars sekstil Uranüs açısı saat 18.19 ‘da etkisi iki gün: Bedensel enerji yüksek. Özellikle sivri dilli olmaya ve hazırcevaplığa yatkın bir enerji var. Yazmaya yöneltilirse saatlerce yazabilir, zihinsel anlamda üretebiliriz. Konuşmadan önce biraz soluklanıp düşünmekte yarar var.
Ay Terazi kare Plüton Oğlak açısı saat 23.19’da etkisi tüm akşam ve gece: derinlerde bastırılmış duygular gün yüzüne çıkabilir, yersiz ifadelere dönüşebilir ve keyfimizi kaçırabilir. Dinginliğin bilinçli bir şekilde korunması gereken bir süreç olduğundan, kontrollü davranmak ve bununla beraber istikrarımızı korumak iyi olacaktır.
Salı: Ay Terazi’de empati kurmaya gayret etme ve uzlaşmacı iletişim zamanı.
Ay Terazi karşıt Uranüs Koç açısı saat 02.23’te ve etkisi gece yarısından sabaha kadar: Empati kurmak ile kendi beklentilerimizi dile getirmek arasında kalabiliriz. Gerginlik var ve zorlayıcı etkiler iş başında. Yeni ve beklenmedik gelişmelere açık etkiler var. Özellikle ikili ilişkilerde daha dikkatli olmak gerekiyor.
Ay Terazi üçgen Mars İkizler açısı saat 02.49’da ve etkisi sabaha kadar: Eğer yukarıdaki etkinin gerginliğinden bu açının etkisini ayırabilirsek, kendimizi son derece güçlü ifade edebileceğimiz bir sabah yaşayabiliriz. İçimizdeki liderlik potansiyelini dış dünyaya aktarabiliriz.. Ancak yukarıdaki açının etkisinden kurtulamazsan. Kırıcı, sivri dilli ve çekilmez olabiliriz.
Ay Terazi kare Venüs Yengeç açısı saat 14.05’te ve etkisi tüm öğleden sonra: Gereksiz kıskançlıkların ve takıntıların ilişkilerimiz üzerinde zorlayıcı bir etkisi olabilir. Uzlaşmacı olmak yerine, sürekli kendi ihtiyaçlarımızı tekrar eden ve yıpratıcı bir enerjinin etkisinde kalabiliriz.
Ay Terazi kare Merkür Yengeç açısı saat 17.34’te ve etkisi tüm akşam: Konuşmadan önce birkaç derin nefes almalı, düşüncelerimizi tartmalı ve onları kırıcı olmaktan arındırmalıyız. Farkında olmadan kalp kırabiliriz. Yanlış anlaşılmalar çok yoğun yaşanabilir.
Çarşamba: Ay Terazi’de – 09.38’den itibaren Ay Akrep’te (Çiçeklerimizin suya ihtiyacı var)
Dikkat ! 06.55 -09.38 arası boşlukta: Sadece elinizdeki işlere odaklanın ve yeni bir işe başlamayın.
Tüm gün özel ve güzel enerjilerle bezeli!
Ay Terazi üçgen Güneş İkizler açısı saat 06.14’te ve etkisi öğlene kadar: Güzel ve uyumlu enerjiler devrede. Özellikle kadın erkek ilişkileri üzerinde olumlu etkiler var. Kendimizi bireysel anlamda da gayet iyi hissedeceğiz, Işıltılı, yapıcı ve şanslı etkiler hepimizi etkisi altına alacak. İfademiz güçlü, sözlerimiz yapıcı ve akıcı olacak.
Ay Terazi üçgen Jüpiter İkizler açısı saat 06.55’te ve etkisi öğlene kadar: Yukarıdaki etkiye bir destek de Jüpiter’den geliyor. Yeni fırsatlar karşımıza çıkabilir. Genel olarak şanslı etkiler var. Zorlandığımızı düşündüğümüz konulara şimdi el atarsak, düşündüğümüzden çok daha başarılı olabiliriz. Evrenin desteği bizimle olacak.
Ay Akrep kavuşum Satürn Akrep açısı saat 18.20’de ve etkisi gece yarısına kadar: Akşamüstü konular değişiyor. Ciddiyet ve kararlılık gerektiren konular ön planda olacak. Sabır ve organize olmayı gerektiren, derinlemesine konsantrasyona ihtiyaç duyduğumuz işere eğilmeliyiz. Sağlığımızı riske atacak girişimlerden ve aşırı yorgunluktan uzak durmalıyız. Özellikle kan şekeri ile ilgili problemi olan arkadaşlar, sık sık yemek yemeyi kendilerine bugün bilinçli bir şekilde hatırlatsınlar, çünkü kolaylıkla bir şeyler atıştırmayı unutabilirler.
Ay Akrep üçgen Neptün Balık açısı saat 18.44’te ve etkisi gece yarısına kadar: Yukarıdaki Ay Satürn açısına Neptün’den bir destek geliyor. İlahi güçlerin rüzgârı yelkenimizi dolduracak, eğer biz de hedefimizi belirlemişsek bu akşam dualarımız, dilek ve niyetlerimiz karşılığını bulacaktır. Ancak bir amaca odaklanmazsak bu enerji bizi serseme çevirebilir.
