Uncategorized

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası

Posted on Updated on

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası



Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum;  başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz?  Yanıtlar değişken olacaktır.

Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra  birçok isteğim gerçekleşmiyordu.  Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.

–          Yürekten istiyor muyum?

–          İsteğime fazla mı bağımlıyım?

–          Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?

–          Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?

–          Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?

–          V.s.

Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra…  Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.

Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…

Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!

Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.

Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim.  Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım.  Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler”  konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.

Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.

Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.

Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.

O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…

Artık uzunca  bir süredir uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.

Workshop hakkında:

-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.

– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.

– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.

– Ayrıca her katılımcının kendi haritasına uygun en şanslı ay evresi çıkarılarak, ona ait özel bir dilek/proje başlangıç günü belirlenecek ve bir yıl süresince her ay hangi gün bu evrenin aktive olduğunu gösteren bir çizelge sunulacaktır. Bu çizelge ile birlikte ayrıca bir de çalışma önerilecektir. Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.

Workshop tarihi: 27 Şubat 2011 (Son Kayıt tarihi: 25 Şubat 2011)

Workshop saati: 12:00 – 17:00

Workshop ücreti: 68.—TL+ K.D.V.

Seminer Mekânı: Etiler/ İstanbul Detaylı adres katılımcılara bildirilecektir. Ödeme bilgilerini de kayıt yaptıracak katılımcılara bildireceğiz.

Yerimiz sınırlı olduğu için lütfen önceden yurdahal@gmail.com adresinden kayıt yaptırınız.

14 – 20 Şubat 2011 Haftası

Posted on Updated on

Bu haftanın başında hayallerimizi gözden geçirelim. Gerek ruhsal, gerekse dünyasal hayallerimize bir göz atalım. Geçerli olanların içinden kendimize bir ruhsal ve bir dünyasal hedef seçelim ve bunların üzerine odaklanalım. Çünkü bu hafta gökyüzü, bize her zamankinden daha fazla imgeleme, yaratıcılığı tetikleme imkânı sunuyor. Bugüne kadar odaklanmakta zorlandıysak, bu hafta her şey daha kolay olacak / Neptün sayesinde:)

Haftanın ilk gününü yoğun duygusallıkla atlattıktan sonra, hayat şartları bir yandan hayal dünyamızı tetikleyip ayaklarımızı yerden keserken, diğer yandan mantığı elden bırakmamamız için bize bol bol sebep yaratacak. 17 Şubat’ta Neptün’le kavuşacak olan Güneş’in etkisini tüm hafta üzerimizde hissedeceğiz. Ruhsal konulara olan ilgi ve alakamızın artması, ruhsal rehberimizle tanışma olanağı, daha derinlerdeki benliğimizle tanışmamız için çıkan fırsatlar; bunların hepsi Güneş/Neptün kavuşumunun etkisi olarak ortaya çıkabilir. Bu hafta içinde yaşayacağımız etkilere çok dikkat etmeliyiz. Çünkü bu hafta hissedeceklerimiz, Nisan’ın ilk haftasından itibaren Balık burcuna geçecek ve yıllarca Balık etkisinde kalacak Neptün’ün bize hissettireceklerinin ön habercisi olacaktır.

20 Şubat’ta Mars ile kavuşacak olan Merkür, hemen ertesi gün Neptün’le kavuşacak. Düşüncelerimizin, zihninizden geçen her fikrin özgürce akmasına izin vermeliyiz. Bu hafta düşüncelerdeki tıkanıklıklara yer yok, çünkü zihin olarak akış içinde olmak çok kolay olacaktır. Gerek zihinsel, gerekse fiziksel enerji olarak meditasyon ve benzeri içe dönüş çalışmaları yapmakta zorlanıyorsak, bu hafta ihtiyacımız olan dinginliğe sahibiz. Şimdi çalışmaya başlamalı ve yol almalıyız. Ruhsal olarak hedeflerimize odaklanmak ve o hedefimize giden ilk büyük adımı atmak şimdi çok kolay olacak. Şimdi başlayacağımız ruhsal çalışma ile düşündüğümüzden çok daha fazla yol alabiliriz.

Ay Taktikleri – Bu Hafta

14 Şubat 2011 saat 07,50’den 16 Şubat 2011 saat 11.15’e kadar Ay Yengeç burcunda büyümekte; Pluto’dan aldığı karşıt açı etkisi ile ev hayatı ile iş hayatını bir arada yürütmekte problem yaratan bir enerji söz konusu.  Gereksiz hırstan kaçınmalıyız. İkili ilişkilerde ve aşk hayatında daha ılımlı ve romantik bir atmosfer olacaktır. Bu sevgililer günü için kalabalık bir parti yerine romantik bir akşam yemeği çok güzel bir seçim olabilir. Yengeç günleri aile ile daha fazla vakit geçirmek için çok uygundur. İş hayatında dikkat toplamak biraz daha zordur.

16 Şubat 2011 saat 11.15’ten 18 Şubat 2011 saat 11.40’a kadar Ay Aslan burcunda Dolunay fazında (Dolunay 18 Şubat saat 10.34’te); Genel anlamda egomuzun çok ön planda olacağını söylemeliyim. İkili ilişkilerde kolaylıkla gerginlikler yaşanabilir. Ancak gerginlikleri önlersek, son derece tutkulu birkaç gün geçirebiliriz. İş hayatında zorunlu olmadıkça çalışmak istemeyeceğimiz bir ruh halinde olacağız. Fakat bir yandan da yaratıcılığımız hem Dolunay, hem de Aslan burcunun etkisiyle tetikleniyor. Tembelliği bir kenara bırakabilirsek, yaratıcılığımızı işimizde kullanabileceğimiz olumlu bir enerjiye dönüştürebiliriz. Dolunay günü lütfen sadece sıvı gıdalarla beslenin ve bedeninizi aşırı yormaktan kaçının.

18 Şubat 2011 saat 11.40’tan 20 Şubat 2011 saat 11.02’ye kadar Ay Başak burcunda küçülmekte; Duygusallıktan uzak, çalışkan ve üretken birkaç gün yaşayacağız. Detaylarıyla uğraşmamız gereken işleri öncelikli olarak bitirmeliyiz, çünkü şimdi ihtiyacımız olan sabra fazlasıyla sahibiz. İkili ilişkilerimizde, aşk hayatımızda problemlerimiz varsa, şimdi sevdiğimiz kişi ile zorlanmadan bunlar hakkında konuşabilir, çözüm bulabiliriz.

