Evrene Bağlanmak

31 Ocak – 06 Şubat 2011 Haftası

Posted on Updated on

Bu Hafta Venüs’ün Uranüs’le olan karesinin etkisi sayesinde (tam kare 03 Şubat) değişikliklere açık olacağımız bir hafta yaşayacağız. Uçuk, kaçık zevklerimizi yansıtan harcamalar yapabilir, mesela giymeye cesaret edemeyeceğimiz bir kıyafetle bir toplantıya katılabilir, normalde bize göre uçuk olan bir oje renginin bir anda tırnaklarımızı süslediğini görebiliriz. Sevdiklerimize karşı sevgimizi her zamankinden daha farklı ortaya koymak isteyebiliriz. Aynı zamanda kutlamalar, kalabalık eğlence ortamları da bu hafta çok cazip olabilir. Harcamalarımızda beklenmedik bir abartıya kaçmamız da söz konusu olacaktır fakat yine de sürpriz ve beklenmedik kazançlar da devreye girebilir.

01 Şubat – 05 Şubat tarihlerinde tam kavuşum halinde hareket eden Güneş ve Mars harekete geçiren aktif  etkisini geçen haftadan beri gösterse de bu hafta Mars’ın canlandırıcı etkisini çok daha kuvvetli hissedeceğiz. Sosyal ortamlarda aktif olabileceğimiz gibi, kendimizi çabucak hararetli tartışmaların ortasında bulabiliriz. Bedensel ve zihinsel enerjimizin yoğun olacağını göz önünde bulundurursak, aktif ve üretken bir hafta geçirme fırsatına sahip olduğumuzu anlayabiliriz. Hedeflerimize doğrudan odaklanabiliriz. Başkaları bizleri hedefimizden uzaklaştırmak istese bile, biz yolumuzdan dönmeyecek, “hayır diyecek enerjiye sahip olacağız. Bu etki biraz zayıflayarak da olsa, bir sonraki hafta da kendini hissettirecektir. Ayrıca Güneş’le Mars’ın Kova burcundaki kavuşumu, toplumsal anlamda dur diyemediğimiz konularda sesimizi yükseltebileceğimizi gösteriyor. Toplumsal, hatta evrensel duyarlılığımızın arttığı ve düşüncelerimizin özgürce ifade edildiği bir hafta yaşayacağız.

03 Şubat saat 04.30’da Kova burcunda gerçekleşecek olan Yeniay bir ay süresince objektif yanımızın daha ağır basmasına, mesafeli fakat dostane bir tutum içinde olmamıza, kendimize dışarıdan bakmamıza olanak sağlayacaktır. Ayrıca daha sosyal, daha aktif olacağımız, sevdiklerimiz ve dostlarımızla aktif vakit geçirmekten hoşlanabileceğimiz bir aylık dönemin başlangıcı. Ayrıca Kova burcundaki Yeniay yeni ilişkilerin kurulmasına da uygun zemini sağlayacaktır. Ancak olası kaza ve yaralanma risklerini de gündeme getirebilecek olan bu Yeniay bize genel anlamda açık ya da kalabalık ortamlarda dikkatli olmamızı da salık veriyor. Yeniay ile daha detaylı bilgiyi aşağıda Ay Taktikleri bölümünde bulabilirsiniz.

Ay Taktikleri – Bu Hafta


30 Ocak 2011 saat 16.55’ten 02 Şubat 2011 saat 01.22’ye kadar Ay Oğlak burcunda küçülmekte; Pluto’nun enerjisini de bize yansıtan Ay ani gerginlikler yaşayabileceğimizin habercisi. Jüpiter’den alacağı etkiyi de buna eklersek, girişken ve atılımcı davranışlarımızın, iş ve kariyer beklentilerimizi harekete geçirme fırsatına sahip oluyoruz. Farklı fikir ve projelerinizi dikkatle gözden geçirelim, Yeni Ay’la birlikte harekete geçirebileceğimiz fikirleri kenara not edelim. İş hayatı ile ilgili derlenip toparlanması ve ortadan kaldırılması gereken konularla ilgilenmeliyiz.Duygusal hayatımızda biraz daha mesafeli olabiliriz. İlişkilerimizdeki olası problemleri herhangi bir duygusal kriz yaşamadan tartışabiliriz.

