Evrene Bağlanmak
Hadi Bakalım
09 Nisan 2013 saat 20.00 Koç Burcu Yeni Ay Semineri – Astro İstanbul’da
09 Nisan 2013 saat 20.00 Koç Burcu Yeni Ay Semineri – Astro İstanbul’da
“Hiçlikte, bilgelikte
Bir ateşle başlamış her şey,
Önce kor, sonra alev topu
Heyecan,
Başlangıcı tetikleyen…
Duruldukça, soğudukça
Toprağa dönüşen…
Bir rüzgar esti,
Önce ılık, sonra
Soğuk…
İçini titreten…
Sular seller son şekli verdi
Hiçliğin bilgeliğine…”
Yurda Hal
10 Nisan saat 12.35’te Koç burcunda Yeni Ay gerçekleşecek. Her Yeni Ay beraberinde yeni başlangıçları ve yeni enerjileri getirir. Koç burcunda gerçekleşecek olan Yeni Ay’da böyle bir etkiye sahip. Ancak, Koç burcu Zodyak kuşağının ilk burcu olduğu için burada gerçekleşecek olan Yeni Ay’ın etkisi diğerlerinden çok daha yoğun bir şekilde yeni başlangıçları ve enerjileri destekliyor.
Salı Akşamı gerçekleştireceğimiz Yeni Ay seminerinde
– Bir Ay süresince hangi etkileri alacağımızı
– Yeni Ay etkilerini nasıl günlük hayatımıza aktarabileceğimizi
– Avantajlı ve zorlu dönemleri
– Aşk, kariyer ve sağlık açısından önümüzdeki ayın hangi temaları ortaya koyduğunu
– Hangi yeni başlangıçların, niyetlerin ve dileklerin ön planda olacağını
– Burç, burç hangi konuların, dilek ve niyetlerimizde hangilerinin baskın olacağını
Aktaracağım. Ayrıca bir yıllık sürecin başlangıcı kabul edebileceğimiz bu Yeni Ay’a uygun özel bir meditasyon yapacağız.
Seminer için kayıt yaptırmanız gerekmektedir. Kayıt ve adres bilgileri için astroistanbul@gmail.com adresine mail atabilir veya 90 533 492 57 47 no’lu telefonumuzu arayabilirsiniz.
Semineri hazırlayan ve sunan: Yurda Hal
Seminer tarihi ve saati: 09.04.2013 Salı, saat 20.00-22.00
Seminerin verileceği yer: Astro İstanbul – Bostancı
Seminer ücreti: 68,– TL dir.
25 Mar 2013 Ay Başak Burcunda ve Saat 14.45’ten İtibaren Ay Tüm Gün Boşlukta
25 Mar 2013 Ay Başak Burcunda ve Saat 14.45’ten İtibaren Ay Tüm Gün Boşlukta
Günün Genel Havası:
Çalışkan ve verimli bir gün geçireceğiz. Üretken olacak, detay gerektiren işlere odaklanabilecek gücü bulacağız. Aşırı detaycı ve konudan konuya atlayan biri olmamak için kendimizi kontrol altına almamız gerekebilir.
Başak burcu genel sağlığımız ile bağlantılı olduğu için ve Ay’da büyüyor olduğundan, aslında sağlık tetkikleri veya chek up için uygun bir gündeyiz.
Gündelik işlerimize eğilebiliriz. İlişkilerimizde duygusal olmaktan uzak olacağımız için, sorunlar hakkında konuşmak daha kolay olacaktır.
Saat 01.07 Ay Neptün Karşıtlığı gerçekleşecek ve etkisi yaklaşık öğle saatlerine kadar sürecek. Sebebini bilemediğimiz tuhaf duygularla uğraşmak zorunda kalabiliriz. Kafamız kolayca karışabilir. Ay’ın da Başak’ta olması sebebiyle, dağılmamaya özen göstermeli, bir işi bitirmeden diğerine el atmamalıyız. Duygusallığımızı kaleme almak ve ruhumuzu besleyecek uğraşlara yer vermek iyi olabilir. Mesela sabah erkenden kalkıp hoş ve dinlendirici bir müzik eşliğinde meditasyon veya yoga yapabiliriz.