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal/ 24 Ocak 2011

07 – 13 Şubat 2011 Haftası

Posted on Updated on

08 Şubat’ta Chiron Balık burcuna geçmesi ile birlikte ruhsal ve bedensel şifa ön plana çıkacak. Alternatif şifa yöntemlerine her zamankinden daha fazla ilgi duymaya başlayacağız. Kendimizde gizli olan şifacılık yeteneğini de keşfedeceğimiz uzun soluklu bir döneme girmiş oluyoruz böylece. Hayatta neyin değerli olup olmadığını sorgulayacağız bu hafta, hatta bu sorgulama değer yargılarımızı da etkileyecektir.

09-10 Şubat’ta Venüs Pluto ile kavuşacak. Eğer abartılı bir sahip olma, isteme duygusu ile baş etmek zorundaysak bu hafta işimiz daha da zorlaşacak demektir. Gereksiz harcamalardan muhakkak kaçınmak gerekir, çünkü bütçemizin sınırını bu hafta her an unutmaya hazır durumdayız. Yanlış harcamalar birikmiş paramızı riske atmamıza sebep olabilir.Maddi kayıplarla uğraşmak zorunda kalabiliriz.  Finansal risk alınmaması gereken bir haftadayız. Tüm bu etkilere rağmen bazı kişilerde de iş hayatında beklenmedik, umulmadık kazanç fırsatları olacaktır. Ancak bu çok nadir kişiye kısmet olacak bir özellik gibi.  Ayrıca güzellik ve estetik konularla ilgili müdahalelerden muhakkak kaçınmak gerek. Bu hafta göreceğimiz her pırıltılı şeyin bir mücevher olmadığını bilmeliyiz. Görünen yüzün altında gizli gerçekler bizi özellikle yatırım, finans ve aşk konularında kolayca yanıltabilir. Kadınlarla olan her türlü ilişkide de dikkatli olmak mantıklı olacaktır.  Düşüncelerimizde uçlarda gezinmemeye çalışmalıyız. Sadece siyah ya da beyazın değil, ikisinin arasında birçok gri tonunun olduğunu da görmeliyiz. Aksi takdirde gerçekleri görmemiz mümkün olmaz. İlişkilerde beklenmedik krizlerin de gündeme gelebileceğini unutmayalım.

Ay Taktikleri – Bu Hafta

07 Şubat 2011 saat 00.47’den 09 Şubat 2011 saat 13.24’e kadar Ay Koç burcunda büyümekte; Jüpiter’in de etkisini yansıtan Ay sayesinde kendimizi keyifli ve neşeli hissedeceğiz. Enerjimiz son derece yüksek ve hedefimize odaklanmakta zorlanmıyoruz. Eğer iş hayatı ile ilgili herhangi bir girişimde bulunmak istersek ya da satış pazarlama alanında bir işimiz varsa, başarılı işler çıkarabiliriz. İkili ilişkiler ve aşk hayatı ile ilgili konularda kendimize verdiğimiz önemi partnerimize de verirsek çok keyifli vakit geçirebiliriz. Yeni bir ilişkiye başlamanın yoğun enerjisini de Koç burcu sayesinde hissediyoruz. Baş ve göz ağrılarına dikkat!

09 Şubat 2011 saat 13.24’ten 12 Şubat 2011 saat 00.22’ye kadar Ay Boğa burcunda büyümekte; Kendimizi, güvende hissedeceğimiz, özgüvenimizin yerinde olacağı günler. Finans konuları ile ilgilenmek için çok uygun. Genel olarak ikili ilişkilerimiz, aşk hayatımız ve keyif yaşantımız üzerinde olumlu etkileri vardır. Ancak Kova burcunda yerleşmiş olan Merkür, Mars, Güneş ve Neptün’e sırasıyla kare açı yapacak olan Ay hem zihinsel anlamda, hem de kadın erkek ilişkileri anlamında gerginlikler yaşayabileceğimizi gösteriyor. İnatçı ve taviz vermez tutumumuzdan muhakkak kaçınmamız gerekiyor. Zihinsel anlamda yaşayacağımız gerginlik, zihinsel üretkenliğimizi artıracaktır.

12 Şubat 2011 saat 00.22’den 14 Şubat 2011 saat 07,50’ye kadar Ay İkizler burcunda büyümekte; Eğitim, öğretim, satış ve pazarlama gibi konularda birçok gezegenin desteğini alan Ay, zihinsel olarak son derece aktif ve üretken olmamızı sağlayacak. Düşüncelerimize kendimiz bile yetişemeyebiliriz. Önemli toplantıları yapmak için çok uygun günler. Aynı zamanda seminer, ya da tanıtım toplantıları içinde çok uygun. İkili ilişkilerde hem uyum, hem de fikir alışverişi belirgin olacak.

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası – Workshop

Posted on Updated on

Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası



Hani bazen içten, yürekten, üzerinde hiç düşünmeden isteriz ve gerçekleşir ya… Uzun zamandan beri bu gibi mucizevî durumların nasıl gerçekleştiği üzerinde kafa patlatıp duruyordum. Mucizevî diyorum, çünkü artık neredeyse her birimiz “istediğimize sahip olma Sanatı”na ait kitaplardan en az birine sahip. Bu kitaplara sahip olanlara, daha doğrusu sahip olup, okuyup deneyenlere soruyorum;  başarı oranınız ne? Kaç büyük isteğiniz gerçekleşti? Peki ya kaç küçük isteğiniz?  Yanıtlar değişken olacaktır.

Ben uzun yıllar önce çekim yasası ile tanışmış, hatta başarılı uygulayıcılarından biriyim. Buna rağmen gerçekleşen isteklerimin yanı sıra  birçok isteğim gerçekleşmiyordu.  Gerçekleşmeyen her dileğin ardından kendimi sorgulardım.

–          Yürekten istiyor muyum?

–          İsteğime fazla mı bağımlıyım?

–          Diledikten sonra serbest bırakamıyor muyum?

–          Dileğim ben de endişe mi uyandırıyor?

–          Buna sahip olmayı hak ediyor muyum?

–          V.s.

Bu soruların kimine evet, kimine hayır cevabı verdikten sonra…  Okuduğum tüm kaynak kitaplardan öğrendiğim üzere, en az bir şeyi yanlış yaptığımı gördüğüm olurdu. Mesela “Dileğim ben de endişe uyandırıyor mu?” sorusuna “Evet” cevabı verdiysem, “Yürekten istiyor muyum?” sorusunu tekrar gözden geçirmeye başlardım. Fazlaca bu sorunun üzerinde durduğumda ise, isteyip istemediğimden emin olamazdım.

Buyurun! Kaynak kitapların öğrettiği üzere, isteğimin ya da dileğimin gerçekleşmesinin önünde kocaman engel olarak duran iki kural…

Fakat yukarıda yazdığım gibi, aslında ben çekim yasasının başarılı uygulayıcılarındanım. Bu yüzden gerçekleşmiş dileğimin sayısı, gerçekleşmemiş dileklerimden daha fazla!