02 Şubat 2011 saat 01.22’den 04 Şubat 2011 saat 12.25’e kadar Ay Kova burcunda Yeni Ay fazında (Yeni Ay 03 Şubat saat 04.30); Daha aktif olacağımız sosyal olacağımız bu günlerde arkadaşlarımızla ve sevdiklerimizle birlikte vakit geçirmek çok doğru olacaktır. Aktif ortamlarda kaza riskinin daha fazla olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.

Yeni Ay dileklerimiz ve yeni başlangıçlarımız için bize fırsatlar sunar. Bu Yeni Ay’ın teması ise dostluk, arkadaşlık, aşk, işten gelen paranın artması, güçlü ve nüfuzlu insanların desteğini kazanma, sosyal sorumluluk projelerine başlama, çocuklara yönelik çalışmalar olacak. Ancak Kova burcu gelecekle ilgili umut ve arzularımızı temsil ettiği için, geleceğe yönelik hayatınıza yön vermesini istediğiniz konuları da destekleyecektir. Bu yüzden Kova Burcu joker özelliğindedir ve Her türlü dilek ve yeni başlangıç için de uygundur.

Yeni Ay’da dilekte bulunurken, ya da yeni bir projeye başlarken illa ki ritüel yapmak zorunda değiliz. Kendimiz için en uygun yöntemi kendimiz seçebiliriz. İster dua, ister meditasyon,  ister kolaj çalışması, ister imgeleme ya da olumlama yapabilirsiniz. Belki de hepsini birden yapmak isteyebilirsiniz. Bu tamamen kendi seçiminize bağlıdır. İnanarak yaptığınız çalışma her zaman en iyi çalışmadır. Fakat illa ki ritüel yapmak istiyorsanız, Hava grubuna ait bu Yeni Ay’da dileklerinizi pencereden dışarıya söyleyebilir, rüzgarla birlikte uçmasını sağlayabilirsiniz.

04 Şubat 2011 saat 12.25’ten 07 Şubat 2011 saat 00.47’ye kadar Ay Balık burcunda büyümekte; İştahımızın artabileceği, bağımlılıklarımızın bizi daha fazla esir alabileceği günler. Bunun dışında ruhsal gelişiminiz ile ilgili bazı adımlar atmak istiyorsak, ya da bir seminer katılmak ya da bu konular ile ilgili bir kitaba başlamak istiyorsak doğru zamandayız. Balık’ta büyüyen Ay ruhsal, spiritüel yanımızı geliştireceği gibi, hayal dünyamızı da aktive edecektir. Ancak iş dünyamız bu konularla alakasızsa, önemli işleri bugünlerde bir kenara bırakmak mantıklı olacaktır.

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal – 24 Ocak 2011

Astro İstanbul’a Hoşgeldiniz.

Posted on Updated on

Merhaba Astroloji Yolcusu,

Her birimiz doğduğumuz andan itibaren kendi hayatımızı oluşturan yolda ilerleriz. Yolumuz bazen birinci sınıf asfaltla kaplı bir otobana dönüşebildiği gibi, bazen de taşlı topraklı bir patika kadar daralabilmektedir.  Bazı zamanlarda ise  ise çok seçmeli yol ağzında, bir kavşakta buluveririz kendimizi ve hangi yolu seçeceğimizi bilemeyiz. Her alternatif gözümüze cazip görünebileceği gibi, her  alternatif gözümüze ürkütücü de gelebilir. Yolların birini seçerken, seçmediğimiz yolda neler kaybettiğimizi bilmesek bile orada aklımız kalır.