Saat 08.37 Ay Merkür Karşıtlığı gerçekleşecek ve etkisi öğleden sonra saatlerine kadar sürecek. Ağzımızdan düşünmeden çıkan her söz, pişmanlık duymamıza sebep olabilir. Yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Kendimizi daha çok işimize vermeliyiz. İilişkilerimizde sükuneti korumak önemli.
Saat 13.01 Ay Satürn Sekstili gerçekleşecek ve etkisi akşam saatlerine kadar sürecek. Bizi zorlayacağını düşündüğümüz işlere el atabiliriz. Sabırlı ve dayanıklı olacağız. Bu açı kendi kendine harekete geçmez. Bu yüzden çalışkanlığımızı ortaya koymamız gerekir, bu sayede düşündüğümüzden çok daha verimli olabiliriz. Bizi mutsuz eden alışkanlıkları gözden geçirip onları değiştirmek için ihtiyacımız olan gücü bulabiliriz.
Saat 13.31 Ay Jüpiter Karesi gerçekleşecek ve etkisi akşam saatlerine kadar sürecek. Abartıdan uzak olmamız gereken bir öğleden sonra yaşayacağız. Gerçekleri sürekli göz önünde bulundurarak işlerimizi gerçekleştirmeliyiz. Dürüstlük ve oto kontrol başarıya giden yolda desteğimiz olacaktır.
Saat 14.45 Ay Plüton Üçgeni gerçekleşecek ve Etkisi akşam saatlerine kadar sürecek. En derinimizde sakladığımız gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Görmezden geldiğimiz duyguların bu kadar yüzeye yaklaşmaları, onları tekrar gözden geçirmemize yardımcı olacaktır. Belki de bu öğleden sonra kendimize biraz vakit ayırıp ortaya çıkan duygularımızı kaleme almalı ve onları dönüştürmenin yollarını bulmalıyız.
Sevgiler
Yurdâ Hal
Astroloji Danışmanlığı hakkında bilgi almak için tıklayınız: http://astroistanbul.com/haritaanalizi/
24 Mar 2013 Ay Aslan Burcunda ve Boşlukta 17:49 bu saatten itibaren Ay Başak Burcuna Geçecek.
24 Mar 2013 Ay Aslan Burcunda ve Boşlukta 17:49 bu saatten itibaren Ay Başak Burcuna Geçecek.
Günün Genel Havası:
Akşam saatlerine kadar daha sakin ve dingin geçirebileceğimiz bir gün yaşayabiliriz. Dinlenmek ve keyif aldığımız konularla ilgilenmek için bolca zamanımız olacak. Önemli işlerimiz varsa, onları akşam saatlerine bırakmak daha iyi olacaktır. Ayrıca akşam saatlerinde şifalı bir akşam banyosu ve ısırgan otu veya adaçayı ile hazırlanmış bir çay iyi gelecektir. Eğer istersek akşam saatlerinde Ay‘ın Başak burcunda olması sebebiyle önümüzdeki haftanın plan ve programını titizlikle hazırlayabiliriz.
Günün genelinde Önemli bir açı gerçekleşmeyeceği için, belirgin iniş ve çıkışlar yaşanmayacaktır.
Saat 15.16 civarında Aslan’daki Ay ufuktan yükselmeye başlayacak. Gurur burada bir saat kadar etkili bir duygu biçimi olarak karşımıza çıkabilir. Gereksiz alınganlıklardan kaçınmalı ve genel olarak sözlerimizin incitici değil, yapıcı olmasına dikkat etmeliyiz.
Sevgiler
Yurdâ Hal
Astroloji Danışmanlığı hakkında bilgi almak için tıklayınız: http://astroistanbul.com/haritaanalizi/
İz Bırakmak
İz Bırakmak
Doğduğun andan itibaren taklit etme yeteneğini kullanırsın. Önce anne, babanı daha sonra çevrendeki akrabaları, komşuları gözlemler ve onların davranışlarını taklit edersin. Zaman geçtikçe daha da ileriye gider öğretmenlerini, arkadaşlarını, medyada gördüklerini, sokaktaki insanların sana sunduklarını taklit edersin. Taklit ederek yaşama tutunmayı, hayatta kalmayı öğrenirsin. Taklit etmek, kopyalamak aslında bir hayatta kalma stratejisi.