Neyse; ben de “Gerçekleşen dileklerim ile gerçekleşmeyen (henüz) dileklerimin farkı ne olabilir ki?” diye düşünmeye başladım. İtiraf edeyim hiçbir fark bulamadım. Her iki tarafta da benim gözümde birbirine eşdeğer önemde istekler vardı.

Bu durum ihmal edilecek bir konu değildi ve ben de üzerine gitmeye karar verdim.  Yıllardır isteklerimi yazdığım ajandalarımı çıkardım. İsteklerimi nasıl formüle ettiğimi inceledim, aralarındaki farkın ne olduğunu görmeye çalıştım… Hiçbir şey bulamadım, neredeyse hemen hepsinde benzer yöntemler kullanmış, her bir isteğimi doğru yazmıştım.  Ve… Hayatın günlük akışı içinde bu “gerçekleşmemiş istekler”  konusu bir süreliğine kendiliğinden rafa kalktı.

Epeyce bir zaman geçtikten sonra yeniden bir istekte bulunmam gerekti ve ajandamı çıkardım. İsteğim ile ilgili olumlamamı yazmaya başlamadan önce, her zamanki gibi, başlangıç tarihini ve saatini yazdım… Ve o an içim kıpır kıpır olmaya başladı, galiba aradığım cevabı bulmuştum.

Yıllardır astroloji ile ilgileniyorum ve biliyorum ki astrolojide zamanın ne kadar önemli olduğunu, her anın değişik enerjiler taşıdığını öğrenir insan. Fark ettim ki “Gerçekleşmeyen İstekler” imin çözümü burnumun dibindeymiş, ben ise onu bulmak için Kaf Dağı’nın zorlu yollarında ilerlemeye çalışıyormuşum.

Hemen eski ajandalarımı çıkarıp dileklerimin tarihlerini bir de bu açıdan incelemeye başladım… Gerçekten de, sonuca ulaşan isteklerimi ajandama yazmaya başladığım tarihlerin her biri, astrolojik olarak doğru zamanı gösteriyordu, hem de astrolojinin en basit sistemi ile.

O andan itibaren yeniden istekte bulunacağım zamanlarda hep bu basit sistemi dikkate aldım ve isteklerimi evrene doğru zamanda yolladım. İsteğimin rezonansının onunla aynı olduğu anları yakaladım. İstekte bulunduğum “An” ile isteğim bir bütün olduğunda, benim de isteğimin gerçekleşeceğine olan inancımın tam olduğunu, endişelerimin uçuşup yok olduğunu gördüm. Doğru zamanda, doğru şeyi istediğimde, çekim yasası benimle daha bir işbirliği içinde oluyordu…

Artık uzunca  bir süredir uyguladığım bu yeni sistem zaman geçtikçe gelişti, şekillendi belirli bir şablonunun içine oturdu ve daha da gelişmeye devam ediyor. Bu yüzden ” Yurdahâl ile Ay Taktikleri ve Çekim Yasası” workshop’larımın her birinin birebir aynı olmasını garanti edemem. Ben geliştikçe, workshop’un içeriği de benimle birlikte gelişecektir.

Workshop hakkında:

-Hem doğru zamanda doğru isteklerde bulunmayı öğrenebileceğiniz gibi, hem de doğru zamanda doğru işe başlamayı da öğreneceksiniz.

– Dileklerinizin gerçekleşmesi ve yeni başladığınız projelerinizin pürüzsüz ve istediğiniz gibi gelişmesi için, yine burçlara ve elementlere uygun destekleyici yöntemlerle tanışacaksınız.

– Dilek ve projelerinizin kriz dönemlerini ve bu kriz dönemlerinde onlara nasıl yön verebileceğinizi göreceksiniz.

– Ayrıca her katılımcının kendi haritasına uygun en şanslı ay evresi çıkarılarak, ona ait özel bir dilek/proje başlangıç günü belirlenecek ve bir yıl süresince her ay hangi gün bu evrenin aktive olduğunu gösteren bir çizelge sunulacaktır. Bu çizelge ile birlikte ayrıca bir de çalışma önerilecektir. Ancak bunun uygulanabilmesi için, başvuruların önceden yapılması ve doğum bilgilerinin (Doğum tarihi [gün-ay-yıl], doğum saati ve Doğum yeri) önceden verilmesi gerekmektedir.

Workshop tarihi: 27 Şubat 2011 (Son Kayıt tarihi: 25 Şubat 2011)

Workshop saati: 12:00 – 17:00

Workshop ücreti: 68.—TL+ K.D.V.

Seminer Mekânı: Etiler/ İstanbul Detaylı adres katılımcılara bildirilecektir. Ödeme bilgilerini de kayıt yaptıracak katılımcılara bildireceğiz.

Yerimiz sınırlı olduğu için lütfen önceden yurdahal@gmail.com adresinden kayıt yaptırınız.

31 Ocak – 06 Şubat 2011 Haftası

Posted on Updated on

Bu Hafta Venüs’ün Uranüs’le olan karesinin etkisi sayesinde (tam kare 03 Şubat) değişikliklere açık olacağımız bir hafta yaşayacağız. Uçuk, kaçık zevklerimizi yansıtan harcamalar yapabilir, mesela giymeye cesaret edemeyeceğimiz bir kıyafetle bir toplantıya katılabilir, normalde bize göre uçuk olan bir oje renginin bir anda tırnaklarımızı süslediğini görebiliriz. Sevdiklerimize karşı sevgimizi her zamankinden daha farklı ortaya koymak isteyebiliriz. Aynı zamanda kutlamalar, kalabalık eğlence ortamları da bu hafta çok cazip olabilir. Harcamalarımızda beklenmedik bir abartıya kaçmamız da söz konusu olacaktır fakat yine de sürpriz ve beklenmedik kazançlar da devreye girebilir.

01 Şubat – 05 Şubat tarihlerinde tam kavuşum halinde hareket eden Güneş ve Mars harekete geçiren aktif  etkisini geçen haftadan beri gösterse de bu hafta Mars’ın canlandırıcı etkisini çok daha kuvvetli hissedeceğiz. Sosyal ortamlarda aktif olabileceğimiz gibi, kendimizi çabucak hararetli tartışmaların ortasında bulabiliriz. Bedensel ve zihinsel enerjimizin yoğun olacağını göz önünde bulundurursak, aktif ve üretken bir hafta geçirme fırsatına sahip olduğumuzu anlayabiliriz. Hedeflerimize doğrudan odaklanabiliriz. Başkaları bizleri hedefimizden uzaklaştırmak istese bile, biz yolumuzdan dönmeyecek, “hayır diyecek enerjiye sahip olacağız. Bu etki biraz zayıflayarak da olsa, bir sonraki hafta da kendini hissettirecektir. Ayrıca Güneş’le Mars’ın Kova burcundaki kavuşumu, toplumsal anlamda dur diyemediğimiz konularda sesimizi yükseltebileceğimizi gösteriyor. Toplumsal, hatta evrensel duyarlılığımızın arttığı ve düşüncelerimizin özgürce ifade edildiği bir hafta yaşayacağız.