Masallardan hepimiz biliriz; bir kralın üç oğlu vardır ve bu üç oğlu babalarının isteğini yerine getirmek için birlikte yola çıkarlar. Bir süre sonra yol üçe ayrılır ve her yolun başında bir tabela vardır. Birinci tabelada : “giden geri döner”, ikinci tabelada “giden ya döner ya dönmez”, üçüncü tabela da ise “giden dönmez” yazar.

Üç kardeşin her biri bu yollardan birine girer ve masalın sonunda üçü de ulaşacakları yere ulaşırlar, fakat sadece bir tanesi yoldaki sürprizleri toplar ve sonunda ödülü hak eder.

Hayatınız da bu masallara benzer. Siz doğmaya karar verdiğiniz anda bir yola çıkmışsınızdır. Karşınıza hangi seçenekler çıkarsa çıksın, bu seçeneklerden hangisini kullanırsanız kullanın, sonunda ulaşacağınız yere varırsınız. Yolun sonunda, nihai hedefe vardığınızda ise seçtiğiniz yolun yarattığı fark ortaya çıkacaktır. Seçtiğiniz yolun size yol boyunca sunduğu armağanların ne olduğunu ancak orada tam anlamıyla anlayabilirsiniz. Yolunuzu bir bilge olarak mı, bir öğrenci olarak mı yoksa bir cahil olarak mı tamamladığınızı anlarsınız. Yolun sonunda, hayatınızda çoğunlukla mutlu mu, mutsuz mu olduğunuzun farkına varırsınız. Yolun sonunda, artık farkına vardığınızda, seçimler yapılmış, yolda karşımıza çıkan armağanlar alınmış ve varış noktasına ulaşılmıştır.

Yol seçimlerinizi tabelaların sadece yüzeyde görünen işaretlerine göre yapmak ya da bu tabelalarının anlatmaya çalıştığı gizli detayları keşfederek seçimde bulunmak elinizde. Yol tabelalarını doğru okumak için kullanabileceğiniz en iyi yöntemlerlerden biri astrolojidir. Hatta yolda karşınıza çıkacak olan armağanlarınızın üzeri tozlarla kaplı olsa bile, astroloji sayesinde onların tozunu silkeleyip farkına varabilirsiniz. O armağanı alıp almamak ise tamamen sizin kararınıza bağlı.

Astroloji sayesinde kendi yol haritanızla tanışma şansına sahip olursunuz.

– Siz bu dünyaya gelirken hangi hedefe ulaşmayı seçtiniz?

– Hedefinize ulaşırken hangi yol ayrımları ile karşılaşabilirsiniz.

– Hayalleriniz nelerdir?

– Hazineleriniz (yetenekleriniz) nelerdir?

– Yükünüzü ağırlaştıran çakıl taşlarınız nelerdir?

– Kolay zamanlarınız, zor zamanlarınız.

– Karar alma zamanlarınız, bekleme zamanlarınız

– Gelecekte sizi bekliyor olabilecek potansiyel fırsatlarınız ya da zorluklarınız

– Yardımcılarınız

– Öğretmenleriniz

– Rakipleriniz

Bunların hepsi, hata çok daha fazlası astroloji danışmanlığının ışık tutabileceği, destek olabileceği konulardır. Eğer siz de kendinizi üç yol ağzında hissediyorsanız, gerçek değerlerin hangi yolda olduğunu anlayabilmek için astroloji danışmanlığından yararlanabilirsiniz. Bir çok danışmanlık seçeneğimden biri muhakak sizin için uygun olacak, sorularınızın cevaplanmasında yardımcı olacaktır.