Temelinde ise tamamen sana özel, hiç kimseninki ile kıyaslanamayacak bir algın vardır. Taklit ederek öğrendiklerin bu özel olan, sana ait olanın üzerine inşa edilir. Sonradan eklenen her şeyi, üzerine inşa ettiğin kendi temelin algılayacağı biçimde kullanır, uygular ve hissedersin. Bu yüzden, dışarıdan aldığın ve uyguladığın bu etkileri, asla onları öğrendiğin insanlar gibi taşıyamazsın.
Bu durumda karşını iki seçenek çıkar. Birincisi, doğduğun andan itibaren öğrendiklerini kendi temeline uygun bir şekilde dönüştürerek, öze uygun hale getirmektir. İkincisi ise özünü yok sayıp, taklit etmeye devam ederek, hayatı bir kopya karmaşası olarak yaşamak olacaktır.
İlk seçimi gerçekleştirmek için kendini tanımaya odaklanman gerekir. Özünde ne istiyorsun? Seni gerçekten SEN yapan nedir? Özünü keşfetmeden, öğrendiklerini dönüştürmen mümkün olmayacaktır. Kendini tanıyıp dönüşmeyi göze aldığında doygun bir hayat yaşamaya başlarsın. Dolu dolu yaşarsın. Dolu dolu yaşamak, mutluluğuyla, üzüntüleri ile iniş çıkışları ile macera dolu bir hayat yolculuğuna hazır olmak demektir. Kendine ait hayatın sorumluluğunu taşıma cesaretini gösterip, kendi hayatının kahramanı olduğunun farkına varmaktır. Kendi hayatının kahramanı olmak bütününde insanı mutlu eder. Bir kahraman zor anlarında verdiği mücadelelerden öğrendiklerini yeni tecrübelere dönüştürür. Beden yaşına bakmaksızın yaşı olmayan ruhunun sonsuz enerjisini hayatı boyunca kullanmayı bilir.
İkinci seçimi gerçekleştirmek göreceli olarak kolaydır. Dış dünyadan aldığın etkiler seni eğer, iter… Seni eğ-it-ime tabii tutar ve sen dış dünyanın sunduklarını yama gibi taşımaya alışırsın. Sen uyum sağladıkça destek görürsün… “ne kadar yetenekli, ne kadar iyi taklit yapıyor!” “aynı …. ‘ya benziyor!” gibi mükâfatlarla karşılaşırsın. Kabul görmenin, kalabalığın arasında kendi özelliklerini yok sayarak yaşamanın tatlı rehavetine kapılıp gidersin. Ancak tüm bunlar özünü ezer. O eğilmiş, itilmiş bir kenara atılmıştır. Özün, binlerce farklı kopyanın karmaşasından ortaya çıkan, kötü bir kopyanın silik silueti altında küçücük kalmıştır. Ancak ne olursa olsun, o (öz’ün) hep bir gün onun farkına varıp, özgür bırakman için kolları sıvayacağın günü bekler. Zaman zaman sana hatırlatmalar yapar. Mesela kendini mutlu hissetmen gerektiğini düşündüğün anda (çünkü gerçek olmayan yapay, taklit bir mutluluğun peşindesindir), o senin içini burkan, gerçek mutsuzluğu hissetmeni sağlayan, acaba yanlış bir şey mi yapıyorum dedirten bir sinyal yollar.
Dış dünyaya göre baktığında her şey mükemmel görünebilir. Belki çok önemli konumda, takdir edilen, saygın bir meslek sahibi olmuşsundur. Belki adının önünde birçok unvan veya mükemmel güzellikte bir evin veya çok hızlı bir araban vardır. Bu mükemmel görüntüye rağmen, her gün kalktığında işe giderken söyleniyorsan, hatta yataktan kalkmak istemiyorsan, bir şeyler yanlış gidiyordur. Özünü görmezden gelmiş ve sen SEN olmaktan çıkmışsındır aslında. Sürekli bir mutsuzluk içinde yaşayan, kısacık ve yapay mutlulukların kurbanı bir kopya (Sen olduğunu sandığın bir kopya) senin özünün üzerine çöreklenir ve senin yaşam alanını kullanır. Senin deneyim sahanı kullanır.