03 Şubat saat 04.30’da Kova burcunda gerçekleşecek olan Yeniay bir ay süresince objektif yanımızın daha ağır basmasına, mesafeli fakat dostane bir tutum içinde olmamıza, kendimize dışarıdan bakmamıza olanak sağlayacaktır. Ayrıca daha sosyal, daha aktif olacağımız, sevdiklerimiz ve dostlarımızla aktif vakit geçirmekten hoşlanabileceğimiz bir aylık dönemin başlangıcı. Ayrıca Kova burcundaki Yeniay yeni ilişkilerin kurulmasına da uygun zemini sağlayacaktır. Ancak olası kaza ve yaralanma risklerini de gündeme getirebilecek olan bu Yeniay bize genel anlamda açık ya da kalabalık ortamlarda dikkatli olmamızı da salık veriyor. Yeniay ile daha detaylı bilgiyi aşağıda Ay Taktikleri bölümünde bulabilirsiniz.

Ay Taktikleri – Bu Hafta


30 Ocak 2011 saat 16.55’ten 02 Şubat 2011 saat 01.22’ye kadar Ay Oğlak burcunda küçülmekte; Pluto’nun enerjisini de bize yansıtan Ay ani gerginlikler yaşayabileceğimizin habercisi. Jüpiter’den alacağı etkiyi de buna eklersek, girişken ve atılımcı davranışlarımızın, iş ve kariyer beklentilerimizi harekete geçirme fırsatına sahip oluyoruz. Farklı fikir ve projelerinizi dikkatle gözden geçirelim, Yeni Ay’la birlikte harekete geçirebileceğimiz fikirleri kenara not edelim. İş hayatı ile ilgili derlenip toparlanması ve ortadan kaldırılması gereken konularla ilgilenmeliyiz.Duygusal hayatımızda biraz daha mesafeli olabiliriz. İlişkilerimizdeki olası problemleri herhangi bir duygusal kriz yaşamadan tartışabiliriz.

02 Şubat 2011 saat 01.22’den 04 Şubat 2011 saat 12.25’e kadar Ay Kova burcunda Yeni Ay fazında (Yeni Ay 03 Şubat saat 04.30); Daha aktif olacağımız sosyal olacağımız bu günlerde arkadaşlarımızla ve sevdiklerimizle birlikte vakit geçirmek çok doğru olacaktır. Aktif ortamlarda kaza riskinin daha fazla olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.

Yeni Ay dileklerimiz ve yeni başlangıçlarımız için bize fırsatlar sunar. Bu Yeni Ay’ın teması ise dostluk, arkadaşlık, aşk, işten gelen paranın artması, güçlü ve nüfuzlu insanların desteğini kazanma, sosyal sorumluluk projelerine başlama, çocuklara yönelik çalışmalar olacak. Ancak Kova burcu gelecekle ilgili umut ve arzularımızı temsil ettiği için, geleceğe yönelik hayatınıza yön vermesini istediğiniz konuları da destekleyecektir. Bu yüzden Kova Burcu joker özelliğindedir ve Her türlü dilek ve yeni başlangıç için de uygundur.

Yeni Ay’da dilekte bulunurken, ya da yeni bir projeye başlarken illa ki ritüel yapmak zorunda değiliz. Kendimiz için en uygun yöntemi kendimiz seçebiliriz. İster dua, ister meditasyon,  ister kolaj çalışması, ister imgeleme ya da olumlama yapabilirsiniz. Belki de hepsini birden yapmak isteyebilirsiniz. Bu tamamen kendi seçiminize bağlıdır. İnanarak yaptığınız çalışma her zaman en iyi çalışmadır. Fakat illa ki ritüel yapmak istiyorsanız, Hava grubuna ait bu Yeni Ay’da dileklerinizi pencereden dışarıya söyleyebilir, rüzgarla birlikte uçmasını sağlayabilirsiniz.

04 Şubat 2011 saat 12.25’ten 07 Şubat 2011 saat 00.47’ye kadar Ay Balık burcunda büyümekte; İştahımızın artabileceği, bağımlılıklarımızın bizi daha fazla esir alabileceği günler. Bunun dışında ruhsal gelişiminiz ile ilgili bazı adımlar atmak istiyorsak, ya da bir seminer katılmak ya da bu konular ile ilgili bir kitaba başlamak istiyorsak doğru zamandayız. Balık’ta büyüyen Ay ruhsal, spiritüel yanımızı geliştireceği gibi, hayal dünyamızı da aktive edecektir. Ancak iş dünyamız bu konularla alakasızsa, önemli işleri bugünlerde bir kenara bırakmak mantıklı olacaktır.

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal – 24 Ocak 2011

Astro İstanbul’a Hoşgeldiniz.

Posted on Updated on

Merhaba Astroloji Yolcusu,

Her birimiz doğduğumuz andan itibaren kendi hayatımızı oluşturan yolda ilerleriz. Yolumuz bazen birinci sınıf asfaltla kaplı bir otobana dönüşebildiği gibi, bazen de taşlı topraklı bir patika kadar daralabilmektedir.  Bazı zamanlarda ise  ise çok seçmeli yol ağzında, bir kavşakta buluveririz kendimizi ve hangi yolu seçeceğimizi bilemeyiz. Her alternatif gözümüze cazip görünebileceği gibi, her  alternatif gözümüze ürkütücü de gelebilir. Yolların birini seçerken, seçmediğimiz yolda neler kaybettiğimizi bilmesek bile orada aklımız kalır.

Masallardan hepimiz biliriz; bir kralın üç oğlu vardır ve bu üç oğlu babalarının isteğini yerine getirmek için birlikte yola çıkarlar. Bir süre sonra yol üçe ayrılır ve her yolun başında bir tabela vardır. Birinci tabelada : “giden geri döner”, ikinci tabelada “giden ya döner ya dönmez”, üçüncü tabela da ise “giden dönmez” yazar.

Üç kardeşin her biri bu yollardan birine girer ve masalın sonunda üçü de ulaşacakları yere ulaşırlar, fakat sadece bir tanesi yoldaki sürprizleri toplar ve sonunda ödülü hak eder.