Danışmanlıklarla ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

http://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Sevgilerimle

Astroloji Uzmanı

Yurda Hal – yurdahal@gmail.com

Kısaca 24-30 Ocak Haftası Astrolojik Etkiler

Posted on Updated on

26 Ocak’ta gerçekleşecek olan Merkür(Oğlak)/ Satürn(Terazi) karesinin etkisi ile bu hafta ifadelerimizde daha ciddi olacağımızı, önemli konuların konuşacağımızı söyleyebiliriz.  Günlük hayatımızda düzenimizi bozan konuların üzerine gidebilir, gerekli düzeltmeleri de yapabiliriz. Gerek iş yerinde, gerekse evde bütçe ile ilgili konular hakkında konuşmak, plan program yapmak da mümkün bu hafta.

Sözlü ifadelerimizde duygusallığa pek yer ayırmayacağız. Bunun yerine yazılı olarak halledilmesi gereken işlerimizi hızla yoluna koyabiliriz. Mantığımız bu hafta tam anlamıyla devrede olacak. Hazır böylesi güzel bir fırsat yakalamışken, bu hafta olabildiğince fazla iş bitirmeye çalışmak son derece mantıklı olacaktır. Zaten küçülen Ay Fazı da bize bu konuda gereken yardımı gösterecektir.

Ayrıca, eğer daha önce tutamadığınız sözler verdiyseniz, bu hafta bunlarla yüzleşmeniz de gerekebilir; hazırlıklı olun.

Yukarıdaki açıyı bir kenara bırakırsak, Ateş elementinde hareket den Jüpiter ve Venüs motivasyonumuzun yüksek olacağını gösteriyor. Ayrıca Kova burcundaki Mars sosyal hayatımızı canlandıracak enerjiyi bize sunuyor. Yine de kalabalık ortamlarda aniden ortaya çıkabilecek sözlü münakaşaların olabileceğini unutmayın.

Gelelim Ay Taktikleri’ne


24 Ocak 2011 saat 02.00 den 26 Ocak 2011 saat 03:17’ye kadar Ay Terazi Burcunda küçülmekte: Ay Terazi Burcundan geçerken Satürn’ün enerjisini de aktive edecek, bu yüzden kendinizi bir yandan sorumluluk sahibi, bir yandan da duygusal anlamda kıstırılmış ve daralmış hissedebilirsiniz. Gerek ikili ilişkilerde gerekse ortaklıklarda, ilişkiniz hakkında önemli bulduğunuz konuları masaya yatırıp tartışabilirsiniz.

26 Ocak 2011 saat 03:17’den 28 Ocak 2011 saat 08:56’ya kadar Ay Akrep Burcunda küçülmekte: Rahatsız edilmeden halledilmesi gereken bir işiniz varsa ve yeni fikirlere, yaratıcılığa ihtiyacınız varsa, Bu günleri iyi değerlendirmelisiniz.  Akrep’in tutkusunu alan Ay bu birkaç gün hem Uranüs’e, hem Neptün’e, hem de Mars’a açı yapacak. Bu açılar bizim gergin olmamızı tetikleyebileceği gibi, yaratıcılığımızı da tetikleyecektir. Rüyalara dikkat! İkili ilişkilerde ise tutkunun ön planda olabileceğini söyleyebilirim. Sevdiğiniz insanla baş başa vakit geçirmek, kalabalık ortamlarda beraber olmaktan daha iyi olacaktır. Olası kıskançlık krizlerine dikkat!

28 Ocak 2011 saat 08:56’dan 30 Ocak saat 16:55’e kadar Ay Yay Burcunda küçülmekte: Genel anlamda kendimizi mutlu ve iyi hissedeceğimiz günler, çünkü Ay hem Yay’ın ılımlı etkisini, hem de Venüs’ün olumlu etkisini birlikte bizlere yansıtıyor. Eğer dargın olduğunuz bir dostunuz varsa bugünlerde barışabilirsiniz. Sevdiğiniz insanla ister baş başa, ister dostlarınızla çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca işyerinde başarıların takdir göreceği bir dönem olacaktır. Burcunuz ne olursa bugünlerde işinizle ilgili bir şeyler yapmaya çalışın. Ayrıca yabancı ülke mutfağı denemek, bir kişisel gelişim seminerine katılmak için doğru zaman!