Güneş ikizler kavuşum Jüpiter İkizler açısı saat 19.10’da ve etkisi yaklaşık iki gün öncesinden başlar ve iki gün sonrasına sarkar: Evet akşam saatlerinin son desteği de Güneş ve Jüpiter’den geliyor: saat 19.10’da her şeyi bir kenara bırakıp dilek ve niyetlerimize odaklanalım. Yılda sadece bir kez gerçekleşen Güneş Jüpiter kavuşumu, gönülden istediğimiz her şeye destek bir enerjiye sahiptir.
Perşembe: Ay Akrep’te (Çiçeklerimizin suya ihtiyacı var)
Dikkat! Ay saat 22.16’dan itibaren boşlukta: Sadece elinizdeki işlere odaklanın ve yeni bir işe başlamayın.
Ay Akrep sekstil Plüton Oğlak açısı saat 03.36’da ve etkisi sabah saatlerinde yoğun: İçimizde, derinlerde gizlediğimiz duygular gün yüzüne çıkıyor. Ruhsal anlamda bir dönüşüme hazırsak eğer, şimdi korkularımızla yüzleşerek onları cesarete dönüştürüp yenilenebiliriz. Ancak korkumuza yenik düşersek bu güçlü ve dönüştürücü enerjinin bize kendimizi huzursuz rahatsız hissettirmesine izin vermiş oluruz.
Ay Akrep kavuşum Kuzey Ay Düğümü Akrep açısı saat 12.50’de ve etkisi akşam saatlerine kadar: Şimdi özellikle cesaret edemediğimiz, ancak yapmayı çok istediğimiz konulara odaklanalım. Cesaretimizin artıp, dönüştürücü potansiyelimizin devreye girmesi için ruhsal çalışmalar yapalım.
Ay Akrep üçgen Venüs Yengeç açısı saat 21.48’de ve etkisi tüm gece sürecek: Aşk ve sevgi açısı. Romantik, tutkulu ve yoğun duygular devrede. Hayatınızda bir ilişki varsa, hemen bu akşam için baş başa romantik geçirebileceğiniz bir program yapın; yoksa tam saat 21. 48’de en kısa zamanda sizin mutluluğunuzu artıracak, hayatınıza neşe ve renk katacak, aşk dolu bir birlikteliğe niyet edin!
Cuma: Cuma Ay Akrep – Saat 11.30’dan itibaren Ay Yay (İyimserlik hâkim)
Dikkat! Ay saat 11.30’a kadar boşlukta: Sadece elinizdeki işlere odaklanın ve yeni bir işe başlamayın.
Merkür Yengeç kavuşum Venüs Yengeç açısı saat 05.56’da ve etkisi tüm gün sürecek: Akıcı ve keyifli bir iletişim var. Tatlı sözlerin belirgin olduğu bir gün yaşayabiliriz. Özellikle aile ve ilişkilerde yapıcı konuşmaların olumlu etkileri hissedilecek.
Güneş Yengeç burcunda – saat 08.03’ten itibaren ve bir ay burada kalacak: Genel olarak duygu dünyamız daha yoğun ve elle tutulur bir kıvam alacak. Sezgilerimiz bize yol gösterecek. Ancak kırılgan ve aşırı savunmacı bir dönem olduğunu da söyleyebilirim. Güneş Yengeç burcuna geçiş anı yaz dönencesidir ve güzel günleri müjdeler. Özellikle saat 08.03’te yapacağımız dua ve meditasyonlar da bolluk, bereket, yuva, aile ve ülke huzura yönelmek ve dilemek için çok uygundur. Zaten birkaç gün sonra Jüpiter’e girecek Yengeç burcu da bizim niyetlerimizi gerçekleştirmek için ihtiyacımız olan iyimserliği ve gücü de bize sunacaktır. Dönence zamanı tüm dünyada birçok meditasyon ve dua çalışmaları yapıldığı için, bu saatte yapılan tüm ruhsal çalışmalar büyük bir birlikteliğin içinde gerçekleşecektir.
Ay Yay kare Neptün Balık açısı saat 20.04’te ve etkisi tüm gece sürecek: Sebepsiz yere beliren iç sıkıntılar, adını koyamadığımız hüzün bu akşama eşlik edebilir. Bunun geçici bir etki olduğunu hatırlayıp, kendimizi huzurlu ve dingin hissetmenin yollarını aramalıyız.
Cumartesi: Ay Yay – (İyimserlik hâkim)
Ay Yay üçgen Uranüs Koç açısı saat 07.08’de ve etkisi öğlene kadar: Yeni ve çarpıcı fikirlerin zamanı. Hayal gücümüz ile yaratıcılığımız el ele vermiş iş başındalar. Ani kararlar verebilir, beklenmedik davranışlar sergileyebiliriz. Biraz uçuk, kaçık, biraz marjinal olacağımız için duygularımızı kontrol altında tutmak kolay olmayacaktır.