Bir toplum içinde yaşıyorsun, doğal olarak belirli bir düzeyde toplumla uyum içinde olacaksın. Ancak uyum içinde olmak, özü yitirmeyi gerektirmez. Doygun ve dolu dolu bir hayat yaşamanın yolu sadece çok para kazanmaktan, servet yapmaktan geçmez. Herkes mühendis, iş adamı, doktor, asker, sanatçı, futbolcu veya yaşam koçu olmak zorunda değil. Önemli olan, yaptığın iş ne olursa olsun, o işi seviyor olmandır. İşini yaparken, zamanın nasıl akıp gittiğini fark etmiyorsan, günün sonunda yaşadığın son yirmi dört saatin sonunda, yaptığın her ne olursa olsun huzur ve coşku karışımı bir duygu yaşıyorsan, vicdanın rahatsa, sen, SEN olmayı başarıyorsun demektir. Her iş, tanımı ne olursa olsun, hizmettir. Gerekli olmayan bir hizmet şekli yoktur ve her insan eşsiz ve benzersizdir. Dilenenden sanayicisine, doktorundan işçisine, tembelinden çalışkanına her insan sonsuz çarkın eşsiz bir dişlisidir. Uyum, insanlık çarkının her parçasının seninle aynı önemde olduğunu bilmektir.
İnsan ölüp gittiğinde bile, bıraktığı izlerle varlığını sürdürür. Her insan eşsizdir ve bedeni gitse de bıraktığı izin ruhu varlığını sürdürmeye devam eder. Her insanın adı, sanı öldüğünde yüzyıllarca anılmayabilir, ancak yine de o bir başarının altında bilinmeyen kahraman bir omuz olmuş ve dönüşümde gizli kalmayı kabul etmiş bir ruhtur. Omuz verip yükseltmeye, değişime destek olmayı başarmış bir ruhtur.
Özünün ne istediğini bilirsen ve onun sana kattığı eşsizliği fark edersen, sen, gerçek SEN olmaya başlarsın. Yaptığın iş, yaşadığın hayat nasıl olursa olsun “vasat” olmayacaktır. O ne biçmek istediğinin farkında ve bu yüzden ekeceği tohumları seçme cesareti gösteren, hasat dönemi ne ile karşılaşacağını bilen bir kahramanın hayatıdır.
Kısacası bu akşam sen de, ben de biraz düşünelim… Özümüzün farkında mıyız?
Kopya mıyız? Öz müyüz?
İyi geceler
Yurda Hal
Astroloji Danışmanlığı için tıklayınız: http://astroistanbul.com/haritaanalizi/
Balık Burcu Yeni Ay Semineri: 11 Mart Pazartesi saat 20.00
11 Mart 2013 saat 20.00’de Balık Burcunda Yeni Ay Semineri
11 Mart 2013 saat 21.50’de Balık Burcunda Yeni Ay gerçekleşecek. Bu Yeni Ay cömertliği, bolluğu, teslimiyeti, arınmayı ve özgürleşmeyi temsil ediyor.
– Yeni Ay ile başlayacak olan süreç hangi etkileri hayatımıza getirecek?
– Balık Yeni Ay’ı ve Ay Düğümleri ile gerçekleştirdiği üçgen ve sekstil açıların etkileri bize neyi anlatıyor?
– Kariyer noktasına kare açı atan Satürn’ün vurguladığı konular nelerdir?
– Yeni Ay’ın yükselen derecesi ile kavuşumda olan Satürn bize hangi kısıtlamaları getirecek?
– Neptün’ün de Balık burcunda olduğu bu Yeni Ay’ın ön plana çıkardığı Ruhsal ödevler
– Bu Ay aşk hanesinde yığılma gösteren gezegenlerin bize sunacağı artılar nelerdir?
– Bir ay süresince ön plana çıkacak olan konular, avantajlar ve zorluklar nelerdir?
– Hangi yeni başlangıçlar ve niyetler bu Yeni Ay tarafından destekleniyor?
– Burcunuza ve Yükseleninize göre bu Ay öne çıkan konular, dilek ve niyetler nelerdir?
– Dilek ve niyetlerinizi seremoniye dönüştürebileceğiniz çalışmalar hangileri olabilir?
– 27 Mart’ta Terazi burcunda gerçekleşecek olan Dolunay’ın etkileri neler olacak?
Veeee….. tabii heyecanla beklediğimiz Sabian Sembollerin anlattıkları…
Hepsini Yeni Ay seminerinde inceleyeceğiz!