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal

21 Ocak 2011

Varış noktası

Posted on Updated on

Varış noktası

Bugüne kadar kimsenin gitmediği bir yol var

Senin yolun

Kimsenin senin gibi sevmediği bir can var

Senin sevgilin

Kimsenin bildik harflerden derlemediği bir söz

Senin sözün

Kimsenin senin gibi bakmayı akıl edemediği bir göz

Senin gözün

Kimsenin içini seninki gibi önemli kılmayan, başka kimseye yakışmayan

Senin özün

Herkesin kendi yolunda giderken ulaştığı bir yer var ki

Bir tek o varış noktası ortak

O varış noktasına hangi adı verirsen ver

O değişmez

Sen ona istediğin ismi tak, istersen yok say

O yolculuğunun sonunda muhakkak seni karşılamak için

Orada hazır olandır.

Yurda Hal/11.12.2010 Bostancı

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı

Posted on Updated on

İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı
[astrologie_horoskop.jpg]
Pozitif düşünce, Çekim yasası, Olumlama, Kuantum düşünce tekniği… İsteklerimizi tezahür ettirmek için kullanabileceğimiz birçok başlık var. Ben de tüm bu konularla ilgili 8 ki hepsi aynı konudur) kısa bir kullanım kılavuzu hazırlayayım dedim. Sonuç olarak ortaya şu çıktı:
1) Öncelikle küçük isteklerle başla. Böylece zihnini isteklerinin gerçekleşeceğine ikna edersin. Hiç bir şey başarının kendisinden daha başarılı bir etki bırakmaz zihninin üzerinde. Başarı ise hayatına yeni başarıları çeker. Böylece başlangıç adımın kolay netice verir ve daha da büyük isteklerinin gerçekleşeceğine inanır.
2) İsteklerini doğru formüller halinde evrene sunmalısın. Şimdiki zamanda istemek tek doğru kuraldır. “Ben sağlıklıyım”, “Ben zenginim”, Benim mükemmel bir ilişkim var”, Ben sevdiğim bir ortamda, sevdiğim işi yapıyorum” gibi cümleler olmalı. “…olacak”, “…sevecek” gibi cak/cek ‘le biten cümlelerden uzak dur. Aksi takdirde sadece isteme durumunu istemiş olursun ki, bu da sana sürekli isteme halinden başka bir şey getirmez.
Olmuş gibi davranmalısın. İstediğin her neyse, ona sahipmiş gibi yaşamalısın. İsteğinin gerçekleşeceğine dair olumlu bir ruh hali içinde olman önemli. Böyle davranırsan motivasyonun artar. Hayatına doğru olayları da beraberinde çekmiş olursun.
Olumsuz ekler içeren cümlelerden kendini arındır. Engel olmaya çalıştığın şeyleri andıkça onları da hayatına çekiverirsin. Enerjini sahip olmak istemediklerine değil, sahip olmak istediklerine yönlendir. Unutma korkular, korktuklarını hayatına çeker. “ hasta olmak istemiyorum” dediğin an hastalığı çekersin. Ağzından dökülen kelimelerin bilincinde ol. “Ben sağlıklıyım!” de.
Bir şeyi var etmemeyi değil, bir şeyi var etmeyi becerebiliyorsun. Bu yüzden sadece var etmek istediklerine odaklan, var etmek istemediklerine odaklandıkça içini korkuyla doldurursun.
Sakın ola, bir şeyi önlemek adına kurulmuş cümleler kullanma. Bunu yapamazsın. Tam tersini ise uygulayabiliyorsun. Demek ki yalnızca olumlu cümleler kuracaksın. Hiçbir cümlen yok etmeye yönelik olmayacak.
“Ben sağlıklıyım!” cümlesi kısa ve öz bir emirdir. Böyle bir emirle evrene hastalığına ilgilendiğini değil, sağlığınla ilgilendiğini gösterirsin.
3)İsteklerini yaz. Yazdıkça onları beyan etmiş olursun. Yazdığın andan itibaren isteğin maddeye dönüşmüştür. O senin sabit ve kesin isteğin haline gelmiştir. Yazınca isteğin sarsılmaz ve kesim bir forma bürünmüştür.
Yazılmış isteğin gerçekleştiğinde onu kolayca takip de edebilirsin. Gerçekten istediğini mi elde ettin? Yoksa onu tekrar formüle mi etmelisin? Bunu sadece yazdıysan görebilirsin. Yazarak tüm bunları uygulaman daha kolay olacaktır. Bunun için ister bir ajanda, ister bir defter kullanabilirsin.
Formüllerin kısa, öz, net ve kesin olsun. İsteklerini ne kadar doğru iletirsen, karşılığını o kadar doğru alırsın. Kısa ve öz formüller üretirken, isteğin üzerinde düşünmek orunda kalırsın ve bu sayede onun özüne inebilirsin. İsteğinin özüne inmek onun gerçekleşme süresini hızlandırır.