Hayatınız da bu masallara benzer. Siz doğmaya karar verdiğiniz anda bir yola çıkmışsınızdır. Karşınıza hangi seçenekler çıkarsa çıksın, bu seçeneklerden hangisini kullanırsanız kullanın, sonunda ulaşacağınız yere varırsınız. Yolun sonunda, nihai hedefe vardığınızda ise seçtiğiniz yolun yarattığı fark ortaya çıkacaktır. Seçtiğiniz yolun size yol boyunca sunduğu armağanların ne olduğunu ancak orada tam anlamıyla anlayabilirsiniz. Yolunuzu bir bilge olarak mı, bir öğrenci olarak mı yoksa bir cahil olarak mı tamamladığınızı anlarsınız. Yolun sonunda, hayatınızda çoğunlukla mutlu mu, mutsuz mu olduğunuzun farkına varırsınız. Yolun sonunda, artık farkına vardığınızda, seçimler yapılmış, yolda karşımıza çıkan armağanlar alınmış ve varış noktasına ulaşılmıştır.

Yol seçimlerinizi tabelaların sadece yüzeyde görünen işaretlerine göre yapmak ya da bu tabelalarının anlatmaya çalıştığı gizli detayları keşfederek seçimde bulunmak elinizde. Yol tabelalarını doğru okumak için kullanabileceğiniz en iyi yöntemlerlerden biri astrolojidir. Hatta yolda karşınıza çıkacak olan armağanlarınızın üzeri tozlarla kaplı olsa bile, astroloji sayesinde onların tozunu silkeleyip farkına varabilirsiniz. O armağanı alıp almamak ise tamamen sizin kararınıza bağlı.

Astroloji sayesinde kendi yol haritanızla tanışma şansına sahip olursunuz.

– Siz bu dünyaya gelirken hangi hedefe ulaşmayı seçtiniz?

– Hedefinize ulaşırken hangi yol ayrımları ile karşılaşabilirsiniz.

– Hayalleriniz nelerdir?

– Hazineleriniz (yetenekleriniz) nelerdir?

– Yükünüzü ağırlaştıran çakıl taşlarınız nelerdir?

– Kolay zamanlarınız, zor zamanlarınız.

– Karar alma zamanlarınız, bekleme zamanlarınız

– Gelecekte sizi bekliyor olabilecek potansiyel fırsatlarınız ya da zorluklarınız

– Yardımcılarınız

– Öğretmenleriniz

– Rakipleriniz

Bunların hepsi, hata çok daha fazlası astroloji danışmanlığının ışık tutabileceği, destek olabileceği konulardır. Eğer siz de kendinizi üç yol ağzında hissediyorsanız, gerçek değerlerin hangi yolda olduğunu anlayabilmek için astroloji danışmanlığından yararlanabilirsiniz. Bir çok danışmanlık seçeneğimden biri muhakak sizin için uygun olacak, sorularınızın cevaplanmasında yardımcı olacaktır.

Danışmanlıklarla ilgili detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:

http://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Sevgilerimle

Astroloji Uzmanı

Yurda Hal – yurdahal@gmail.com

Kısaca 24-30 Ocak Haftası Astrolojik Etkiler

Posted on Updated on

26 Ocak’ta gerçekleşecek olan Merkür(Oğlak)/ Satürn(Terazi) karesinin etkisi ile bu hafta ifadelerimizde daha ciddi olacağımızı, önemli konuların konuşacağımızı söyleyebiliriz.  Günlük hayatımızda düzenimizi bozan konuların üzerine gidebilir, gerekli düzeltmeleri de yapabiliriz. Gerek iş yerinde, gerekse evde bütçe ile ilgili konular hakkında konuşmak, plan program yapmak da mümkün bu hafta.

Sözlü ifadelerimizde duygusallığa pek yer ayırmayacağız. Bunun yerine yazılı olarak halledilmesi gereken işlerimizi hızla yoluna koyabiliriz. Mantığımız bu hafta tam anlamıyla devrede olacak. Hazır böylesi güzel bir fırsat yakalamışken, bu hafta olabildiğince fazla iş bitirmeye çalışmak son derece mantıklı olacaktır. Zaten küçülen Ay Fazı da bize bu konuda gereken yardımı gösterecektir.

Ayrıca, eğer daha önce tutamadığınız sözler verdiyseniz, bu hafta bunlarla yüzleşmeniz de gerekebilir; hazırlıklı olun.

Yukarıdaki açıyı bir kenara bırakırsak, Ateş elementinde hareket den Jüpiter ve Venüs motivasyonumuzun yüksek olacağını gösteriyor. Ayrıca Kova burcundaki Mars sosyal hayatımızı canlandıracak enerjiyi bize sunuyor. Yine de kalabalık ortamlarda aniden ortaya çıkabilecek sözlü münakaşaların olabileceğini unutmayın.

Gelelim Ay Taktikleri’ne


24 Ocak 2011 saat 02.00 den 26 Ocak 2011 saat 03:17’ye kadar Ay Terazi Burcunda küçülmekte: Ay Terazi Burcundan geçerken Satürn’ün enerjisini de aktive edecek, bu yüzden kendinizi bir yandan sorumluluk sahibi, bir yandan da duygusal anlamda kıstırılmış ve daralmış hissedebilirsiniz. Gerek ikili ilişkilerde gerekse ortaklıklarda, ilişkiniz hakkında önemli bulduğunuz konuları masaya yatırıp tartışabilirsiniz.

26 Ocak 2011 saat 03:17’den 28 Ocak 2011 saat 08:56’ya kadar Ay Akrep Burcunda küçülmekte: Rahatsız edilmeden halledilmesi gereken bir işiniz varsa ve yeni fikirlere, yaratıcılığa ihtiyacınız varsa, Bu günleri iyi değerlendirmelisiniz.  Akrep’in tutkusunu alan Ay bu birkaç gün hem Uranüs’e, hem Neptün’e, hem de Mars’a açı yapacak. Bu açılar bizim gergin olmamızı tetikleyebileceği gibi, yaratıcılığımızı da tetikleyecektir. Rüyalara dikkat! İkili ilişkilerde ise tutkunun ön planda olabileceğini söyleyebilirim. Sevdiğiniz insanla baş başa vakit geçirmek, kalabalık ortamlarda beraber olmaktan daha iyi olacaktır. Olası kıskançlık krizlerine dikkat!