Gelmekte olan bir aylık süreci bilmek, hayatınızı kolaylaştıracaktır. Ajandanızı planlamanıza yardımcı olacak bilgileri bu Seminerde bulabilirsiniz. Ayrıca Seminerin sonunda Balık Burcu Yeni Ay’ına uygun olumlama Meditasyonu yapacağız. Dilerseniz, meditasyon esnasında kuvars kristallerinizi programlayabilirsiniz. Kristalinizi yanınızda getirebilir veya geldiğinizde buradan, Astro İstanbul’dan temin edebilirsiniz.
Semineri sunan: Yurda Hal
Seminer Tarihi: 11.03.2013 saat 20.00
Seminer süresi: 20.00- 22.30 arası
Seminer ücreti: 68,—TL + %18 K.D.V.
Seminer Yeri: Astro İstanbul Bostancı – Adres detayı için mutlaka astroistanbul@gmail.com adresinden veya 0533 492 57 47’no’lu telefondan bilgi alabilirsiniz.
Seminer alanımız sınırlı olduğu için mutlaka astroistanbul@gmail.com adresinden veya 0533 492 57 47’no’lu telefondan kayıt yaptırmalısınız.
17 MArt’ta vereceğim Lilith Semineri hakkında bilgi almak için linki tıklayabilirsiniz: http://astroistanbul.com/2013/02/17/lilith-kadinin-diger-yuzu-seminer-16-haziran-cumartesi-saat-1300-1700-arasi/
Bugün Ay Terazi’de 28 Şubat 2013
Ay Terazi’de! Dün yazdığım “HAYIR” oyunumuza devam öyleyse.
Ayrıca bugün saat 10.36’da Plüton ile kare açı yaptıktan sonra Ay Boşlukta arkadaşlar. Ay boşlukta iken yapılan iş, söylenen söz, havada kalır denir astrolojide. Bu yüzden önemli işlere el atmak için uygun bir gün sayılmaz. Ancak Ay boşluktayken, dış dünyanın dikkatimizi dağıtmasına izin vermeden, kendimizi kaptırarak ve zamanın farkına varmadan bir konuya odaklanabiliriz. Ben genellikle Ay boşluktayken, zevk alacağım bir konuya odaklanmaya çalışıyorum.
Ay’ın boşlukta olması, Ay’ın içinde bulunduğu burçta başka bir gezegen veya ışığa yaptığı son açı ile başlayan ve Ay o burçtan çıkana kadar devam eden süreci ifade eder. Bununla birlikte klasik astrolojideki klasik açılar dikkate alınarak tespit edilir ve ikincil derece açılar kullanılmaz.
Ay boşlukta ilerlerken Balık burcundaki Merkür ( saat 21.56’da) ve Mars’a (yarın sabaha karşı 04.23’te) 150 derecelik açılar atacak. Bu da bizim akşam saatlerinde ve gece biraz daha gergin olmamıza, sebep olacak. Zihnimiz ilişkiler alanındaki problemlerin duygusal etkileri ile uğraşıyor olacak. Kısacası fazlasıyla düşüncelere dalabiliriz. Bugün ilişkilerimizi ve/veya ortaklıklarımızı düşünürken, hem kendimiz, hem de karşı tarafı anlamak için çaba sarf etmek, olayları tek taraflı görmemek, iyimseryanımıza sahip çıkmak daha doğru olacaktır.
En iyisi bu etkilere sahip olan geceyi ilişkilerimiz ile ilgili kurban psikolojimiz varsa, bunu kaleme almak olacaktır. İyisi mi, bu gece bir romantik komedi film seyretmek ve ilişkiler ile ilgili fazla detaylı düşüncelerden kaçınmak olacaktır! Film seyrederken abur cuburda abartıya kaçmayın. Geceyi etkisine alan Ay Mars 150 derecelik açısı abur cuburların kâbus olarak rüyalara dönüşmesine sebep olabilir!
Sevgiler
Yurda Hal
Ay Terazi’de 27 Şubat saat 15.02 ile 1 Mart Cuma saat 19.33 arası
Ay 27 Şubat saat 15.02 ile 1 Mart Cuma saat 19.33 arası Terazi burcunda küçülen fazda olacak.