4) muhakkak teşekkür etmelisin. Teşekkür ederek iyi olan her şeyi çoğaltırsın, hayatına bolluk bereket gelir. Teşekkür ederek hayatını gözden geçirirsin ve hayatındaki güzel gelişmelerin farkına varabilirsin. Bu sayede elde ettiklerine ve sahip olduklarına hak ettikleri dikkati ve değeri vermiş olursun. Dikkatini neye verirsen, enerjin peşinden gider. Hayatındaki tüm iyiliklere ve güzelliklere teşekkür ettikçe dikkatin enerjin o yöne akar. Şükredeceğin, teşekkür edeceğin şeyler artar.
Teşekkür ettikçe isteğini şimdiki zamanda tutarsın. Nasıl ki duanın sonundaki “amin” duayı doğrulayan ve kesinleştiren bir şeyse, isteklerinde de teşekkür ve şükretmek aynı etkiyi yaratır. Dua etmek ya da bir istekte bulunmak birbirinden çok farklı konular değildir. Her iki koşulda da dünya üzerinde beş duyunla tanıdığın “sen”den daha yüce bir mertebeye sesleniyorsun.
Ayrıca unutma teşekkür etmek endişeleri ve korkuları ortadan kaldırır. Kendine güvenin artar. Unutma arkadaşlarından bir istekte bulunduğunda bile, daha isterken yapacağından emin bir şekilde teşekkür ediyorsun. Teşekkür ederek siparişini teyit etmiş olursun. İsteğini mühürlersin, imzalarsın.
5) Endişe etmeyi bırak ve yüreğini güven duygusu ile doldur. Endişe her zaman kesin bir istektir. Bir istekte bulunduktan sonra endişe duyarsan, evren o isteğini istemediğini düşünecek. Yani birinci siparişin isteğin iken, ikinci siparişin isteğini iptal etmen olacaktır. Her zaman başarılısın, sadece hangi isteklerinin daha baskın olduğunun farkına var. İstediğin her hangi bir şey mi, yoksa endişen mi daha baskın bir istek?
Başarıya inanmazsan başarılı olamazsın. Başarısızlığa değil, başarıya odaklan. Başarısızlığa odaklandığında da başarılı olacaksın tabii ki. Fakat bu durumda ödülün başarısızlık olacak!
6) Sessiz olmayı öğren. Bir istekte bulunduysan bunu kendine sakla, onun enerjisini kimsenin ağzına sakız etme. Sırrını saklayabilirsen onu başkalarının olumsuzluklarından, şüphelerinden, hatta kıskançlıklarında uzak tutmuş olursun. Bırak başkaları gerçekleşene kadar isteğinden haberdar olmasın.
7) İsteğini unut! Böyle yaparsan siparişini iptal edebilecek endişelerinden de kurtulmuş olursun. Ayrıca unutursan o yüce mertebeye güvendiğini de göstermiş olursun. Geçenlerde “Var mısın? Yok musun?” programına 50 Cent konuk olmuştu. Acun ona “artık çok paran var, paraya karşı yaklaşımın nasıl?” gibilerinden bir soru sormuştu. 50 Cent ise, fakir olduğu zamanlarda en çok parayı düşündüğünü, fakat insan çok paraya sahip olunca parayı değil, hayatta neler yapmak istediğini düşündüğünü söylemişti. Bu söz sana örnek olsun. Eğer zengin olmak istiyorsan zenginmiş gibi davran, paraya sahip insan (eğer bankacı değilse) zamanını parayı düşünerek geçirmez.
8) tesadüflere gözün açık olsun. Evrenin isteklerini hangi yollarla gerçekleştireceğini bilemezsin. Hatta çoğunlukla senin aklına bile gelmeyen bir yolu kullanacaktır. Gözünü, kulağını dört aç ve uyanık ol. Böyle yaparsan seni isteğine götürecek tüm bilgilere kavuşursun. Sezgilerinin seni yönlendirdiği tarafa doğru git. Sana mantıklı gelmese bile, evren sana senin tanımadığın bir yol ile ulaşmaya çalışıyor olabilir.
9) Gerçekten ne istediğini, yani büyük isteğinin ne olduğunu bulmak için çaba sarf et. Sana, senin doğana hiç uymayan bir istekte bulunmanın hiçbir mantığı yoktur. Sadece başkaları sahip diye istekte bulunma! İsteğin sana uygun olsun. Senin GERÇEKTEN istediğin bir şey olsun. Seni daha mutlu, daha sevgi dolu kılacak bir şey olsun. Her gerçekleşmiş istek senin hayatını değiştirecektir. Bu yüzden isteklerinde dikkatli ol! Onlar seni gerçekten gitmek istediğin yolda ilerleten ve yardımcı olan istekler olsun.
10) birlikten kuvvet doğar. Kendine bir arkadaş grubu edin. Bu grupla birlikte her hafta bir gün ve saat tayin et. Bir arada olmasanız bile, isteklerinizi aynı anda evrene yollayın. Bir birinizin isteklerini merak etmeyin. Sadece birlikte istemenin gücünü hissedin. İşe yaradığını göreceksin.
Sevgilerimle
Yurdahal
02.01.2009 Bostancı saat 15.16