28 Ocak 2011 saat 08:56’dan 30 Ocak saat 16:55’e kadar Ay Yay Burcunda küçülmekte: Genel anlamda kendimizi mutlu ve iyi hissedeceğimiz günler, çünkü Ay hem Yay’ın ılımlı etkisini, hem de Venüs’ün olumlu etkisini birlikte bizlere yansıtıyor. Eğer dargın olduğunuz bir dostunuz varsa bugünlerde barışabilirsiniz. Sevdiğiniz insanla ister baş başa, ister dostlarınızla çok güzel vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca işyerinde başarıların takdir göreceği bir dönem olacaktır. Burcunuz ne olursa bugünlerde işinizle ilgili bir şeyler yapmaya çalışın. Ayrıca yabancı ülke mutfağı denemek, bir kişisel gelişim seminerine katılmak için doğru zaman!

Ay Taktikleri’ni daha detaylı öğrenmek istiyorsanız; tüm ayrıntıları “Ay Taktikleri” kitabında bulabilirsiniz:

http://www.dr.com.tr/Search.aspx?kw=ay+taktikleri&gid=00001&criteria=999&media=999

Sevgiler

Yurda Hal

21 Ocak 2011

19 Ocak 2011 Dolunay – Zayıflama Zamanı ( Dikkat!Yazı güncellendi ve Geliştirildi)

Posted on Updated on

Zayıflamak isteyen arkadaşlara duyurulur:)

19 Ocak’ta gecesi gerçekleşecek olan Dolunay ile birlikte diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. Bu Dolunay, zayıflamak için diğer Dolunay’lardan daha güçlü bir etkiye sahip olacak, çünkü hemen ardından, yani 22 Ocak’ta  Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle metabolizmamız hızlanacak, yediklerimizi yakmamız daha da kolaylaşacak.

Yaklaşık son birbuçuk yıllık dönemim uzun bir bölümünü Balık burcunda geçiren Jüpiter gezegeni, en ufak depresyon anında buzdolabına sarılmamıza, tatlılara ve hamur işlerine olan düşkünlüğümüzü artırmamıza  sebep oldu. Hatta dikkat edin; Jüpiter’in Balık burcunda geçirdiği şu son günlerde tatlı ve hamur işlerinde abartı daha da artmış olabilir. bunu bir vedalaşma gibi algılayabilirsiniz. Aynı şekilde bağımlısı olduğumuz her konuda bir abartı gözlemlendi aslında. Ee çok şükür bağımlılıklarımızdan kurtulmak için bir fırsat yakalamış durumdayız; 22 Ocak bu fırsatın başlangıç günü.

Yine dönelim  kilo konusuna; yeni yıl yeni yıl derken, yılın ilk onbeş gününü bitirdik bile. Hepimiz biliyoruz ki, yaz da aynen böyle göz açıp kapayıncaya kadar geliverecek. Kilo vermedeki hedefimiz ister büyük ister küçük olsun, önemli olan doğru zamanda adım atmaktır. Bunun içinse doğru zaman 19 Ocak 2011 saat 23,21’tür arkadaşlar.

Ay takviminin  ve gezegenlerin rüzgarını arkanıza alarak bu yaza kadar zayıflamayı beceremezseniz, bu yazdan sonra işiniz daha zor olacaktır, çünkü Haziran’dan itibaren Boğa burcuna girecek olan Jüpiter gezegeni güzel ve lezzetli yemeklerin dayanılmaz cazibesiyle sizi her an kandırmaya hazır bekleyecektir haberiniz olsun! Benden söylemesi, bugünün işini yarına bırakırsanız, 2012 sonbaharına bırakmış olursunuz. Siz en iyisi beni dinleyin, 19 Ocak 2011 tarihini, fazla kilolardan kurtulmak için bir dönüm noktası olarak kabul edin!

Beslenmeniz için Ay Taktikleri kitabımdaki element döngüsüne göre beslenmenizi tavsiye edebilirim. Bu sayede hem her şeyden yemiş oluyorsunuz, hem de sağlığınızı ve formunuzu korumuş oluyorsunuz. Ben günlük hayatımda elimden geldiğince bu beslenme tablosuna dikkat ediyorum ve 49-52 kg arasında gelip gidiyorum ve hiç bir sağlık sorunum yok çok şükür. Hoş bunu tabii ki aldığım genetik mirasa da borçlu olmalıyım.

Ruhsal dönüşümünüz 2012 sonuna denk gelecek olsa bile, bedensel dönüşümünüzü 2011 başında başlatın:)) Hatta yukarıdaki resme hemen kendi kafa resminizi yapıştırarak ilk imgeleme ve olumlama çalışmanızı yapmaya ne dersiniz? Bu resmi alıp aynanıza yapıştırabilirsiniz ve her sabah aynanızın karşısına geçip kendinize bakarak ve elinizi kalbinize götürerek:

“Kendimi seviyorum!”

“Ben … (Yurda Hal) sağlıklıyım!”

“Ben … (Yurda Hal) mutluyum!”

“Ben … (Yurda Hal) kendimi beğeniyorum ve beğeniliyorum!”

” Ben … (Yurda Hal) çok güzelim!”

” Ben … (Yurda Hal) ince, sağlıklı ve zarif bir bedene sahibim!”

Demeyi sakın unutmayın:)

Çünkü Siz Güzelsiniz:)

İLAVE BÖLÜM:

Zayıflamak için önemli olan bedeninizdeki Mars enerjisini harekete geçirmektir. Eğer kilo alıyorsanız, ya da aldığınız kiloları veremiyorsanız, Mars’ınızı kullanamıyorsunuz demektir. Öyleyse Mars’ınızı aktive etmek için neler yapılabilir, hangi ilave formüller uygulanabilir bunların üzerinde durmak iyi olacaktır.

Zayıflamak istediğiniz dönem süresince Lâl taşı kolye, küpe ya da yüzük takabilirsiniz. Çünkü Lâl taşı Mars enerjisine sahiptir. Bir yandan bedensel enerjinizi artıracak, diğer yandan da metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacaktır.

Linda Goodmann yıllar önce okuduğum bir kitabında ise zayıflamak için yapılan ses ve ışık kürünün yararından uzun uzun bahsediyordu. Bu kür de gerek yöntemleri, gerek araç gereçleri, gerekse süresi bakımından tamamen Mars doğasındadır ve bedendeki Mars gücünün eksikliğini tamamlamaktadır.

Şimdi, Linda Goodmann’ın bahsettiği bu küre göre zayıflamak için neler yapılabileceğinden bahsedeceğim: Öncelikle  şu bilgiler aklınızın bir köşesinde bulunsun: Hızlı ve hareketli sesler , vurmalı çalgılar ve müzikler, sarı, kırmızı ve kırmızıya yakın renkler  metabolizmayı hızlandırır ve kilo verdirir; sakin ve dingin müzik, mavi ve yeşile yakın renkler ise metabolizmayı yavaşlatır ve kilo aldırtır. Beyaz renk nötr etkiye sahiptir. ne kilo aldırır ne kilo verdirir.