Ay’ın 28 Şubat saat 10.36-1 Mart saat 19.33 arası ise boşlukta. Ay’ın terazi burcunda ilerlediği bu günlerde gergin ve stresli olma ihtimalimiz yüksek, Çünkü Ay’ın bu burçta hareket ederken, neredeyse hiçbir olumlu açısı olmayacak. Anlaşılma ihtiyacımızı karşılamak için farkında olmadan kurban rolüne bürünebiliriz. Bize çok fazla zarar verebilecek kurban rolünden uzak kalmak için farkındalığımızı yüksek tutmalıyız. Sürekli onaylayan bir davranış kalıbı şu an anlamasak da Cuma akşamından sonra acı ve pişmanlık verebilir. Özellikle Perşembe günü sabah saatlerinde Ay Uranüs’e sert ve Jüpiter’e yumuşak bir açı yapacak. Ardından da Plüton ile yine sert bir açı gerçekleştirecek. Yani, Perşembe sabahı bir yandan gergin, telaşlı, sabırsız ve bir o kadar da hızlı düşünme yetisine sahip olurken, diğer yandan el attığımız işler şanslı bir şekilde gelişecektir. Merkür’ün geri harekette olmasını da buna eklersek özellikle revize etmemiz gereken konulara ve yarım bıraktığımız işlere eğilmemiz iyi olur. Ancak beklenmedik anda ortaya çıkabilecek gerginliklere de hazırlıklı olalım. Bizi tuzağa düşürmek istercesine sınayan zorlayan gelişmeler olabilir Perşembe günü. Tepkilerimiz ve problemleri ele alış biçimimiz soğukkanlı olmalı!
Terazi burcunun yaydığı özgüven eksikliği bu birkaç gün daha belirgin olacaktır. Bu yüzden hep birlikte bir oyun oynayalım Ay’ın Terazi burcunda olduğu bu birkaç gün:
“HAYIR!” oyunu
Çarşamba, Perşembe ve Cuma (Ay Terazi) günü süresince
– Her gün en az 5 kere “HAYIR!” diyeceğiz. Özellikle yapmak istemediğimiz, ancak karşı tarafı memnun etmek için, kendimizi “Evet” demek zorunda hissettiğimiz konulara öncelik tanıyoruz bu oyunda. Ve en önemlisi bu Hayır! Kelimesinin arkasında durmak olacaktır!
– Her gün en az 5 kere kendimize “HAYIR” işleyeceğiz ve bunu yapmak için kendimizi en az 5 kez doğrudan en basit ve en anlaşılır şekilde ifade edeceğiz. İsteğimizi doğrudan talep edeceğiz! Dolambaçlı ifadelerden uzak duracağız.
– Her gün en az 5 kere dış dünyaya “HAYIR” işleyeceğiz. Birilerine karşılık beklentisi içinde bulunmadan yardım edeceğiz. Yardımın türü önemli değil. Önemli olan bize kendimizi iyi hissettirmesidir.
25 Şubat 2013 saat 22.26’da Başak Burcunda Dolunay Gerçekleşecek
25 Şubat 2013 saat 22.26’da Başak Burcunda Dolunay Gerçekleşecek
Sevgili arkadaşım, bu sefer Dolunay haritasını özellikle senin için yorumlayacağım.
Dolunay haritasında Akrep burcu yükseliyor ve uzak gibi görünse de yükselene yakın olan Satürn’ün etkisi bu haritada güçlü sayılır.
Yükselen Burç’ta bulunan Satürn geri hareketinde ve aynı zamanda Dolunay’ın gerçekleştiği burcun (Başak) yönetici gezegeni olan Merkür’de geri hareketinde (Balık burcunda).
Ayrıca Dolunay’ın tam orta noktasında İkizler Burcundaki Jüpiter var.
Tüm Dolunay haritasının tamamını yorumlamak yerine, sana özellikle bu göstergelerin bana anlattıklarının bir kısmını anlatacağım. Sadece en temel en önemli konuya değineceğim. Sonuç da seni ilgilendiren kısmı da bu, biliyorum!
Öncelikle iki geri harekette gezegen var bu Dolunay’da. Yükselen burçta yerleşmiş olan Satürn, Dolunay’dan sonraki 14 günlük süreçte sana ait olan ve üstlenmekten kaçındığın sorumlulukların olduğunu hatırlatıyor. Bu sorumluluklar belli ki uzun zamandan beri yok sayılmış. Sorumlulularına gerekli özeni göstermemişsin. Satürn birinci evde yerleştiği için, bu sorumluluk ikili ilişkilerle veya ortaklıklarla bağlantılı olacaktır. Akrep Boğa hattı, ilişkiler hattı ile (1. ve 7. ev) örtüştüğünde, sorumluluktan kaçılan konu hem ilişkiden korkma hem de para ve finans ile alakalı konulardan oluşacaktır.