Bugün Mutlu Oldum

Posted on


Bugün mutlu oldum!

Bugün en mutsuz anlarda bile, mutlu olduğum anları düşünerek kendimi iyi hissetmeyi başardım.

Bugün sağlıklı oldum!

Başımın ağrısı geçer geçmez, bedenimin kıymetinin farkına vardım ve sağlığıma şükrettim.

Bugün öğrenci oldum!

Bildiğim sandığım konuda ne kadar cahil olduğumu fark edip üzüldüm. Hemen ardından öğrenci olduğumu fark edip sevinçle kutladım.

Bugün insan oldum demek istiyorum bir gün! Beşer olmaktan çıkıp insan olma yolunda emin adımlarla ilerlerken, sağlam adımlar atmak istiyorum.

Yarın yeni bir gün!

Yine mutlu olacağım!

Yine sağlıklı olacağım!

Yine öğrenci olacağım!

Yine insan olma yolunda ilerlemek için çalışacağım!

Taa ki insan olacak kıvama gelene kadar!

 

Yurda Hal

 

Eşik

Posted on

Zamanın yok senin, zamansızsın.

ŞİMDİ geçmişin çıkış kapısı,

ŞİMDİ geleceğin giriş kapısı,

Sen o iki tarafa da açılan kapının eşiğinde yaşıyorsun.

ŞİMDİ kapısından geçmişe doğru baktığında, arkanda kalan gelecek olasıklarının ışığı sayesinde her şeyi net görüyorsun.

ŞİMDİ kapısından geleceğe doğru baktığında, karşında olan gelecek olasılıklarının ışığı gözünü alıyor, bir şey göremiyorsun.