Gelelim küre: Bu renk terapisini 45 gün, 54 gün ya da 63 gün uygulamalısınız. günlerin sayısı önemli.

1)Kendinize bir seyyar masa lambası temin ediyorsunuz ve bu seyyar masa lambasına yakut kırmızısı mat bir ampul ( en az 75 watt, ideali 100 watt) takıyorsunuz. Ayrıca daha çok vurmalı çalgılardan oluşan hızlı bir müzik buluyorsunuz. Kulaklıkla müziği dinleyip ışığı da tamamen karartılmış odada 15 dakika karın çakranıza çıplak teninizin yaklaşık 40 cm üzerine tutuyorsunuz ( mesafeyi ayarlamak için lambayı dizlerinizin arasında tutabileceğinizi yazmış). Ardından aynı yakut kırmızısı ışığı 15 dakika daha ayak tabanlarınıza tutuyorsunuz. Yani toplamda 30 dakika sürüyor.

Bu işlemi muhakkak güneşin güçlü olduğu üç zamandan birinde yapmanız gerekiyor. Sabah güneş doğuşunda; tam öğle vakti ya da güneş batışında. Eğer bir kaç gün sonra kendinizi yorgun hissederseniz. Yakut kırmızı ışık yerine turuncu ışıkla bir kaç gün devam edip tekrar Yakut kırmızıya dönebilirsiniz. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, sadece turuncu ışık kullanmanız uygun olacaktır.

2) kendinize 4 adet Yakut kırmızısı büyükçe su bardağı alıyorsunuz. her sabah bardaklarınızın 2 sini içme suyu ile doldurup, ağzını kapatıp dışarı koyuyorsunuz, yarım gün dışarıda duruyorlar. Öğlen bardaklarınızı içeri alıp diğer iki bardak suyunuzu dışarı koyuyorsunuz. İçeri aldığınız sularınız oda sıcaklığına geldiğinde onları içiyorsunuz. Yani renk  terapinizde günde 4 kırmızı bardakta solarize edilmiş suyunuzu içmeniz gerekiyor.

3) son olarak tüm kür süresince, münkün oldukça mavi ve yeşil kıyafetlerden kaçınmalısınız. bunun yerine kırmızı, turuncu sarı ve beyaz gibi renkleri  tercih etmelisiniz. Yani sıcak renkler favoriniz olmalı. Aynı şekilde yediklerinizde de bu renklere ağırlık vermeniz , Mars enerjinizi aktive etmenize yardımcı olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

15,01,2011

Doğum Mirası – Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Posted on Updated on

Doğum Mirası –  Ruhsal Yolda ağırlıklar olmadan ilerlemek için çalışma

Doğduğumuz anda gökyüzünün konumu ile mühürlenen hayatımız, sahip olduğumuz 
potansiyelleri belirler. Astroloji ise bu potansiyelleri okuma sanatıdır. Bu sanatta ne kadar usta olursak, okuduğumuzu o kadar iyi anlar, hangi potansiyellerle karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. Başarı ya da başarısızlıklarımız, beceri ya da beceriksizliklerimiz, sağlımız, zevklerimiz, utandıklarımız, mutluluk verenler ya da vermeyenler hepsi, ama hepsi haritamızda gizlidir.

Haritamızdan okuyamadığımız şeyler de vardır. Ne kadar usta olursak olalım, soyumuzun bize teslim ettiği mirası bilemeyiz. Aynı haritaya sahip iki farklı aileye mensup insan olduğunu düşünelim. İkisi de haritasındaki potansiyelleri yaşayacaktır. Mesela ikisi de aynı dönemde başarıyı elde edebilirler, fakat başarının boyutu soylarından gelen miraslarla ölçülecektir.

Miraslarımız bize anne ve babamızdan geçer. Ruhsal miraslarımız da öyle. Anne ve babamızdan aldığımız ruhsal mirasımız tüm sülalemizi kapsar. Çünkü onlarla bir enerji birliği içindeyizdir. Hem yaşayan, hem de göçüp gitmiş akrabalarımızla ruhsal bir bütünü oluşturmaya devam ederiz.

Bir teyzenin ilişkisinde yaşadığı travma, ruhsal boyutta yeğenine geçebilirken (birbirini tanımasalar bile), bir amcanın başarı hırsı da yeğenine geçebilir. Anne ve babadan geçenler ise çok daha yoğun olacaktır. Mesela teyzenin yaşadığı bir ilişki travmasının etkileri yüzünden, harita sahibi bilinmez bir sebeple ikili ilişkilere karşı soğuk kalabilir ya da farkına bile varmadığı bir şekilde partner adaylarını kendinden uzaklaştırabilir. Bu tür bir etkiyi miras almak için o travmayı yaşayan akrabanın yaşıyor olup olmaması, tanıyıp tanımamanın bir önemi olmuyor. Çünkü şartlar ne olursa olsun, ortada iletken özelliğe sahip bir ruhsal bağ vardır.

Astroloji haritamızı tanıyarak, daha doğrusu bir de bu bakış açısıyla tanıyarak soyumuzla ruhsal bağlantı içinde olduğumuz akrabalarımızla helalleşmek ya da hesaplaşmak ruhsal anlamda rahatlamamıza ve günlük hayatımızdaki sebebini bulamadığımız tıkanıklıkların çözülmesine yardımcı olacaktır. Aynı zamanda sizin rahatlamanız demek, ruhsal mirasını devraldığınız ruhun da rahatlaması demektir. Karşılıklı özgürleşme!

Doğum Mirası” çalışması, işte tam da bu amaç için hazırladığım bir program.

Ruhsal miras olarak bu hayata taşıdığınız soy ve sülale özelliklerinizin üzerinizde oluşturduğu baskıdan kurtulmak için doğum haritasını temel alarak her gezegenin konumu ve aldığı etkilere özel bir çalışma uyguluyorum. Bağ içinde olduğumuz ailemizden bilmeden devraldığımız sorumluluklardan, ruhsal etkilerden ancak içselleşerek – bağ kurarak ve helalleşerek özgürleşebiliriz.  Bunun yapılabilmesi için haritamızdaki gezegenlerin hangi ruhsal mirasımızı anlattığını anlamak ve üzerinde o gezegenin doğasına uygun bir yöntemle çalışmak çok önemlidir.