Demek ki, Satürn’le gelen konu, ilişkilerde sorumluluk almayı öğrenmek oluyor.
Dolunay, burçları dâhil etmeden, sadece fazını değerlendirerek ele alındığında, yine ikili ilişkileri anlatır. İlişkilerdeki polaritenin ve zıtlığın en aydınlık biçimde ortaya çıktığı andır. Bu yüzden her Dolunay’ın özünde bir İlişki(ikili ilişkiler) konusu vardır. Başak burcunda yerleşmiş Ay gerçekleri görmeye hazır, ilişkiye eleştirel yaklaşabilen, hatta ilişkide daha çok kendini ve üstlendiği rolü eleştirmeye yatkın bir yapı verecektir.
Bu yüzden ilişkide eleştirilere açık olacağın gibi, eleştirmeye de hazırsın.
Dolunay hattının Balık ayağında yerleşmiş ve geri harekette olan Merkür aynı zamanda Mars ile kavuşumunu pekiştiriyor. Mars yükselen yöneticisi, yine kendine dönük bir anlama süreci. Belki de ilişkilerindeki ani duygusal iniş çıkışlarını ve bunun ilişki hattında çıkardığı sorunların farkına varıyor olacaksın. Ayrıca, geri giden Merkür sayesinde muhakkak ki geçmişe yönelik bir iç hesaplaşma ortaya çıkacaktır.
Burada da ilişki çıktı karşına!
Gelelim Dolunay hattının orta noktasına yerleşmiş Jüpiter’e. Bunun ne anlama geldiğini sana doğrudan Reinhold Ebertin’in “The Combination of Stellar influences” kitabından aktaracağım: olumlu ruhsal ve zihinsel koşullar; ortak çabadan ortaya çıkan şans; birlikte elde edilen başarı; evlilik; doğum.
Şimdi ben yukarıdaki verileri bir araya topladığımda, sana şunu söyleyebilirim. Eğer sorumluluk üstlenmekten korktuğun için ilişkini, evliliğini, aşk hayatını zora koştuysan, bitirdiysen, askıya aldıysan veya kafanı karıştırdıysan, hala daha ilişkini kurtarmak niyetindeysen, bu Dolunay sana eşsiz bir fırsat sunuyor.
Sen de, partnerinde hatalarınızı görecek, öz eleştiri yapmaktan kaçınmayacak ve ihmal edilen sorumlulukları üstlenmeye hazır olacaksınız. Tabii ki bu gökyüzünün etkisini alıp kullanmak veya kullanmamak senin elinde, ilişkini kurtarmak, düzenlemek ve iyiye götürmek istiyorsan bu Dolunay’dan sonra ki ondört günlük süreci iyi değerlendir. Dolunay’ın orta noktası Jüpiter’de cesaretini ödüllendirmeye hazır!
Sevgiler
Yurda Hal
Seminerlerimize Katılmak isterseniz aşaıdaki linklerden bilgilere ulaşabilirsiniz.:
Aşk ve İlişkiler üzerine: http://astroistanbul.com/2013/02/18/astrolog-ayda-ersanla-ask-ve-iliskilere-yeni-bir-bakis-acisi-yakalayin-seminer/
Astrolojik Gösterge Lilith- Kadının diğer Yüzü :http://astroistanbul.com/2013/02/17/lilith-kadinin-diger-yuzu-seminer-16-haziran-cumartesi-saat-1300-1700-arasi/
Ay Plüton Karşıtlığı
İçin sıkılıyor biliyorum
Gece iyi uyuyamadın belli
Geçecek bugünün ardından
Az kaldı, biraz daha zorlanacaksın belki
Aynadan yansıyan
İçindeki korkunun bir yanılsaması
Başkaları ne derse desin
Senin hayatın yalnızca senin
Kendine hem anne hem evlat ol bugün
Başkaları ne derse desin
Annenin kucağı sana her zaman açıktır
Bilirsin!









Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.