Bu yüzden sen geleceğini hayal etmekte zorlanırken, geçmişini kolayca anımsarsın.

Oysa ne geçmişle oyalanmalı, ne de geleceği görmek için çabalamalısın.

Sen ŞİMDİ eşiğinde yaşıyorsun, senin tek görevin yaşadığın eşiği temiz tutmaktan ibaret!

Sen eşiğini temiz tuttuğun sürece, kapının iki tarafı da temiz olacaktır!

 

Yurda Hal

 

Element

Posted on Updated on

Bir yoldasın ve bu yolda bazen ateş, bazen toprak, bazen hava, bazen su olacaksın.

Elementten elemente değişerek, yolun durumuna göre şekil değiştirerek ilerleyeceksin.

Bazen içinde bir harekete geçme, bazen olduğun yerde oyalanma, bazen akıp gitme dürtüsü olacak.

Bazen suyla toprak karışacak çamur olacaksın.

Bazen ateşle toprak karışacak, çömlek olacaksın.

Bazen havayla su karışacak yağmur olacaksın.

Bazen hava, ateş ve toprak karışacak volkan olacaksın.

Hiç birine karşı koyma!

Bunlar senin yolculuğundaki hallerinden başka bir şey değil.

Sen halden hale geçensin.

Yurda Hal

Ruhu Beslemek

Posted on Updated on

Nasıl ki bedenini beslemeyi ihmal edemiyorsan, ruhunu da beslemeyi ihmal etmemelisin.

Ruhun acıktığına dair sinyalleri daha geç verir,  davranışlarının ona ne katacağını izler.

Senin bu açlıktan ne öğreneceğini izler.

Ruh onu nasıl beslemek istediğinin seçimini sana bırakır, bedenin gibi reaksiyon vermez…

Ruhunun aç kaldığını anladığında, onu beslemek için geç kalmanın eşiğinde olabilirsin.

Ruhsal açlığın eşiğinde olduğunda, acilen kalbini dinlemen, ruhunu besleyen yolları bulman gerekmektedir.

Ruhsal açlığının sana sinyal vermesini beklemekten vazgeç!

Düzeni olarak ruhunu besle!

Ruhunu nasıl besleyeceğini merak etme, sadece gönlünü dinle!

İhtiyacın olan besinin nerede olduğunu sana sadece gönlün gösterebilir!
Yurda Hal

Yeni bir Kitap

Posted on

Perşembe gecesi hava alanında bizi karşılayan Mesut, arabaya biner binmez bir kargo paketi uzattı bana. “Önemlidir diye düşündüm, o yüzden buraya getirdim” dedi. Paketi açtığımda, çok güzel bir hediyeyle karşılaştım. John Harricharan’ın yazdığı ve sevgili Bahar Varol’un çevirisini yaptığı “Güç Duruşu” kitabı çıktı paketten.

“Güç Duruşu”, aslında hepimizin bildiği, fakat uygulamaya gelince tembellik yaptığı bir konuyu derleyip toparlamış ve 3 maddeye indirmiş. Hayatına mutluluğu, bolluğu ve sağlığı çekmek isteyen herkese yarayabilecek bir kitap bu. Bir gecede okunabiliyor, fakat bitirince tekrar okumak gerektiğini hissediyorsunuz.
Bir de kitabın inceliğine yanılıp bir saatte okurum hissine kapılıyorsunuz, fakat öyle değil, görüntü yanıltıyor:)

Sadeliğin, derin anlatımı ile karşı karşıya kalınca, her basit cümle tekrar tekrar okunmalı hissi uyandırabiliyor. Okuyan arkadaşlar olursa, kitap hakkında görüşlerimizi paylaşabilir ve birbirimize faydalı olabiliriz diye düşünüyorum.

Teşekkürler sevgili Bahar, güzel bir kitabın hayatımıza girmesine vesile olmuşsun

Yurda Hal