Ay Yay karşıt Mars İkizler açısı saat 12.14’te ve etkisi tüm öğleden sonra: Her türlü etki ve tepkinin hızlı olacağı bir sabah. Aniden sinirlenebilir, sivri dilli olabiliriz. Kavgadan ve tartışmalardan uzak durmaya çalışmalıyız. Kaza ve kavga potansiyeli güçlü olduğundan, her hareketimizi ve sözümüzü düşünerek aktarmalıyız.
Pazar: Ay Yay’da – Saat 11.08’den itibaren Ay Oğlak’ta (ciddiyet ve sorumluluk duygusu hakim)
Dikkat! Ay saat 10.08 -11.08 arası boşlukta: Sadece elinizdeki işlere odaklanın ve yeni bir işe başlamayın.
Ay Yay karşıt Jüpiter İkizler açısı saat 10.08’de ve etkisi öğleden sonraya kadar: Büyük ve ütopik beklentilerimizin yerini daha mantıklı ve elle tutulur dileklere dönüştürmeliyiz. Gerçekçi olmak hayal kırıklıklarından koruyacaktır ve bize faydalanabileceğimiz avantajları görmemizi sağlayacaktır.
Ay Oğlak karşıt Güneş Yengeç açısı (DOLUNAY) saat 14.32’de ve etkisi tüm öğleden sonra yoğun: Kesinlikle diyete başlamak için veya terk etmek istediğimiz alışkınlardan kurtulmak adına ilk adımı atmak için çok uygun. Ayrıca aşağıdaki iki açı da bu konuda bizi destekleyecek güçteler.
Bunun dışında Dolunay sebebiyle ruhsal ve duygusal anlamda gerginlik hissedebiliriz. Duygularımız yeterince ifade bulamayacağımdan, mantığın gölgesinde kalacağından, duygusal iletişimden uzak durmaya çalışmalıyız.
Ay Oğlak sekstil Satürn Akrep açısı saat 18.58’de ve etkisi gece yarısına kadar: Sabır gerektiren, meşakkatli işlerimizle ilgilenebiliriz. Bizi zorladığını düşündüğümüz konularla ilgilenirsek, aşağıdaki açı işlerimizin rast gitmesine ve hızlı ilerlemesi yardımcı olacaktır.
Ay Oğlak sekstil Neptün Balık açısı saat 19.27’de ve etkisi gece yarısına kadar: Ruhsal desteği hissedeceğimiz, ilahi gücün işlerimize el attığını hissedeceğimiz saatler. Dua etmek, meditasyon yapmak için çok uygun. Dilek ve niyetlerimiz üzerinde olumlu etkisi olacaktır.
Bölüm 2 : Her günün gökyüzü etkisine göre özel olumlaması:
Pazartesi: Sen ve Ben Bir’iz!
Salı: İlişkilerimde uyumu ve zarafeti deneyimliyorum!
Çarşamba: Her gün yeniden doğuyor, ruhsal ve bedensel olarak yenileniyor, tazeleniyorum!
Perşembe: Kendi deneyimlerimi yaşamaya ve kendimi daha iyiye dönüştürmeye hazırım!
Cuma: Ne dilersem gerçekleşiyor, bu yüzden hem kendi, hem de bütünün hayrına tüm niyetlerim!
Cumartesi: Ben dünyanın bir parçasıyım ve üzerinde var olan tüm din, dil, ırk ve kültürleri anlamayı, bir olmayı seçiyorum!
Pazar: Kendi hayatımı yönlendirme gücüne sahibim. Çalışkan, güçlü ve başarılıyım!
Güzel bir hafta diliyorum!
Yurda Hal
Ay Başak Burcuna Geçiyor
Yaratıcı düşünme potansiyelimizi canlandırmak, fikirlerimizi duygularımızla harmanlayıp pekiştirmek ve sözlü ifadelerimizi daha da akıcı hale getirmek önümüzdeki Pazar sabahı (16 Haziran 2013) çok kolay olacak.
Pazar sabah saatlerinde Başak burcundaki Ay ile Yengeç burcundaki Merkür hem birbirlerini karşılıklı ağırlıyor, hem de olumlu olan altmış derecelik açı ile birbirlerine bağlanıyorlar. Altmışlık açının olumlu deneyimlerinden faydalanabilmemiz için ona destek vermemiz gerekir.
Kısacası Pazar sabahını boş geçirmektense, mesela şunları yapabiliriz:
– İlişkilerimiz hakkında oturup konuşmaya ihtiyacımız varsa, karşılıklı duygularımızı zedelemeden konuşabiliriz.
– Yaratıcılığımızı zihnimizle, mantığımızla harmanlayıp üretken olabiliriz.
– Evin içinde yapmamız gereken işlere odaklanabiliriz.
– Bir haftalık yemek listesi çıkarıp, ön hazırlıklarını yapıp buzdolabına atabiliriz.
– Alıngan olduğumuz konuların üzerinden geçip, alınganlığımızın gerçeklerle bir alakası olup olmadığını sorgulayabiliriz.
– Ya da artık yandaş medyanın oyuncağı haline gelmiş televizyonumuzu süslemek için dantel bir örtü örmeye başlayabiliriz:)
Sevgiler
Yurda Hal







Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.