Bu özel çalışmanın yapılabilmesi için önceden en azından “Vega Danışmanlığı”mdaki kişilik analizinin yapılması ve ardından en az hafta ara verdikten sonra çalışmalara ruhsal arınma çalışmalarına başlıyoruz. Her hafta bir ya da iki gezegen ele alarak ilerliyoruz (gezegenine göre değişmekte).  Vega danışmanlığının detaylarını bu linkte bulabilirsiniz:

http://astroistanbul.com/haritaanalizi/

Çalışmaların tamamı ise yaklaşık olarak 8 hafta (8 seans) sürüyor. Kesin süreyi çalışmalar belirliyor. Maksimum 5 minimum 3 kişilik gruplar halinde yapılan bu çalışmada grup çalışması olması enerjinin yoğun olması adına çok önemli.

Talep doğrultusunda ileriki tarihlerde daha fazla grup açmam da mümkün.

Çalışmalara muhakkak rahat kıyafetlerle gelinmesi, çalışma esnasında cep telefonlarının kapatılması çok önemli.  Sorunlar kapının dışında bırakılmalı!

Bazı malzemelerin de alınması gerekecek bu çalışma için, kayıt yaptıran arkadaşlara malzemeler hakkında detaylı bilgi vereceğim.

Çalışmalar Etiler’deki ofisimde yapılacaktır.

Çalışma ücreti Toplam 800,–TL+ K.D.V. dir (seans başına 100 TL+ K.D.V. / kişidir kayıt yaptırmak isteyenlerin kayıt için önden 50 TL ödemeleri ve 8 seanslık çalışmanın kalan ücretini yarısı çalışmaların başlaması esnasında ve kalan yarısı da 5. Çalışma seansından itibaren yapmaları rica olunur). -8 seanslık çalışmamın tamamını baştan ödeyenlere % 10 indirim uygulanacaktır-

Çalışmaya 5 Ocak 2011’deki Yeniay ve Güneş tutulmasının ardından gelen uygun bir tarihte yeni bir grup ile başlayacağız.

Katılmak isteyenlerin  yurdahal@gmail.com adresine “Doğum Mirası” başlıklı bir mail atmalarını rica ediyorum. Daha detaylı sorularınız olursa, mailinizde bunu da belirtebilirsiniz.

Hafiflemiş ve arınmış bir şekilde, hayatınızı kendi isteklerinizle şekillendirebilmeniz dileği ile

Sevgilerimle / Yurda Hal

13-14 Aralık 2010 Gökyüzü Tüyoları

Posted on Updated on

13 Aralık 2010

13 Aralık 2010 saat 22.14’te Balık burcunda Ay Jüpiter kavuşumu: Bu açının etkisi bugün tüm gün ve yarın öğlene kadar olan zamanı etki altına alacak. Her ne kadar zihnin dağılması söz konusu olsa da, şansın bizden yana olması kendi başımıza halletmemiz gereken önemli işlerimizde başarılı olabileceğimizi gösteriyor. İçe dönüş için son derece uygun bir zaman dilimi olacak. Meditasyon, dua ve olumlu düşünceleri destekleyen bu etki sayesinde hayallerimizi gerçekleştirmeye yardımcı olacak fırsatlar yakalayabiliriz. İsteklerimizi desteklemesi için olumlama çalışmaları yapabiliriz. Ruhsal yanımızın daha ağır basacağı bir gündeyiz.

Ayrıca yediklerimize ve içtiklerimize de dikkat etmeliyiz. Beslenmede farkında aşırıya kaçabiliriz. Özellikle bağımlı olduğumuz her şeyi tüketmeye meyilli olabiliriz. Ayaklarımızı fazla yormamak gerekir, çünkü bugün hassas olan ayaklarımız kolaylıkla şişmeye meyillidirler.

14 Aralık 2010


14 Aralık 2010 sabaha karşı saat  02.34’te  Balık burcunda Ay Uranüs kavuşumu: bu akşamdan itibaren etkisini gösterecek ve 14 Aralık öğlene kadar etkisini sürdürecek olan bu kavuşum sayesinde yaratıcılığımız belirgin bir şekilde artacak. Eğer tıkanmış olduğumuz bir konu varsa ve bir türlü bir çözüm yolu bulamıyorsak, açının gerçekleştiği saat dilimini muhakkak önemsemeliyiz. Eğer bu saatte uyanık olursak, aklımıza gelen fikirleri not etmeyi ihmal etmemeliyiz. Bunlar muhakkak bize yol gösteren fikirler olacaktır. O an bize çok mantıklı gelmeseler bile, bir süre sonra bizi çözüme taşıyan fikirler olduklarını unutmamalıyız. Eğer o saatte uyuyorsak, uyandığımızda rüyalarımızı kayda geçirmeliyiz, çünkü bu rüyalarda çarpıcı fikirlerin ve çözüm yollarının tohumlarını içinde taşıyor olacaklar.

Ayrıca bu açının ani gerginlik getireceğini de unutmayalım. Merkür’de geri harekette olduğu için, düşünmeden konuşmak ya da ani öfke patlamaları istemediğimiz durumlara sebep verebilir.

14 Aralık 2010 sabaha karşı saat 05,59’da Oğlak burcunda Mars, Pluto, Merkür kavuşumu: birkaç gündür bu açının etkisi altına girmiş durumdayız, ancak bugün geç öğleden sonra ve önünüzdeki iki gün süresince bu gergin etkiyi daha net hissedeceğiz. Genel anlamda gergin bir atmosferin hâkim olması mümkün. Söz ve yekti sahibi insanlarla görüşmeniz gerekiyorsa sözlerinizi çok doğru seçmelisiniz. Otoritelerle ilgili ani gerginlikler ortaya çıkabilir. Yönetici konumundakiler hem tehdit eden hem de tehdit edilen durumundalar. Her an kavgaların patlak vermesine sebep olacak şartlarla karşılaşabiliriz. Ayrıca patlayıcı ve yanıcı maddelere karşı daha dikkatli olunmalı, çünkü Mars ve Pluto gibi patlamaya hazır bir enerji, geri giden Merkür’ün sakarlığı ile bir araya gelince ortaya kötü sonuçlar çıkabilir. Ağzımızdan çıkan her sözü muhakkak tartmalı, provoke edici davranışlardan kaçınmalı ve bu tür davranışların etkisi altında kalmamalıyız. Kaza ve yaralanma riskinin yüksek olduğunu dikkate almalıyız. Genel olarak ülke ya da şirket yöneticilerinin derinden etkileneceği gerginliklerin yaşanması söz konusu. Son olarak her ne kadar söylemek istemesem de bu kavuşumun doğal felaketleri, patlamaları ya da önemli şiddet olaylarını tetiklemesi mümkün.

Yurda Hal

13 Aralık 2010 Bostancı